Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
Şampiyonluk Hayal.....
 Kas
02
 2016

G.Saray iyi futbol oynamıyor ,bu bir gerçek. Aslına bakarsak topladığımız puanlar oynadığımız futbolun çok üzerinde ,bu da bir gerçek. Bireysel beceriler sayesinde hiç bir şey oynamadan aldığımız puanlar çok fazla. Örneğin Eren Derdiyok ve Muslera ikilisi neresinden baksanız 7-8 puanı tek başlarına aldılar. Ancak G.Saray ın bu sezon kadro kalitesi şu ana kadar oynadığı futbolun çok daha iyisini oynama potansiyeline de sahip ,bu da ayrı bir gerçek. İsis isim bakıldığında her mevkimizde bu ligin üstünde kaliteli oyuncular yok değil. İddia ediyorum biz de yedek kulübesinden çıkamayan Josue Fener dahil ,Beşiktaş belki her takımın banko 11 oyuncusu olur bu ligde. Beğenmediğimiz stoperlerin her birisi de Beşiktaş dahil ,Fener hariç her takımda 11 oynar rahat rahat. Yani anlatmak istediğim G.Saray oynadığı futbol ile kalitesini inkar ediyor ,potansiyelinin altında kalıyor ,bu da bir geçek. Ancak işin içinde başka gerçeklerde var maalesef.

G.Saray ın bu sene için tak amacının lig şampiyomluğu olduğu düşünülürse rakiplerinin Avrupa da yıpranmaları da hesap edilirse bu hedefe ulaşacak kapasitesi inkar edilemez. Şu amana kadar oynadığımız vasat futbola karşın biraz bireysel becerilerle de olsa alınan puanlar da yolumuzu açıyor. İyi takip edenler bilir ki büyük takımlar kötü oynarken kazandıkları zaman bu ayrı bir sinerji yaratır ,bir toparlanmaya ,birlikteliğe  ,motivasyona yol açar. Yani normal şartlar altında G.Saray ın bu sene ipi göğüsleyeceğini rahat rahat söylerdim. Ancak işin içine diğer faktörle girince bu çok zor.

 Ligde 9 hafta geride kaldı ve G.Saray takımının biraz şansla ,biraz bireysel becerilerle aldığı çok puan var. Ancak maçlarımızda bariz hakem hatalarıyla aldığımız tek puan bile yok. Hatta geride kalan haftalarda G.Saray maçlarında tartışılan tüm pozisyonlar G.Saray aleyhine verilen kararlar. Oysa şampiyonlukta ki diğer rakiplerimize bakarsak hakem kararıyla hanelerine yazılan puanlar açık seçik görülmekte. İşin asıl vahim tarafı pek görülmeyen ,tartışılmayan ,görüntüde maçı etkilemeyen basit yanlışlar ,takdir hakları ,kart uygulamaları son derece farklı. 

Şimdi Fırat Aydınus örneğinde ki gibi benzer 2 pozisyonda daha bariz olanına ki bence doğru karardı devam deyip hemen bir hafta sonra hiç alakası yokken penaltı çalmak garabetinden bahis etmiyorum bile. Ancak daha evvel de belirtiğim gibi büyük takımlar iyi oynamasalar bile aldıkları puanlarla motive olurlar. Yani iyi sonuçlar iyi sonuçlara yol açarken kötü sonuçlar ise daha da kötülerine ,kaosa yol açar. Rakibimiz Fener kötü futbolunu kötü sonuçlarla pekiştirirken ,kulüp birbirine girerken ,taraftar maçına gitmez ,gidende protestoya giderken birden bire hakem marifetiyle yarışa ortak oluverdi. Önce Konya da haklı bir penaltı golü ile maçı kazandı ama Konya nın en az o kadar haklı 2 penaltısını çalmaya Bülent efendinin yüreği yetmedi. Ardından taş gibi Karabük Fenere futbol dersi verirken ,Fener taraftarı eyvah derken imdada Fırat efendi yetişti. Önce alakasız bir penaltı ile maçın sonra haklı itirazlara fırsat kollar gibi çıkardığı kartlarla Karabük ün ayarlarını bozdu. Birde ilk fırsatta bir sarıyı kırmızıyla taçlandırarak sayısal üstünlüğüde skor üstünlüğünü hediye ettiği Fenere sundu. 

Şimdi size sormak istiyorum. takır takır top oynayan Antalya yı İnönü de çimlere gömen de bir hakem değil miydi ? Tosiç in Antalya lı oyuncuya giriş şekline bile temasa bakmaksızın kart çıkması gerekirdi ki o top gitti 45 . dk. da Antalya yı yıkan gol oldu ,devamı da kırmızı kart ve Antalyanın tamamen bitişi. Bakın Beşiktaş maçımızın ilk devresi bu yılın değil belki son 2-3 sezonun en iyi futbolunu oynadık.  İkinci devre bir şekilde sahada yok oluverdik ve maç 2-2 berabere bitti. Hakem de görüntüde son derece iyi bir maç çıkardı. Ancak oynanan futbolun güzelliğinden olsa gerek bazı detaylar gözden kaçıverdi nedense. Mesela ilk devrenin son dakikasında Marcelo nun Eren e yaptığı harekete sarı kart çıksa çok hafif gelirdi. Şahsen çok daha masumlarına tereddütsüz kırmızı çıktığını gerek ligimizde gerekse Avrupa liglerinde çok görüyoruz. Ancak Ali Palabıyık nasılsa devreyi bitiren düdüğü çalmayı uygun gördü. Uygun mu gördü ,akılcı mı gördü ,işine mi geldi orasına karar veremedim. Cenk ve Abubakar ın ısrarla her pozisyonda en ufak bir temas bile yokken kendilerini yere atıp faul dilenmelerine kanmayan hakemin itirazlarla ,jest ve mimiklerle tribünleri galeyan getirme çabalarına belki 15-20 kere tekrarlanmasına karşı tek kart çıkartmaması gerçek bir sabır gösterisi olarak beynime yazıldı.

G.Saray maçlarına bakalım mı bir de. Puan verdiğimiz Kayseri maçında Yasin e yapılan bariz penaltı görmezden gelindi. Trabzon maçında yediğimiz gol ofsayt ,bir hafta sonra yönettiği maça bakacak olursak Podolski nin pozisyonu penaltı kere penaltı. Adana maçında yine Podolski ye verilmeyen bir penaltı ile son dakika da az kalsın puanı kaptıracağımız pozisyon ofsayt. Bunlar sadece skora doğrudan etki eden ,yorumcular tarafından tartışılmak ,konuşulmak zorunda kalan hakem yanlışları.

Bir de işin diğer boyutu var ki beni sinir eden aslımda bunlar. Çünkü bu çifte standartlar asla gündeme gelmiyor ,konuşulmuyor ,göze batmıyor. Ama Fener in şike sezonunda o lekeli ,şaibeli kupada bu hataların rolü çok önemli olmuştu. Şimdi G.Saray hücumda top kaybediyor ,Selçuk iTolga ,Yasin ,Bruma ,Chedjou ya da Sabri ,Carol ve ya Sneijder ,Hakan rakibe faul yapıyor. Hakem haklı olarak teredütsüz düdüğü çalıyor ve hemen kartını çıkartıyor. Bu zaten doğrusu ve olması gereken. Ancak aynı pozisyon sadece formalar değişik ,aynı faulü Joseph ,Tolgay ,Mehmet Topal ,Atiba ,Ozan ,Gökhan İnler ,Kjaer ,Marcelo yapıyor ve aynı hakemler aynı faulü verirken aynı sarıyı göstermekten imtina ediyorlar. Bakın arkadaşlar bizim maçlarda her pozisyonda gördüğümüz kartları Fener ve Beşiktaş ancak 4-5 pozisyonda bir görüyorlar.Hakemler elbette yanlış yapacaklar ,hatalı düdk çalacaklar. Buna bir itirazım yok. Ancak kararlarında bir standart olmaması ,yönetimlerinde bir istikrar olmaması çok mide bulandırıcı oluyor.

G.Saray iyi oynar ,kötü oynar bu bizi ilgilendirir. Yöneticimiz hata yapar ,yanlış transfer yapar ,kötü tercihler yapar şampiyon olamayız. Hocamız hatalı taktik verir ,yanlış sistem ve oyuncu tercih eder ,kötü değişiklikler yapar şampiyon olamayız. Futbolcularımız kötü performans gösterir ,profesyonelliğe yakışmayacak hayat yaşar ,takım olmayı beceremez şampiyon olamayız. İyi oynarız top bizi sevmez ,şansımız yaver gitmez şampiyon olamayız. Sakatlıklar üst üste gelir ,rakipler çok iyi form tutar ,gücümüz yetmez şampiyon olamayız. G.Saray genel kurulu ,yönetim kurulu ,taraftarı çıkar tartışır ,suçu ,suçluyu belirler ,gereğini yapar. Ancak G.Saray futbol dışı etkenlerle uğraşmak zorunda değildir. Hakem kararlarıyla şampiyonluk belirlenemez. Futbol yeşil sahada oynanır ,masa başında değil. Biz haksız rekabet yaşamak zorunda değiliz. Kim ne derse desin Türk hakemleri ile oynanan lig asla adil ,tarafsız bir organizasyon değildir. Hiç kimse beni Türk hakemlerinin blinçli yanlış değil kasıtsız hata yaptıklarına inandıramaz. Benim gözümde Türk hakemi ipleri birilerinin elinde olan kuklalardır ,aldıkları talimatları uygulayan emir erleridir. İtirazı olan varsa en basiti Cüneyt Çakır ın Avrupa ve Türkiye de yönettiği maçları bir kıyaslasın. Futbolcu ,hoca ,yönetim filan değil de işte bu sebeple biz bu sene şampiyon olamayız. 





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2020
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
ayhandayan
| 20 Eylül 2020 |
bin-dokuz-yuz-bes
| 27 Ağustos 2020 |
veratisx
| 25 Ağustos 2020 |
veratisx
| 16 Ağustos 2020 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN