Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
Mancini - Aysal Savaşı ve Yeni Sezon....
 Haz
08
 2014

Gelinen noktada mutlu bir G.Saraylı olduğunu hiç sanmıyorum. Şu an itibarıyla bol bol laf salatası ,saçma sapan transfer girişimleri ,tutarsız yönetici demeçleri ile muhatabız hepimiz. Maalesef bir kere daha haklı çıkmanın derin üzüntüsü ve yakıcı endişesiyle başbaşa kaldım ben de. Sanırım bu aralar bizim site editörleri ve çalışanları da tatile başlamışlar ki blogda elle tutulur bir iş yapan kalmamış. Yazılar ya yayınlanmıyor ya yazıldıktan çok sonra anlamı kalmayınca lütfen giriyor. 

Arkadaş transfer nedir ,nasıl yapılır ,niye yapılır ,hangi amaca hizmet eder ? Bunları minimum beyni olan her futbol sever aşağı yukarı bilir de koskoca G.Saray ı yöneten beyzadeler mi bilmiyor sadece ? Bir kere sen eğer G.Saray seviyesinde bir takımı yönetiyorsan hedeflerin açık ve net olmak zorundadır. Türkiye de tek başarı kayıtsız şartsız ,mazeretsiz bahanesiz şampiyonluktur. Sonrası ise her şartta Avrupa da guruptan çıkmak olmalıdır. Çünkü 2 senedir bu hedef başarılmıştır. G.Saraylı bugün mutsuzdur ,huzursuzdur ,endişelidir. Çünkü G.Saray bugün bu hedeflere ulaşacak güce sahip gözükmemektedir. Geçen sene bu günlerde bu ligin tek favorisi olan G.Saray takımı maalesef kötü yönetimin sayesinde bu sene plaseye düşürülmüş durumda. 

O gün bize Terimci diyen arkadaşlar sevgili başkanlarının bugün Mancini için söylediği sözleri nasıl yorumlarlar acaba ? Diyor ki Aysal bey "ayın 15 ine kadar Mancini kalıp gitmeye karar verecek". Yani hocasına güvenen ,arkasında kaya gibi sağlam duran bir yöneticinin demeci böyle mi olmalıdır ? Koyun kendinizi Roberto Mancini nin yerine ,ne düşünürsünüz ,ne yaparsınız ? İşte benim şu satırlarda bazı aklı evvellere bir türlü anlatamadığım buydu. Bir başkan tutarlı olacak ,dürüst olacak ,sağlam olacak ,çalışanının arkasında da dağ gibi duracak.

Ünal Aysal son derece uzun ,yoğun ve gizli uğraşlar sonunda inanmadığı teknik direktörle yolları ayırıp inandığı Roberto Mancini ye G.Saray takımını emanet etmişti. Mancini gibi bir kariyerle öyle 3 günde konuştuk 5 günde anlaştık 1 haftada imza attık masallarını kimse anlatmasın. Beğeneni de olur beğenmeyeni de ama adamın futbol bilgisi ,kariyeri ,başarıları bu ülkede tartışılamayacak kadar büyüktür. Eğer bizim başkan saman altından su yürütmek yerine bir G.Saray başkanına yakışır şekilde inandıklarını masaya yumruğunu vurup mertçe yapabilseydi bu kadar konuda olmazdı asla. Sonuçta G.Saray ın seçilmiş başkanıdır ve çalışacağı insanları sçme hakkına sahip olduğu gibi çalışmak istemediğini göndermek de yetkileri dahilindedir. Ancak yalanla ,dolanla ,dümenle ,iftirayla ,polemiklerle değil elbette. 

Zamanında Fatih Terim in verdiği listelere sadece bakıp hiç birini almaya gerek duymayan Ünal Aysal bir nevi kendi takımını sabote ediyor ,hocasının yolunu kesmeye gayret gösteriyordu. Şimdi lütfen bazı dostlar içlerinde ki Fatih Terim nefretlerini G.Saray sevgilerinin önüne koyup da Amrabat ,Hamit ,Melo falan diye hikaye anlatmasınlar. Amrabat a 5 milyondan fazla verilmemesini Fatih hocanın ısrarla söylediği gerçeğini atlamak doğruları değiştirmez. Hamit o kadar eleştiriye rağmen varlığında anlatamadığı gerçeği yokluğunda en acı şekilde beynimize soktu. Melo zaten hocanın ısrarı ,çevresi ve hatırı sayesinde 2 sene kiralık olarak oynadı. Neyse yazının amacı Fatih Terim değil ,bunları fazla uzatmayalım. Ancak sadece bir sol bek aldıramadığını ve istemediği halde takımın sistemini ,kimyasını bozan çileklerin eline bomba gibi tutuşturulduğunu da göz ardı etmeyelim.

Başkan Roberto Mancini ile G.Saray a yüksek okul okutmak istedi. Hocayla görüştü ,anlaştı ve göreve getirdi. Şimdi bizler bu işleri çok yakından takip etsek bile sonuçta amatör insanlarız. Neler konuşulduğunu elbette bilemeyiz. Ancak bu işin bir de mantığı var. Sonuçta Ünal Aysal gider Mancini ile G.Saray ı çalıştırması için görüşme yapar. Beklentilerini ,isteklerini anlatır ,teklifini iletir. Mancini de bir profesyonel olarak kendi isteklerini ,hangi şartlarda neler yapabileceğini anlatır. Bir asgari müşterekde buluşabilirlerse el sıkışılır ve anlaşılır. Mutlaka ki Mancini nin G.Saray dan kazanacağı para konusunda anlaşmışlardır ama Mancini adını koyduğu işlere de azami dikkat ve özen göstermek zorundadır. Bu sebeple Ünal Aysal dan mutlak surette bazı istekleri olmuştur ve bazı garantiler almıştır. Yani illa ki Ünal Aysal bazı sözler vermiştir ki bu da transferle ilgilidir.

İşte bana göre Ünal beyin böyle yuvarlak konuşmasının gerçek sebebi de budur. Çünkü başkan bir kere daha sözlerini yemek zorunda kalmıştır. Çünkü başkan Roberto Mancini ye verdiği garantileri yerine getiremiyordur. Çünkü başkan karakteri olduğu üzere G.Saray başkanı gibi açık ve net konuşmak yerine yine karnından konuşmaktadır. 

Fatih Terim son 3 maçını kazanarak çıktığı guruptan sonra bir sol bek ister yönetimden ,Brezilya dan Carlinhos diye bir oyuncu. Takım oturmuştur ,sistem oturmuştur ,herkesin yeri ve işi son derece bellidir. Şimdi kimse kötü futbol filan diye saçmalamasın lütfen. Manchester da oynanan futbol mu kötüydü yoksa Romanya da mı ? Çamur içinde tek kale oyanan Cluj maçı ya da ceza alanına hapis olan Braga maçı mı kötüydü ? Arena ya gömülen Fener mi ya da Avni Aker den çıkamayan Trabzon mu G.Saray ın kötülüğünün göstergesiydi ? Hoca istedi bir sol bek başkan bey gitti aldı bir Drogba bir de Sneijder. Ama her ne akla hizmetse bir sol bek alınamadı. Hocanın istediği bir Carlinhos için 5 milyon dolar bulunamadı ama istemediği Drogba için 1,5 seneliğine 13.5 ,Sneijder için 4 seneliğine 24.5 milyon euro para sayıldı. Carlinhos da 3-5 yüz bin dolar fiyat kırmak için gerek oyuncuyu gerek menajeri ve kulübünü bıktırıp transferi yatıran çingene pazarlığını yapanlar bir sene sonra Telles e 8.6 milyon euro bonservis ödediler.Neyse yaşananları üç aşağı beş yukarı herkes biliyor biraz. O kadar para verilen Amrabat ki çok da beğenmem ama yok pahasına veriliyor yerine adamın sol kramponu kadar futbolcu olmayan Hajroviç e milyon eurolar sayılıyor. Fatih Terim in istediği Gökhan Töre yıllık 300 bin dolar fark için Beşiktaş a peşkeş çekiliyor ,futbolcu olduğundan hala şüphe duyduğum Burdisso için 300 bin dolar kiralama ücreti ödeniyor. Dany de Beşiktaş a bedelsiz kiralanıyor ki ligin ikinci yarısı son 2 haftaya kadar bu takımın en önemli defans oyuncusu oluyor. Riera yı göndermek için 2.6 milyon dolar ödeme yapılıyor yerine alınanan Telles le mukayeseyi size bırakıyorum. Bu arada Engin de olmayıp da Umut Gündoğan da olanı gören bana da anlatırsa sevinirim. Veysel i az buçuk izledik de 3 miyon euro civarı para verilen Salih in ,Oğuzhanı ın ,Endoğan ın ne oynadığını bilen de bir zahmet anlatırsa çok sevinirim. Oysa kulübüyle anlaşıldığı halde yıllık 600 bin dolar için Fener e giden Alper i hepimiz ezbere biliyoruz sanırım.

Böyle transfer planı olmaz ,böyle transfer yapılmaz. Hiç kimsenin G.Saray ı bu durumlara düşürmeye hakkı yoktur ve olamaz. Şimdi hoca bir liste vermiş. Kanatlara Olcan ve Gökhan Töre yi istiyor ,stopere de Rodolpho ve ya Astori den birini. Bizim başkan gidiyor öyle saçma teklifler yapıyor ki kulüplerine adamlar kaale bile almıyorlar elbette. Sonra dönüyor dolaşıyor Ünal bey Eskişehir den Tarık ve Erkan ın peşine düşüyor. Arkadaş sen hocanın verdiği listeye baksana ,senden kimi istemiş. Hangi futbol özürlü Olcan ile Erkan ın ya da Gökhan ile Tarık ın aynı stil aynı tarz oyuncular olduğunu söyledi sana. Yoksa önümüzde ki sezon takımın sistemini ,oyununu Mancini değil de Aysal mı belirleyecek ?

Mancini nin kafasında ki plan belli ,düşündüğü saha yayılışı ve takım belli. Adam 4-2-3-1 oynatacak takımı. Defansta tekniği yüksek ,pas becerisi ,oyun kurma özelliği olan bir stoper istiyor. Önlerinde ki 2 li için Selçuk ve Melo yu düşünüyor ki Selçuk biraz daha serbest ve ofansif Melo biraz daha defansif rol üstlenecek. Tıpkı Fati Terim döneminde ki gibi. Onların önünde de merkezde Sneijder in bulunduğu bir 3 lü. İki yanda Olcan ve Gökhan sıkça yer değiştirecekler ,kanatlardan içe katedecekler ve şut tehditleri de olacak. Aynı zamanda hızlı çıkışlarla kontraya da yatkın bir hücum hattı. Sneijder ise tamamen serbest rol üstlenecek tıpkı Hollanda milli takımı ya da şampiyonlar ligi şampiyonu İnter de olduğu gibi. İleride tek forvet Burak ise gerek Selçuk ve Sneijder in ara paslarına yaptığı koşular gerekse Olcan ,Gökhan ya da beklerin yan toplarıyla gol arayacak. Bunları tahmin etmek için Mourinho olmaya filan gerek yok. Kurallar gereği 5 yabancı olarakda kale ,stoper ,sol bek ,defansif orta saha ve ofansif forvet arkası olarak düşündüğü açık. Eğer Ünal Aysal yönetimi isteklerini yerine getirirse tek soru işareti olan yer sağ bek olacaktır. Oraya da sanırım idman performansları ve rakibe göre Veysel ,Sabri ,Hamit hatta zaman zaman Semih ,Chedjou gibi alternatifler üretmeyi düşünüyordur. Belki de kamp döneminde Salih i hazırlayacaktır. Maçın gidşatına göre de kulübede tutacağı Bruma ,Amrabat ya da Hajroviç ve sanırım Chedjou yu kullanmayı planlıyordur. Elbette bu plan için birinci dereceden öncelikli oyuncular hocanın bizzat ,ısrarla ve defalarca izleyerek  istediği Olcan ,Gökhan Töre ve Rodolpho dur. Eğer Aysal gidip de bu isimlerin yerine kafasına göre farklı isimleri kadroya katarsa sanırım Mancini den bir Fatih Terim sabrı beklemek hayal olacaktır.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2020
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
hakocbb
| 08 Kasım 2020 |
hakocbb
| 02 Kasım 2020 |
xposeidonx
| 02 Kasım 2020 |
hakocbb
| 31 Ekim 2020 |
mustafadayi052hotma
| 24 Ekim 2020 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN