Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
Hadi Buyrun Bakalım.....
 Tem
06
 2020

En başta bu maçın VAR hakemi olan Ali Palabıyık ı tebrik ederek başlamak lazım yazıya. Keşke gerek sahada düdük çalan gerek ise monitör başında her pozisyonu her açıdan izleme ve müdahale etme şansına sahip olan VAR hakemleri bu denli iyi, doğru ve namuslu yönetim gösterselerdi. Keşke şu ligin şampiyonunu, küme düşenlerini hakem çetesi belirlemeseydi ve kim hak etmiş ise onu alkışlayabilseydik. Aslında beni şaşırtan performanslara imza atan Ali Palabıyık başta Halil Umut Meler, Arda Kardeşler gibi gördüğünü çalmaya çalışan, meslek onur, şeref ve haysiyetlerine leke sürdürmeyen isimlerin başta Yaşar Kemal Uğurlu, Alper Ulusoy gibi emir erleri ve Cüneyt, Fırat, Hüseyin, Halis gibi tescilli kaşarlarla aynı potada adlarının anılması da büyük talihsizlik. Elbette futbolu sahada oynanan bir oyundan çıkartıp bir masa başı oyunu haline getiren tff, mhk, pfdk, tahkim gibi kurumların da bu kanserde payı çok büyük.

Trabzona yenilmemizden daha doğal, daha mantıklı hiç bir sonuç olamazdı. Asıl şaşırtıcı olan Başakşehir den alınan puandı. Ancak kimse yanlış anlamasın, eğer bu sezon yüzlerce yılda bir olan olağan dışı süreç olamasaydı Mayıs ta kupa Arena dan başka adrese gitmezdi asla. Ancak araya giren süreç, seyircisiz Beşiktaş maçından başlayarak G.Saray a çok ama çok büyük darbe vurdu. Ardından karantina günleri, hocanın hastalanması, başkanın peş peşe geçirdiği hayati operasyonlar, Marcao nun mesafeli idmanda sakatlanması her şey üst üste gelirmiş. ne yapalım. Biz kendi yaralarımızı kendimiz sarmaya uğraşırken Rize de herkesin gördüklerini görmezden gelen bir futbol katili sayesinde, bir spor ahlaksızı sayesinde sadece bir kaleci değil takımın yarısını, ruhunu kaybettik. Andone yi de futboldan en az 1 sene azletti sahadaki bakar kör. Peşinden o kadar eksiğe rağmen Gaziantep maçında bir başka şaklaban 3 puanı çalmadı düpedüz gasp etti. Ve bunları yapan terbiyesiz emir erleri 1-2 hafta sonra yeni maçlarla ödüllendirildiler.

Şimdi gelelim biraz da futbola. Fatih Terim in bu sezon çok ciddi hataları oldu maalesef. Bu hataların en büyüğü ise sezon başında yaptığı kadro planlamasıydı. Şayet kurulan kadro kağıt üzerinde vay be dedirtse bile hocanın kafasında ki oyun şablonunun yanına bile yaklaşmaktan acizdi. Ve futbol taktik panolarında değil sahada oynanır. Senin adın, kaliten, klasın ne olursa olsun eğer sahada rakibin kadar koşmaz, mücadele etmezsen sonuç değişmez, hüsran olur, hayal kırıklığı olur. Fatih hoca aynı hatayı geçen sezon da yapmış ama 2. devre doğruları görmüş, ciddiyeti ele almış ve kupayı kaldırmıştı. Bu sene de aynı senaryoyu uygulayacaktı ki hiç hesapta olmayan bir salgın engel oldu. Elbette dillere destan, meşhur Fatih Terim inadı da bu ölümcül hataların 2. si oldu. Her nedense Fatih hoca bazı futbolcularına duyduğu abartılı güveni, verdiği sonsuz krediyi, bıkmadan, usanmadan tanıdığı forma şansını bazı futbolcularına hiç ama hiç tanımıyor. Bir futbolcu bilmem kaçıncı defa maçı satıyor, takımı yakıyor ama hoca çok kızarsa 2 maç yedekte başlıyor sadece. Bir futbolcu çıkıyor en umuşmadık performansları sergiliyor, ağzıyla kuş tutuyor, maç çeviriyor ama 2 maç vasat oynamaya bile hak tanımıyor hoca, bir kestimi en az 5-6 maç unutuyor. Elbette Florya da gece gündüz birlikte olan hoca ama bana biraz adaletsiz geliyor.

Bu kayıp sezonun en az yönetim kadar, en az hoca kadar, en az sahada ki oyuncular kadar bir suçlusu da aklı fikri transfer çılgınlığında olan, elindekini tavuk, komşudakini kaz gören popülist taraftar güruhudur. Daha açıkçası her gün Falcao imzaladı mı, geldi mi diye tüm spor kanallarını işgal eden, yönetimi oldu bittiye mecbur eden, hocayı ve takımı 2. plan eden adamlardır. Ben 45 senedir gitmediği stadyum, izlemediği maç kalmayan ben şu Falcao yu belki 10 da 1 i kadar kazanmayan Ömer in, Linnes in hatta Adem in yanına koymam. Sahi Diagne nin suçu neydi ? Kusura bakmayın biz omzu çıkan ama kendi sahadan çıkmayan, Kırık parmakla, çatlak bilekle koca bir sezon oynayanların formasına aşık olduk. O yeni nesil taraftarın gurur duyduğu Arena da ki imza töreninde ben utanç duydum. Koyun kendinizi o gece ilk defa taraftar ile tanışan Adem in, Jimmy nin, Taylan ın, Andone nin, Lemina nın, Seri nini N,Zonzi nin, Okan ın yerine. Adınız anons edilirken bile umursayan yok, herkes Falcao diye bağırıyor, 3-5 kişi ayıp olmasın diye şakşaklıyor. Sonra assolist geliyor, ortalık yanıyor, bir gümbürtü, bir kıyamet. Ve şovunu yapıyor, sende belki hayallerinin gerçek olduğu gecede, sadece bir figüransın. Peki bu büyük dünya yıldızı ne yaptı ? İhtiyacın olan hangi maçı çevirdi, hangi kupaları almanda başrol oynadı ? Ama emin ol sahada ıslıkladığın, protesto ettiğin 5-6 futbolcunun aldığı toplam parayı hesabına yatırttı.

Gelelim takıma. Açıkçası bu sezon ki kadrodan mutlaka kalsın denilecek isim sayısı bir elin parmakları kadar yoktur kanımca. En başta Muslera, ardından Ryan Donk, elbette Ömer Bayram. Muslera iyileşeceğine göre yedeği olarak Okan kalabilir. Linnes, Emre Akbaba, Adem eğer iyileşecekler ise Luyindama ve Marcao kalsalar olur, gitseler üzmezler. Onyekuru, Nagotomo, Andone, N,Zonzi zaten gitti. Seri, Lemina, Mariano gider. Bizim masrafımızı ödeyecek enayi bulunursa Babel, Falcao, Diagne, Belhanda, Feghuili gibi büyük yıldızlar !!! kasaya biraz para koysalar harika olurdu.

G.Saray taraftarına son olarak şunu açık ve net söyleyelim de kimse de boş hayaller kurup sonra hayal kırıklığı yaşamasın boşuna. Bu geleceğe yatırım diye alınan Jesse den hiç bir şey olmaz, adamda ne kalite var ne potansiyel. Jimmy Durmaz asla bu takımda oynayacak oyuncu değil. Genç takımdan gelen oyunculardan yani Yunus Akgül ve Emin Bayram dan da bir fayda gelmez. Mesela Emin dün beğenmediğiniz Semih in çeyreği etmez. Yunus da da kovaladığımız Emre Çolak da ki potansiyelin yarısı bile yok. Zaten eğer o ışık olsa emin olun Fatih Terim 16 yaşında bile formayı vermekten asla çekinmezdi. Kaldı ki Akhisar a gönderilen Çekdar Orhan ve Mersin e giden Ali Yavuz Kol, Atalay Babacan dahil bu kuşağın en öne çıkan isimleriydi.  Ancak bildiğim, duyduğum ve izlediğim kadarıyla pandemi öncesi altyapının 2005 ve 2006 doğumluları kapsayan u14 ve u15 takımlarında çok iyi, ümit vaad eden 8-9 isim var. Elbette doğru bir yol haritası çizilir ise 3 sene sonrası için geçerli bir hazine bu.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2020
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
mustafadayi052hotma
| 24 Ekim 2020 |
mustafadayi052hotma
| 24 Ekim 2020 |
yegenlerim
| 24 Ekim 2020 |
mustafadayi052hotma
| 24 Ekim 2020 |
karabela1963
| 23 Ekim 2020 |
En çok yorumlananlar
| 1 yorum | 22 Ekim 2020 |
sizofren
TÜMÜ
WEB ASLAN