Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
Kusursuz Fırtına!..
 May
06
 2014

Bunca senedir maça giderim ,TV de maç izlerim ilk defa bir maç daha başlamadan taraftarın maçı kazandığını gördüm. İlk defa profesyonel sporcuların gerçekten tirtir titrediklerine şahit oldum. İlk defa oyuncuların gürültüden hakem düdük çalmadığı halde durduklarını ,şaşkınlıkla birbirlerine baktıklarını gördüm. Sahaya atılan hiç bir yabancı madde yoktu ,küfür yoktu ,sahaya giren kimse de yoktu. Sadece delicesine ,çılgıncasına takımını destekleyen ,oyuncularıyla beraber hücum eden ,beraber savunma yapan müthiş bir taraftar vardı Abdi İpekçi de. Doğrusu bu desteği Ekrem hoca ve aslan kızları sonuna kadar hak ettiler bu sezon.

G.Saray kadın basketbol takımı yıllardır bu ülkenin en büyük bütçelerini kullanarak kuruluyordu. Sonuç ise her sene hüsran ve hayal kırıklığı oluyordu. Her biri mevkilerinde Avrupa ve Amerikanın en iyileri olan geniş kadrolarla rüya takım masallarıyla başlayan sezonlar Fenerin gölgesinde geçen hezimetler olarak son buluyordu. Öyle önemli starlar giydi ki bu formayı eğer iş play station oyunu olsaydı geçtim Türkiye yi ,Eurolig Women i ,WNBA i bile rahat rahat domine ederdik. Düşünsenize aynı forma altında İvanka Matiç ,Diana Taurasi ,Tina Charles ,Epiphanny Prince ,Lindsay Whalen ,Sylvia Fowless ,Ann Wauters gibi yıdızlardan kurulu bir kadro. Ancak iş bilgisayar oyunu değil de gerçek bir basketbol takımı olduğunda işler değişiyor maalesef.

Böyle bir takımın başına Ceyhun Yıldızoğlu gibi isimleri getirirseniz asla takım olamazsınız. Takım sporlarında takımın birlikte hareket etmesi ,birlikte savaşması ,bireylerin bir bütün olarak hareket edebilmesi başarının olmazsa olmaz şartıdır. Oysa Ceyhun hoca döneminde maçlar bazen Taurasi nin ,bazen Wouters in ,bazen Fowles in bazen de diğerlerinin kişisel performanslarıyla kazanılıyordu. Ancak bireysel becerilerle sadece maç kazanılır ,şampiyonluk için ise takım olmak ,birlikte savaşmak şarttır. Ve Ceyhun Yıldızoğlu asla bir takım yaratamadı.

Bu sezon başında ciddi bir bütçe küçültmesine gidildi. Takımdan çok önemli yıldız oyuncular giderken ilk defa profesyonllik deneyimi yaşayacak olan Klesey Bone ,daha ucuz maliyetli ve kariyerli Shavante Zellous takviyeleri yapıldı. İspanya milli takımının 2 değerli oyuncusu Alba Torrens ve Sancho Lyttle kadroda tutuldu. Deneyimli Nevriye Yılmaz takviyesi yapıldı ki bu oyuncudan sakatlığı sebebiyle ancak Şubat ,Mart aylarında verim alınmaya başlandı. Kaptan Işıl Alben kadroda tutulurken ,basketbolu bırakan deneyimli Şebnem Kimyacıoğlu ikna edilerek tekrar takıma kazandırıldı. Bahar Çağlar da takımda kaldı. Sadec 11 oyuncudan oluşan kadromuzu genç oyuncular Ayşe Cora ,Esra Şencebe ve Yasemen Saylar ile tamaladı coach Ekrem Memnun.

Kimsenin fazla beklentisi olmayan bir sezon başladı böylece. Son derece kısıtlı bir kadro ,dar bir rotasyon ve geçmiş sezonlarla kıyaslanmayacak kariyerde yabancı oyuncu tercihleri. Tüm Avrupanın en pahalı kadrolarından birisi Türkiye de Fenerbahçe nin harcadığı paranın beşte birine kurulmuş hatta Kayseri Kaski den bile daha ucuz bir takım olmuştu artık. Ancak işin sırrıda şu oldu ki gerçekten ilk defa tam anlamıyla Ekrem hoca liderliğinde tam bir takım olmuştuk. İşte bu gerçek sporde paranın önemli olduğunu ama asla herşey olmadığını bir kere daha kanıtladı. Bu aslan yürekli kızlar ve hocaları hepimize müthiş hazlar yaşattılar.

Işıl Alben önemli maçları neredeyse hiç çıkmadan 40 dk. oynayarak bitirdi ,Alba ve Zellous ise ortalama 36-37 dk. oyunda kaldılar. Sancho ve Bone un ortalamaları da diğer takımlarda çok süre alan oyuncuların çok üstüne çıktı. Bu isimlere nispeten daha çok dinlenme imkanı bulan Nevriye ve Şebnem bile ilerlemiş yaşlarına rağmen çok ciddi süreler aldılar. Keza Bahar için de geçerliş bu durum. Takımda herkes her işi severek ,isteyerek ,özveriyle yaptı. Herkes her top için yerden yere atladı ,tek geri adım atmadan savunma yaptı ,ribaundlara koştu gerektiğinde sorumluluktan kaçan hiç olmadı.

Son maç aslında taraftarın karnaval yerine çevirdiği salonda bir taç giyme şöleniydi sadece. Çünkü o atmosferden değil Fener WNBA şampiyonu gelse fark yemeden çıkamazdı. Çünkü sahada 12 bin 5 kişi savunma yaptı ,12 bin 5 kişi hücum etti. Ekaterinburg ile birlikte dünyanın en pahalı takımının dünya yıldızı oyuncuları Angel ve Cappie ilk yarıyı sayı atamadan tamamladılar. Yacoubu ve Matoviç boyalı alana giremediler. Ülkenin en iyi şutörleri olan Birsel ve Esmeral elleri titremeden şut bile çekemediler. Düşünün ki o kadro koca ilk 20 dk.yı 18 sayı ile tamamladılar ,maçı ise 54 sayı. Emin olun ki maçın garantiye alındığı son periyot kutlamalar ve tempomuzda düşüş olmasaydı bu dev kadro maçı en az 40 sayı ile kaybederdi ve attığı sayı da 40 ı bile geçemezdi. Mesela kadın basketbolunda dünyanın en önemli skor opsiyonlarından birisi olan Cappy Pondexter attığı 12 sayının 10 unu son 5 dakikaya sığdırdı.

F.Bahçe maç sonrası klasik senaryosunu tekrar vizyona aldı. Maçı hak ederek ,eze eze kazananı alkışlayıp tebrik etmek yerine yine gündemi değiştirmeye çalıştılar. Bunun çalışmaları 3-4 gün evvelinden başlamıştı aslında. Sempatik!! yönetici Mahmut Uslu yine kabadayı edalarıyla açıklamalarda bulundu. G.Saray başkanı için kullandığı ifade aynen şu " Ünal Aysal dua etsin ki bu ateş üfleyerek sönmez dediğinde ben yönetimde yoktum". Sen kimsin arkadaş ? Ne ayaksın ? Kaç paralık adamsın ? Sen olsan ne yapardın G.Saray başkanlık makamında oturan insana ? Derler ki biz de "ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın" ,senin cürmün nedir ? Bunları söyleyeceksin ,düpedüz insanları tahrik edeceksin ,provoke edeceksin ,kışkırtacaksın sonra "beni dövdüler" diye ağlayacaksın. Arkadaş sokakta ki çocuk bile bilir ki o salona 4 isim gelmesin ,kim gelirse gelsin ,hiç bir şey olmaz. Aziz Yıldırım ,Mahmut Uslu ,Emre Beözoğlu ve Volkan Demirel den birisi gelirse istemesek de olay olur orada. Yoksa Ülker Arena nın aksine küfür yoktu  Abdi İpekçi de. Rakip takım benchine ya da sahaya atılan yabancı bir madde yoktu. Hakemler tek bir kere bile anons yaptırma gereği bile duymadılar. Ama yenilgiye kılıf hazırlamakta da bu adamların üstüne kimse yok. Ne yapsın adamlar ,hakemlere söyleyecekleri tek lafları yok bu maç için mecbur saldıracak bir yer arayacaklar.

Sözün özü bu aslan kızları ve adam gibi adam hocalarını ,salonu doldurarak hak edene ,forması için savaş verene hakkını veren büyük taraftarı tebrik ederim. Spor etiği içinde son maça kadar mücadele eden F.Bahçeli bayan basketbolcuları tebrik ederim. Sadece mağlubiyeti hazmedemeyerek Sancho ya insanlık ve ahlak dışı dirsek atan Hollingsworth u hariç tutarım. Takım sporlarında takım olmanın asıl olduğunu öğrenemeyenlerin ,her kötü sonucu o sporcuya ,bu sporcuya fatura eden ,takımın kazandığını ,takımın kaybettiğini hala idrak edemeyenlerin artık bir şeyleri anlamış olmasının da umut ederim.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2020
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
ayhandayan
| 20 Eylül 2020 |
bin-dokuz-yuz-bes
| 27 Ağustos 2020 |
veratisx
| 25 Ağustos 2020 |
veratisx
| 16 Ağustos 2020 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN