Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
Kral ve soytarı!!!!
 Nis
21
 2014

Artık şu işleri aşmak lazım. Bu saatten sonra ne köre göz verebilirim ne vefasıza kişilik. G.Saray a zarar veriyormuş bu tartışmalar ,biz tartışıp zarar verirken tepeden inme adam 100 küsur yıllık sevdamızın ne etiğini ne vefasını ne de ahlakını tanımadan yerle bir edecek. Bazı şakşakçılar da çıkacak buralarda sözde G.Saraylılık taslayacak ,bu bozuk zihniyetin yanlışlarına övgüler düzecekler. Nasıl olsa sonuçta hiç bir sorumluluk yok. Hesap vermek yok. Geçtim bunları sonuçlar ,gerçekler ayna gibi ortaya çıktığında bile basit bir özür bile yok. Sanırsınız başka dünyada yaşıyor ,başka maçları seyrediyorlar. 

Fatih Terim in teknik adamlık yetilerini tartışacak bir futbol alimi zaten bu topraklara henüz gelmemiş ,kariyerini eleştirecek bir geçmiş hiç yaşamadı bu ülkede. Ancak onun G.Saraylılığını konuşacak ,ona G.Saraylılığı anlatacak bazı insanlar mutlaka vardır. Mesela Ali Sami Yen ,Gündüz Kılıç , Metin Oktay ,Selahattin Bayazıd ,Ali Uras ,Ali Tanrıyar ,Alp Yalman gibi. Çünkü bu insanlar da tıpkı Fatih Terim gibi bu formaya ,bu armaya ,bu renklere hayatlarını adamışlardır. Ama ben ve benim gibi insanlar buralarda Fatih Terim gibi bir G.Saray efsanesinin G.Saraylılığını tartışamam. Bunu tartışana da haddini bildirmek en azından bir G.Saraylılık görevidir. Hiç olmazsa bu kadarını yapalım.

Şimdi bazı bulanık beyinlere son olarak Fatih Terim in kim olduğunu anlatmaya çalışalım. Adam kalkıyor Adana Demir Spor dan 19 yaşında G.Saray a geliyor. 13 sene aralıksız formamızı giyiyor. Tek bir şampiyonluk yaşamadan futbolu bırakıyor. Ancak Türk futbol tarihinde en çok milli formayı giyen oyuncu oluyor. Öyle efsane bir G.Saray takım kaptanı oluyor ki şampiyonluksuz onca seneye rağmen eşi benzeri görülmemiş bir jübile ile uğurluyor 30 binin üzerinde G.Saray taraftarı büyük kaptanını. Onu sahada izleme ,takımı satan hakemin korkudan kırmızıyı sahanın ortasına kaçarak 50 metreden gösterebilmesini ,Fener maçında oyuncularımıza saldıran Müjdat ı ensesinden kedi gibi tutup yere vurmasını ya da artistlik yapan Karaliç e koyduğu kafayı şansım oldu çok şükür.

Sonra teknik adamlık bölümü başladı işin. Önce milli takımda ,dünyada hiç bir teknik adamın başaramadığı işleri başardı. 6. torbadan kuraya giren bir takımı Avrupa şampiyonasına götüren başka da bir teknik adamı dünya futbol tarihi yazmadı. Bazıları anlamayacaktır ama şöyle düşünün bu gün için mesela San Marino ya da Andorra  ve ya Faroe Adaları gibi ülkelerin guruplarında ki Almanya ,Hollanda ,İtalya ,Rusya ,Belçika ,Romanya ,İsviçre ,Türkiye ,Yunanistan ,Hırvatistan gibi ülkelerin arasından sıyrılıp Avrupa şampiyonası finallerine gitmesi gibi.

Sonrasında hocanın yeni adresi kendi öz yuvası oluyordu. 4 senede kazanılan 4 şampiyonlukla yeni bir rekor kırıyor ,tarih yazıyordu Fatih Terim. Hayal bile edilemeyeni gerçek yapıyor Uefa kupasını Türkiye ye getiriyordu. Ardından Fiorentina ve Milan maceraları kısa sürüyordu. Ancak gerek Floransa gerek ise Milano kentlerinde bugün bile Fatih Terim ismi çok büyük sevgi ve saygı duyulan bir isimdir. Ardından tekrar yuvaya dönüş ve kariyerinin en zor en kötü 1,5 senesi. Sonrasında yeniden milli takım ve inanılmaz bir Avrupa şampiyonası performansı. En son olarak tekrar G.Saray ,tekrar efsane 2 sene ,tekrar başarı.

Bu süreçler içersinde Fener ve Beşiktaş ın bizden aldığının milyonlarca dolar üstünde ki açık çek tekliflerini defalarca geri çevirmesini anlatmaya gerek yok. Kulüpte beş kuruş yokken alacaklarını alamadıkları için maça çıkmak istemeyen basketbol takımına cebinden ödeme yaparak sahaya çıkarmasını da anlatmayalım. Rahmetli Canaydın başkan istediğinde Milan kulübünden oturduğu yerden aldığı yıllık 4 milyon dolardan vaz geçerek 1 milyo 750 bin dolara imza atmasını da atlayalım. Uefa kupası kazanılırken para alamayan oyuncularına cebinden yaptığı ödemeleri ise hiç konu bile etmeyelim.

Sadece şunu atlamasak G.Saraylı kimdir  ,G.Saray etiği nedir daha net anlayabiliriz. Fatih Terim G.Saray da ki 2. döneminde yani tek başarısız periyodunda tüm suçu üstüne alarak ,Özhan başkanın elini öperek ,tüm G.Saraylılardan özür dileyerek istifa etmişti. Fatih hocanın futbol anlayışında pasiflik diye bir olgu yoktur. Onun çalıştırdığı takım sahada dominant takımdır. Her maçta kendi oyununu oynamak ister ,kendi düşüncesini sahada hakim kılmak onun oyun felsefesidir. Rakibin gücünün ,kalitesinin  de çok bir önemi yoktur. Hoca önlem alan değil önlem alınan takımlar yaratır. Bu bir çok özelliğinin yanında hocayı efsane yapan temel taştı.

Ancak hoca öyle bir yönetime denk geldi ki transfer için ne kadar kıyıda köşede kalmış ,talep olmayan ,fiyatı ucu oyuncu varsa onları aldılar. Mesela o günlerde çok istenen Türk oyunculardan Denizli li Yusuf u Fener ,Ali Tandoğan ı Beşiktaş alırken bize ancak Bülent Akın kalıyordu. Anlaşılan Okan Koç u Gençlerbirliği para veren Beşiktaş a veriyordu. Hoca Overmars ve Romedahl ı istiyor yönetim etre yi ,Bratu yu ,Pinto yu alıyordu. Hoca Suker ismini veriyor eline Cris i veriyorlardı. Hoca 10 numara için Pires diyordu yönetimin verdiği bütçeyle ancak Brezilya da sol bek oynayan Felipe yi getirip 10 numara oynatmaya çalışıyordu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen tüm sorumluluğu üstüne alarak ,G.Saray kulüp başkanına tek söz etmeyerek gidecek kadar büyük bir G.Saraylıdır Fatih Terim. Elbette G.Saray ın etiğini ,adetini ,geleneğini ,saygı ve sevgisini bilmeyen için bunları anlamak imkansız. 

Hoca gitmiş G.Saray düşmanı Yıldırım Demirören le işbirliği yapıyormuş. Arkadaş bu ülkede futbolun içinde olup da o kişiliksizle aynı ortamda bulunmak zorunda olmayan tek bir insan var mı ? Bakın çok değerli başkan Aysal efendi aynı kayığa binmiyor mu hala ? Kaldı ki Fatih Terim gibi bir hoca işsiz kalacak değil her halde. Hoca bu güne kadar defalarca hayır dese de bir çok teklife G.Saray ve Türk milli takımına ne zaman olumsuz cevap verdi ? Fatih Terim in Türk milli takımına hayır demesi de asla söz konusu değildi. Elbette başkan bey gidip Yıldırım Demirören e hayır ,benim sözleşmeli hocamla görüşme izni vermiyorum demek yiğitliğini gösterseydi farklı olurdu. Ama beyzade o günlerden hemen sonra 1 milyar dolarlık enerji işine girişti Türkiye de. Elbette profesyonel bir teknik direktör çalıştırdığı milli takımın federasyon başkanıyla görüşünce hain oluyor. Ama bir başkan camiasını satınca çıt yok. Hiç kimse boş lafla peynir gemisi yürütmesin. Burada suçu olmayan tek kişi varsa o da Fatih Terim dir.

Bir G.Saray başkanı düşünün ki daha evvel bu kulübün hiç bir branşında hizmet vermemiş. Liseden mezun olup yurt dışına gitmiş. Allah daha çok versin kazanmış ,patron olmuş. Ne işe yaradığını hala çözemediğim ,kaos çıkartmaktan başka bir işlevini görmediğim Kıraç biraderler getirip gökten zembille kulübe başkan yapmışlar. Yanına saygın ve tecrübeli Ali Dürüst ü ,kişilikli ,omurgalı ,duruşu olan Adnan Öztürk ü ve özellikle futbol takımında çok sevilen Abdürrahim Albayrak ı vermişler. Hoca yı ikna edip getiren bu isimler. Takımı vurduğu dipten tekrar zirveye taşıyan Fatih hoca ve yine bu isimler yanında. 2 harika yılın ardından olağan üstü genel seçime giden ve bu isimleri yönetimden atan büyük başkan. Hocaya istediği hiç bir oyuncuyu almayan ve istediği mevkiye transfer yapmayan yine bu başkan. Ancak karşısında bu defa asla pes etmek nedir bilmeyen bir eleman. Mazeret üretmek ,yokların ardına sığınmak zaten bu elemanın karakterinde yok. Stoper mi yok çıkartır genç Semih e verir formayı ,kanat mı yok ,gelsin genç takımdan Emre Çolak ,adam olmaz Engin Baytar. Sol bek mi almıyorlar ,veririm 10 senelik sol açık Riera ya formayı oynarım oyunumu.

Neymiş efendim ,geleceğe yatırım yapılacakmış ,takım yaşlıymış. Çünkü İtalyan işi biliyor Fatih Terim bilmiyor. Fatih Terim geçen Mayıs listesine ne yazmıştı ? Alper Potuk. Eskişehir le anlaşıldı oyuncuya yıllık 300 bin dolar fark verilmedi ,gitti Fener e. Gökhan Töre. Kulübüyle anlaşıldı ,oyuncu yıllık 120 bin dolar fark için kaçırıldı ,gitti Beşiktaş a. Serdar Aziz. Bursa bir Florya nın tausunu istemedi ,utandılar herhalde ,alınamadı. Emre Can. Türkiye ye gelmek istemedi. Kerim Frei. Yıllık 100 bin dolar fark için Beşiktaş ta oynuyor. Ömer Torak. Yönetim uygun görmedi. Hakan Çalık. Kulübü bırakmadı. Carlinhos. 5 milyon euro bonservis bedeli yönetime çok geldi ,bitmez tükenmez pazarlıklar oyuncuyu soğuttu ve transfer yattı. Yerine devre arası Mancini istedi diye Telles alındı ,8.6 milyon euro bonservis ödendi. Herkes futbolu biliyor ,herkes G.Saray ın eksiklerini görüyor ,herkes kadro planlamasını yapıyor ,Türk oyuncu ,yabancı oyuncu kontenjanını dengeliyor ,yaş ortalamasını bilmeyen yok. Bir tek Fatih Terim bunlardan bihaber. Zaten hocalığı da laf-ı güzaf ,tak yaptığı gaz vermek. Arkadaş o kadar gazı varsa adamın gider hocalıkla vakit geçireceğine dünyaya enerji imparatoru olur. Çünkü koca memlekette ağzı laf yapan kimse yok başka.

Ama başkanda numara mı biter ? Medyaya el altından haber servis edilir ,kameralar önünde Türk futbolunun en büyük efsanesi aşağılanır ,hakaret edilir ,yetmez gidilir yabancı futbolcuyla prim pazarlığı yapılır. Beşiktaş maçını kaybetmek için adak adamadıysa Ünal amca hiç bir şey bilmiyorum ben. Ama kazanınca hoca maçı 2 gün bekler ve yüzüne kovuldun demek cesaretini bile gösteremeden uzaktan kovar hocayı. Hoca antreman sonrası odasına gelir ,kızı cep telefonundan verir haberi ,açar televizyonu oradan öğrenir kovulduğunu. İşte kurumsal bir işten çıkartma ,Avrupavari. Sonrası hepten çirkin ,başkan beyin cep telefonundan mesajlar sızar nasılsa medyaya. Ne olduğu belirsiz ,resmiyetten filan çok uzak kağıt parçaları dolaşır elden ele. Saçma sapan beyanlar ,suçlamalar ,kanıttan ,gerçeklikten yoksun iftiralar izler birbirini. Zaten hoca da milli takımda olduğuna göre baş düşmanımız Yıldırım Demirören kozunu da kullanır bol bol. Sanki Yıldırım efendi hocadan evvel Aysal ile görüşmedi. Sonra kim kötü ,hoca. Oh ne ala memleket.

 Fatih Terim i Fenerli ,Beşiktaş lı sevmez anlarım ,adamlar kimseden çekmediler ondan çektiklerini. Ama onlardan çok nefret eden G.Saray lıların olması gerçekten ilginç. Arkadaş bu adamın bu kulüp için düşünmeden elinin tersiyle ittiklerini düşünmek bile akıllara zarar. Bu kulübe verdiklerini ,kazandırdıklarını anlatmak için ciltlerce ansiklopedi yazılır da anlamamak için beyinsiz olmak bile yetmez. Şurada böyle bir yazıyı yazmak beni utandırıyor da beni buna mecbur hissettiren sözde G.Saray lıların bir nebze olsun içleri acımıyor mu ? Hala aynı telden çalacaklar mutlu bir yaz geçirecekler ,sarı lacivert bayrakların altında yürürlerken. Elbette kötü başkan Adnan Polat ın mirasını har vurup harman savuran Ünal efendi de eseriyle övünecektir bu manzara karşısında. Bir çok Fener li tanıyorum Ünal Aysal ın resmini odasına Fener posterinin yanına asan. Ne de olsa bu şampiyonlukta en büyük pay ne futbolcularda ,ne Yanal da ,ne Aziz de ,sadece ve sadece Ünal Aysal da.

Ama birileri ne olursa olsun ,hoca ne yaparsa yapsın anlamayacaklar asla. Einstein "önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan zor" demişti. Fatih hoca da şunu anlamış olmalı ki bu ülkede "imkansızları başarmak ,insanlarda ki aşağılık komleksini yenmekten çok ama çok daha zor" Çünkü içimizden çıkanlar olmazı oldurursa ,imkansızı başarırsa höttür zöttür ,gazdır. İtalyan ,Hollandalı filan olmuşu bozarsa sistemdir ,bilimdir. Zaten biz cahilizdir ,bilmeyiz ,anlamayız. Öyle insanlar var ki şu sitede adamlar için Fatih Terim ile gelecek Avrua kupasından sa onsuz küme düşmek bile evla. Artık ne yaptıysa hoca onlara nefretin böylesini görmedim.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2020
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
ayhandayan
| 20 Eylül 2020 |
bin-dokuz-yuz-bes
| 27 Ağustos 2020 |
veratisx
| 25 Ağustos 2020 |
veratisx
| 16 Ağustos 2020 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN