Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
İsyan...
 Mar
06
 2016

İsteyen istediği gibi düşünmekte özgür ama ben bu akşam 2. devre de seyrttiğim G.Saray ı çok sevdim. İşin aslı şu ki G.Saray ligi çoktan bitirmiş ,belki biraz kupa için idman olarak oynuyorlar ,formalite savıyorlar. Taraftar açısından bakarsak biz zaten 3 kupalı 4 yıldızlı takımı sahaya ilk çıktığı maçta bile kaderine terk etmiş ,yalnız bırakmıştık. Şimdi ki "yönetim istifa " ,"futbolcular sahtekar" ,"formaları çıkarın" tarzı tezahüratlara ,ıslıklanan ,yuhalanan oyunculara ,yönetime ,başkana ,hocalara yapılan protestolara gülüyorum sadece. Bu iş "tencere dibin kara ,senin ki benden kara" tekerlemesine benziyor. Evet futbolcular bu sezon kötü oynuyorlar ,istek yok ,istikrar yok ,hırs yok ,azim yok ,mücadele yetersiz. Evet yönetim ve başkan saçma sapan bir yönetim tarzı sergiliyorlar ,tutarsızlar ,güvensizler ,bilgisiz ,beceriksiz ,basiretsizler hatta korkak ,şaşkın ve yalancılar. Ancak bu kadar kötünün yanında hiç kimse bu G.Saray taraftarına "en büyük ,vefakar ,cefakar ,kötü gün dostu" filan diyemez. Önce herkes şapkayı önüne koyacak neyi yaptığını ,neyi eksik yaptığını ve neyi yapamadığını objektif olarak görecek ,kabul edecek. Teşhis doğru koyulursa tedavi kolay. 

Yönetim saçma sapan işlere imza atıp duruyor. Bilgi yok ,beceri yok ,güven vermiyorlar. Lafla peynir gemisi yürütmenin peşindeler ama gitmiyor işte. Bir de takımın iç ahengini ,dengelerini bozuyorlar. Onun bunun bağırıp çağırmasına göre transfer yapan yönetim olarak tarihe geçerler bu gidişle.

Taraftar onu ıslıklar ,bunu yuhalar ,şuna küfürler yağdırır ,önüne gelene hakaret eder ,sahtekarlıkla suçlar ama fazla değil bir kaç ay evvel ligi ve kupayı kazanıp 4. yıldızı takmış ,bir kaç hafta evvel de süper kupa ile üçleme yapıp tüm kupaları kaldırmış takımın Arena da çıktığı ilk maçta tribünlerin 3 de 2 sini boş bırakarak 15 -16 bin kişiye şampiyon takım izlettirirler. Kimse kusura bakmasın ama Fener ve stadı bile olmayan Beşiktaş taraftarı tezahüratları ve tepkileriyle hakemin de rakibin de bacaklarını titretirken bizim tribünlerden yükselen ninni sesleri iştahı olan oyuncuyu bile uyumaya sevk ediyor. Hakem ve rakip için cennet olan TT Arena bizim futbolcular için kabus oluyor. Bakın Burak kaçıp gitti bile. Umut zaten kabiliyetleri sınırlı bir oyuncuydu şimdi futbola değil hayata bile küsmüş durumda. Zararı kime dokunuyor acaba ?

Gelelim futbolculara. Aslında bu işte en az suçlu olan da onlar. Sonuçta takımda ne hava bıraktılar ne istikrar ne istek ne de güven. Ancak ne olursa olsun G.Saray seviyesine yükselen bir futbolcu da bazı şeyleri çok daha iyi ve doğru yapmak zorundadır. Bakıyorsub-n takımda yan topa çıkıp kafayı vuran tek adam yok. Bu sene rakiplerin kullandıkları hemen her korner ve faul atışı mutlaka tehlike yaratıyor. Oysa bizim yan toplarda tehdit bile olmuyor. Muslera nın yan topa çıkıp yumrukla ve ya topu tutarak tehlikeyi önlediğini gören var mı bu sene ? İlk yarı Kasımpaşa forması ile bizim maçta defansta her kafa topunu alan ,hücumda da 3-4 defa tehlike yaratan Donk bizde tek kafa topu almamaya yeminli gibi. Hadi onu geçelim de taç atışlarını bile kullanamıyor bu takım. Her taç atışımız rakibe tehlike yaratması için fırsat oluyor. Oysa rakip taç kullanırken en az 3-4 bomboş oyuncuya topu verme fırsatları oluyor adamların. Sahaya yayılışımız ,saha paylaşımımız ,alan parselizasyonumuz evlere şenlik. Maçlarda öyle şeyler görüyoruz ki arkadaş insan sormadan ,meraklanmadan duramıyor. Bu adamların hocası bu hengameyi görmüyor mu ? Bu adamlar hafta içi idmanlarda ne çalışıyorlar ?

Başakşehir maçının ilk 30 dakikası topa sahip gibi görünse de tek bir hücum aksiyonu gerçekleştiremeyen bir takım vardı sahada. Sonra özellikle ceza sahası dışından şutlarla 3-4 defa yokladık rakip kaleyi. Bu esnada baskılı gibi göründük belki ama bu tamamen göstermelik ,etkisiz ,yaratıcılıktan ,rakibi tedirgin etmekten uzak bir baskıydı. Rakip biraz yarı alanında dinlendi ve gelip 2. golü attı. İstatistiklere bakarsan top neredeyse %66 bizde. Zaten hep böyle oluyor ,bu sezon aynı filmi başa sarıp sarıp izliyor gibiyiz. Ancak bu yalancı hakimiyet defans oyuncularının ve onların arasına girip çıkan Selçuk ,Sneijder gibi orta saha oyuncularının kendi yarı alanımızda yaptıkları tehditten uzak ,bıktırıcı ,uyutucu ,oyunu soğutucu pasların sonucuydu. Rakip oyuncular topu alıp 40-50 metre sürebilirken onlardan 3-4 misli fazla kazanan ,kariyerli ,şöhretli G.Saray yıldızları 5-10 metre bile topla gidemiyorlar. Çünkü rakipler bizim yaptığımız gibi göstermelik savunma yapmıyorlar. Rakip oyuncular bizimkiler gibi gözle gölge markajı yapmıyor ,refakatçi gibi bizimkilerin yanında eskort koşuları ile vakit kazandırmıyorlar. Çatır çatır ,kora kor ikili mücadeleye giriyorlar. 

Başakşehir maçının ikinci yarısında sahaya çıkan G.Saray takımı ise tamamen değişmiş ,farklı bir takımdı. Bakılınca aynı oyuncular ,aynı teknik ekip aynı forma ,aynı takım. Ama bu defa belki de bu sene ilk defa rakiple gerçekten mücadele eden ,rakibe refakat etmek yerine müdahale eden ,markajı gözleriyle değil bedeniyle yapan ,ikili mücadeleden kaçmayan ,formasını kirletmekten ,ıslatmaktan imtina etmeyen bir takım vardı sahada. Her oyuncu her şeyi yapmaya çalıştı elinden geldiğince. Başakşehir takımı bu sene şampiyon adaylarından bile yemediği baskıyı 8-10 eksikli G.Saray dan yedi. Podolski yi bile ilk defa bu kadar hırslı ,istekli görmek nasip oldu. Takım 2-0 geriden gelip beraberliği yakalamışken yine bir anlık gafletin kurbanı oldu. G.Saray futbolcusunun bu kadar rahat çalım yemesini aklım bir türlü almıyor. Sonra imdada biraz hakem biraz da Başakşehirli 2 defans oyuncusunun saçmalaması ile Umut un inatçı mücadelesi yetişti. Sonuç 3-3 ama benim için ikinci 45 dk. da ortaya konan istek ,hırs ,mücadele ile maçın kazananı G.Saraydır.G.Saray her maçı kazanmaya mecbur değildir ,her sene şampiyon da olamayız. Her futbolcunun kötü oynadığı maçları ,formsuz dönemleri ,şanssız anlarıda olacaktır. Ancak G.Saray takımında forma giyen futbolcu her maçta şu ikinci yarı gösterdiği hırsı ,arzuyu ,isteği göstermek zorundadır. Eskiden "futbol erkek oyunu" diye bir söz vardı. İşte G.Saray futbolcusu bu maçın ikinci devresi erkek gibi kora kor ,dişe diş mücadele etti.Daha evvel yaptıkları gibi sahada saklambaç oynamadılar ,mücadel eder gibi yapmadılar ,koşar gibi görünmediler. Ellerini değil başların taşın altına koyup ellerinden gelen mücadeleyi gösterdiler. Şahsen benim de istediğim zaten bundan fazlası değil.

İyi bir G.Saray lı olarak benim için bu sezon 4 maç kaldı zaten. Bunların inşallah 3 ü kupa maçları. Biri ve en önemlisi de Arena da ki Fener maçı. İşte beni bu ikinci devre oynanan futbol ,ortaya konulan istek ,hırs ,mücadele ,futbolcuların baş kaldırması ,isyan etmesi ,boyun eğmekten vaz geçmesi ,dik durması ,eğilmemesi fazlasıyla mutlu etti ,ümit verdi. Bana göre bundan sonra umut etmek için çok daha fazla nedenimiz var artık. Tek arzum 2 hafta sonra 50 bin inanmış taraftarın karşısına bu 45 dk. da ki istek ,inanç ve hırs ile ile bilenmiş bir G.Saray takımının çıkması.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2020
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
hakocbb
| 08 Kasım 2020 |
hakocbb
| 02 Kasım 2020 |
xposeidonx
| 02 Kasım 2020 |
hakocbb
| 31 Ekim 2020 |
mustafadayi052hotma
| 24 Ekim 2020 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN