Makale Yaz
hakocbb
Bu haberi yazdır
Çözümsüzlük.....
 Kas
07
 2018

İzlemediğim, takip etmediğim spor programı, okumadığım gazete, girmediğim internet sitesi kalmadı neredeyse. Bol bol boş laftan, yalandan, dolandan, hayalden başka bir söz duymak nasip olmadı. Aslında sorunda var çözüm de ancak teşhisi doğru koyup tedaviye başlamak yürek işi. Yıllardır halı altına süprülen pislik çöp kovalarına sığmaz vaziyette. Yoksa ezeli rakiple sahanda berabere kalmışsın, şampiyonlar liginde Alman temsilcisine deplasmanda yenilmişsin çok da sorun değil.

En baştan başlayalım, eğer bu ülkede sahanın ortasında bir futbolcudan dayak yiyen sonra da yerden kalkıp oyuncuya sarı kart gösteren bir hakem hala maç yönetirse olacağı budur. Beşiktaş takımı maç yapmak için gittiği Bursa ya giremeyecek, şehirde cam çerçeve kalmayacak, ceza yoktan biraz ağır, çoğunu da tahkim silecek. Hangi stadyumda hangi sebeple olursa olsun, tribün teröründen futbolcu, teknik adam veya hakemin kanı akarsa o stadyum sakinleri en az 10 maç o tribüne giremese, tekrarında ceza tüm sezona çıkartılsa bakın bakalım bu işler olur mu? Ama yönetecek adamda adalet lazım, mangal gibi yürek lazım, şüpheye yer vermeyecek güven lazım. Maalesef Türk futbolunu yönetenlerde asla olmayan özellikler. Hala bu dansöz federasyon, onun emir eri kurulları ve kişilksiz hakemlerinin yönettiği Türk futbolundan ne bekliyouz acaba.

G.Saray kadrosunun yetersizliğini bilmeyen, görmeyen kimse var mı? Normal şartlarda ilk 11 oynayan en az 5-6 oyuncunun Fatih Terim takımlarında kadroya dahi giremeyeceğini anlamayan G.Saraylı var mı? Yönetimin beceriksizliğini, basiretsizliğini fark etmeyen kaldı mı? Kime mikrofon uzatsalar, kim eline kalem alsa ağzından çıkan laf transfer oluyor, Ocak oluyor, Mayıs, Haziran oluyor. Kardeşim kulübün kasası tamtakır, borçlar dağ gibi. Ne olacak Ocakta ya sa Mayısta? Bir hayırsever çıkıp mesela 200 milyon euro bağışlasa finansal fair play kuralları yine elimizi kolumuzu bağlıyor. Ağustosta alamadığımız kimi alabileceğiz Ocakta? Derseniz Belhanda yı, Feghouli yi, Maicon u filan iyi paralara satar, transfere kaynak yaratırız diye size sadece gülerim. Bu adamlara ol kadar bonservis, imza, menajer, vs vs parası vercek ve böyle kontratların altına imza atacak Dursun Özbek modelleri pek fazla bulunmuyor maalesef. Yani sözün özü Ocakta da bir halt olmaz, biz yine Fatih Terim in şapkadan çıkartacaklarına kalırız.

Fatih Terim eğer 1973 de bizim yerimize rakiplerimizden birinin teklifine evet deseydi acaba şu anda nasıl bir tablo olurdu diye hep merak etmişimdir. Düşüncesi bile korkutucu geliyor. Neyse sonuçta o oldu, bu yaptı, keşke demenin faydası yok. Sonuçta olan oldu, yapan yaptı, durum bu. Yönetim artık oyalama filan da yapamaz, bomba ellerine kaldı. Evet sayın Cengiz ve arkadaşları pek işinin ehli, mahir, becerikli zatlar sayılmaz ama Ünal Aysal gibi hain, Dursun Özbek gibi de kaypak değiller en azından. Bana kalırsa ezeli rakibimizin fersah fersah gerisinde kaldığımız başta basketbol olmak üzere tüm amatör şubeleri gerçek ve tam amatör yapıya sokmak gerekir. Futboldan gelen gelirin tek kuruşu başka işlere gitmesin bari. Bunun içinde liglerden çekilmek gerekiyor ise bu da yapılır. Sorumluluk da asla sayın Mustafa Cengiz in değil sayın Adnan Polat a vermedikleri ibrayı kulübü batıran Aysal a veren genel kurulda ki emir erlerinin olur. 

Fatih hoca da hiç olmazsa elinde ne olduğunu ve ne olmadığını bilerek buna göre bir planlama yapar, yeni bir yapı kurmaya uğraşır. Yoksa Mustafa başkanın, Abdürrahim beyin 1 değil 2 santrfor birden palavralarıyla işler hoca için daha zor. Belki toparlarım düşüncesiyle şu Belhanda ya bile sabrediyor zavallı adam. Yoksa bildiğim, tanıdığım Fatih Terim o bileti çoktan keserdi.

Gerçek şu ki mevcut durum Fatih Terim takımlarında görmeye hiç alışık olmadığımız şeyleri yaşatıyor. Hocanın konsantrasyonu bölünmüş, ilgisini farklı odaklara dağıtmak zorunda bırakılmış gibi. Yoksa Muslera kalitesinde bir kaleci 5 günde 2 hayati maçta 2 kritik hataya imza atmazdı. Yoksa Eren gibi cam adamlar, Maicon gibi kalitesi tartışılır oyuncular, Feghouli, Belhanda gibi boş beleşler bu formayı rüyalarında bile zor görürlerdi. Rodrigues, Sinan, Mariano, Fernando, NDiaye gibi futbolcular formsuzluklarını, kötü futbollarını bu kadar ısrarla zor sürdürürlerdi. Ama dediğim gibi hoca maalesef ilgisini çok farklı yönlerede kanalize etmek zorunda bırakılıyor ve o işleri yapmakla sorumlu olanlar da hala milleti yalanla dolanla idare etmenin, kendilerinde önce yenilen haltları hasır altı etmenin peşindeler.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Twitter Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
ucan-alman
| 13 Kasım 2018 |
zahid-11
| 13 Kasım 2018 |
yucopasa
| 11 Kasım 2018 |
izmirliyiz
| 10 Kasım 2018 |
izmirliyiz
| 10 Kasım 2018 |
En çok yorumlananlar
| 1 yorum | 10 Kasım 2018 |
izmirliyiz
TÜMÜ
WEB ASLAN