Makale Yaz
kemal-dogan
Bu haberi yazdır
Riekerink Bey'in Disiplin Sorunu
 Oca
18
 2017

Hemen her mevkide eksikleri olan yaşlı ve yetersiz kadromuzla şampiyonluk potasında olmamıza rağmen sürekli eleştirilen bir hocamız var. Taraftarlar olarak çoğumuz Riekerink Bey’i takdir etsek de tam olarak yeterli görmüyoruz. Bunun temel nedeni hocanın teknik yetersizliğinden ziyade otoriter olamaması. Bazı açılardan haklı olduğumuz da kesin. Türk futbolunda disiplinli ve tatlı sert olan Fatih Terim tarzı hocalar her zaman daha çok tutmuştur.  Aynı şekilde bu hocaların işime kimseyi karıştırmam tarzı takıntıları da olmadık zamanlarda kovulmalarına neden olmaktadır. Peki disiplini sağlamak teknik direktörün görevi midir daha doğrusu teknik direktör bunu yapabilir mi? Cevap aslında çok basit bizdeki oyuncuya dayalı sistem devam ettikçe Fatih Terim hariç hiçbir hoca bunu kolay kolay yapamaz. Kaldı ki Fatih Terim bile Sneijder’e laf geçirememişti.

Peki Avrupa kulüplerindeki disiplin sorununu hocalar mı çözüyor? Futbolda ilerlemiş ülkelerin tamamında menajerlik sistemi uygulamakta. Genel olarak iki tip uygulama mevcut. Alman modeli ve İngiliz modeli.

Alman modelinde menajer ile birlikte teknik direktörde görev yapmakta. Teknik direktör yalnızca takımı çalıştırma konusunda sorumlu ve başarısızlık halinde koltuğunu kolayca kaybedebiliyor. Menajer ise uzun süreli kontrata sahip. Takımın teknik direktörünü seçmekten, transfer yapmaya, oyuncu kontratlarından, takımın oynayacağı sisteme kadar pek çok sorumluluğu var. Takımdaki disiplin cezalarında ise tek yetkili. Tabii disiplin cezalarında teknik direktörün görüşü de önemli ama son karar menajere ait. Oyuncular teknik direktör kovulsa bile menajerin kalıcı olduğunu ve karar mekanizmasının ondan geçtiğini bildiği için disiplin sorunu yaşamıyorlar.      

İngiliz modelinde istisnalar olmakla birlikte menajerler aynı zaman da teknik direktörlük görevini de yürütmekteler. Başarısızlık durumunda gönderilme ihtimali her zaman var ama geleneksel olarak uzun vadeli 5 ya da 7 yıllık kontratlar yapılıyor ve küme düşme durumlarında bile kontra sadık kalınıyor. Böyle olunca oyuncuların hocanın geçici olduğu düşüncesine kapılma şansı kalmıyor.

İki modelinde ortak yanı takımların başında kontratları, transferleri ve cezaları belirleyen kişilerin kalıcı olması. Türkiye gibi hala futbol sistemini kuramamış ülkelerde ise oyuncuya dayalı sistem hüküm sürüyor. Bizde menajerlik görevini yönetimin tayin ettiği futbol şube sorumluları yürütmekte.  Bu isimlerin ortak özellikleri futboldan anladığını sanan ama aslında anlamayan, medyatik olmaya meraklı ve en önemlisi gelip geçici isimler olmalarıdır. Ben daha Türkiye’de başarısızlığın nedenini kendinde arayan bir futbol şube sorumlusu görmedim. İlk kurban her zaman hocalar oluyor. Yeni gelen hocadan ilk istenilense takım hakkında rapor hazırlaması oluyor. Bu olaya şok oluyorum. Ya arkadaş sizin göreviniz bu zaten, yeni gelen hoca nasıl bilebilir takımın durumu. İkinci talep ise daha güzel oluyor. Yeni hocadan transfer listesi hazırlaması isteniyor. Üç gün sonra kovulması muhtemel bir adam nasıl oluyor da milyonlarca euroluk yatırımı şekillendirebiliyor. Sonuçta kaybeden takımlar kazananlar ise oyuncular ve komisyoncular oluyor. Bu işleri yönetmesi gereken futbol şube sorumluları ise sütten çıkmış ak kaşık misali suçu hocalara atıyorlar.    

Takımlardaki oyuncuya dayalı sistemi yıkmanın tek yolu futbolu gerçekten bilen profesyonel kadrolara emanet etmektir. Yönetimler değişse bile menajerlerin göreve devam etmelerini garanti altına alacak koşullarda imzalanacak uzun süreli kontratlar olmaksızın disiplin sorunlarının ve transfer saçmalıklarının önüne geçmek mümkün değildir.

Galatasaray’da da durum farklı değil. Oyuncuların istemediği bir hoca takımın başında 1 ay bile kalamıyor. Futbol şube sorumlusu görevini sezon başından beri Levent Nazifoğlu yürütmekte. Levent Nazifoğlu hangi üstün meziyetleri ve tecrübesi ile bu göreve getirildi anlamak mümkün değil. İşler biraz iyi gitti mi her gün yeni açıklamalar yapan Levent Bey işler karışınca ortalıkta görünmez oluyor. Futbol uleması olduğunu düşünen Levent Bey’e birkaç sorum olacak.

1. Kart gördüğü için Yasin‘i kadro dışı bırakılan Yönetimimiz Sneijder’i de kadro dışı bırakacak mı?

2.  2 Bırakmayacak ve sadece uygulamayacağı bir para cezası verecek ise yönetimin Yasin’den başka kime gücü yetiyor açıklayabilir mi?

3.  3 Yedek kaldığı için ortalığı birbirine katan ve kendi isteği ile antrenmana çıkmayan Selçuk’a ne ceza verildi?

4.  Hamit’i yetersizliği yüzünden gönderen Yönetimimiz aynı durumda olan Eren Derdiyok ve Selçuk için neden aynı kararı almıyor. En azından bu isimler de Chedjou gibi kadro dışı bırakılamaz mı?

5. Yönetim eski dönemlerde yapılan transfer harcamaları ile ilgili inceleme yaptırmak için uluslararası bir denetim firması ile anlaşacağını açıklamıştı. Bu işten neden vaz geçildi. Trabzon’un üste para verip göndermeye razı olduğu Cavanda’nın 2.5 milyon euro bonservis ödenerek alınmasında bunda payı var mıdır?

6. 6 Kolbeinn Sigthorsson İzlanda basınına verdiği röportajda Galatasaray’a gelmeden önce sakat olduğunu açıkladı hatta futbol hayatının bitmek üzere olduğunu söyledi. Yönetimimiz bunu yalanlayan bir açıklama yayınlayarak “Bu konuda çıkan asılsız haberler hem Nantes hem de Kolbeinn Sighthorsson tarafından doğrularıyla açıklanacaktır” denildi. Şu ana kadar bu konuda Nantes Kulübü veya Sighthorsson tarafından hiçbir yalanlama yapılmadı. Sigthorsson’un açıklamaları doğru ise iki ihtimal var. İlki sponsor hastanemizin yanlış değerlendirme yapmış olması. Diğeri ise Sigthorsson’un sakat olduğu bilerek transfer edilmiş olması. Bu olay doğru çıkarsa istifa edecekler mi? Eğer sponsor hastanemiz yanlış değerlendirme yapmışsa tazminat davası açılacak mı?

7.   7  Elimizdeki tek forvet olan Podolski’yi piyasasının çok altına devre arasında göndermeye çalışmalarının nedeni mali kriterler midir yoksa yerine yeni transfer yapıp Yönetimin inceleteceğinin sözünü verdiği önceki dönem usulsüzlüklerini tekrarlama hevesi midir?

İşin özü renkdaşlar bu Yönetimde önceki yönetimlerin yolunda ilerlemeye başlamıştır. Bu saatten sonra eski dönemlerde yapılan transfer harcamaları ile ilgili inceleme yaptırmak için uluslararası bir denetim firması ile anlaşacağına inancım kalmadı. Dahası bu Yönetim iş bilmezliğini transferlerden gelen kötü kokular ile perçinlemeye başladı.  

Bizim ligimizdeki disiplin sorunları hocalardan değil yönetimlerden kaynaklanmaktadır. Yönetim ise olası bir başarısızlığın cezasını Riekerink Bey’e kesmeye hazırlanıyor. Burası tamamda kendi hatalarının cezaları ne olacak. Milyonlarca euroluk kaybı kim telafi edecek. Bu liselilerden kurtulmadan Galatasaray’ın uzun vadeli düze çıkması mümkün değil. Galatasaray aşığı Yönetimimiz bu seneki rezilliklerin suçlusunu şimdiden Riekerink Bey olarak ilan etti. Seneye nasılsa yeni bir kurban bulunur.   





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2019
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
Son Girilen Makaleler
sizofren
| 03 Haziran 2021 |
yusufakbudak
| 28 Mayıs 2021 |
dewildemonn
| 16 Mayıs 2021 |
sizofren
| 13 Mayıs 2021 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN