Makale Yaz
giovi
Bu haberi yazdır
Takıma transfer lazım.. (mı acaba?)
 Ara
22
 2011

İlk yarının ardından tüm camiada yüzler gülüyor. Yıllar sonra devre arasına lider girebilmek, en çok gol atan, en az gol yiyen takım olabilmek gibi istatistiklerin yanı sıra yeniden "winner" olabilmenin keyfini sürüyoruz şu günlerde. Maçın sonu yaklaştığında hala öne geçememiş bile olsak, güveniyoruz takımımıza. Çok çok uzun yıllar olmuş bu duyguyu hissetmeyeli, özlemişiz.

Kariyerinin belki de en hırslı ve en olgun dönemini geçiriyor Fatih Hoca. 1996-2000 döneminde kişisel gelişimini işadamlarına seminer verebilecek boyutlara taşıyan teknik adama, o dönemde bilenen bıçaklar, bu sezon başına kadar gerek Galatasaray'daki, gerek milli takımdaki 2. döneminde hep acımasızca saplandı. Şimdi gün hesap günü… Kendisini takımına adamış ve imkanlarını sonuna kadar zorlayan bir başkan ve yıllardır üzerinde olan ölü toprağını atmanın heyecanını duyan taraftarın da desteğiyle; Galatasaray Futbol Takımı'nı asıl olması gereken yere emin adımlarla taşıyor Grande Terim… İlk 11'de tam 8 oyuncusu yeni olan bir takımla bunu başarmak kolay değil. Dolayısıyla en büyük teşekkür İmparator'a…

Sezon başından beri kaçak oynamakla suçladığım Selçuk İnan, nihayet kendisinin bir orta saha oyuncusu değil, orta sahanın komutanı olduğunu hatırladı son haftalarda. Melo'nun da kendisine verdiği muazzam defansif destek ile takımını müthiş yönetiyor. Tabii Hagi'den beri hasret kaldığımız serbest vuruş golleri de büyük keyif sebebi… Önümüzdeki yılların Galatasaray Kaptanı'nın önünde saygıyla eğiliyoruz.

Bu konunun temcit pilavı gibi sürekli gündeme gelmesi gereksiz belki ama aklımdakini belirtmeden de geçemeyeceğim. Bu kritik sezonda, "bu başkanla, bu hocayla, bu stadla da olmazsa, bir daha zor olur" cümlesine, "bu kaptanla da olmazsa" ekini ekleyememek çok üzüyor beni. Hele hele bizi uğruna bıraktığı takımın şimdiki hali ve takımımızın tam da onun mevkisinde, onun yarısı kadar bile yeteneği olan bir Türk oyuncuya bu kadar ihtiyacı olması, üzüntümü bir kat daha arttırıyor. Ah, çocuk ah…

Lige verilen arada yönetime düşen görev, dün Fatih Hoca'nın da söylediği gibi, zafer sarhoşluğuna kapılmayıp, takımı bir üst seviyeye çıkarabilecek takviyeler yapılması… Fakat bu konuda düşünüldüğünde, seçeneklerin hiç de o kadar fazla olmadığı görülüyor.

Kaleci, stoper, sağ bek ve orta saha mevkileri as ve yedek oyuncularıyla yeterli derinliğe sahip bir görünüm çiziyor. Sol bek konusunda Hakan Balta eski performansını yakaladı ama olası bir sakatlıkta Çağlar pek güven vermiyor. Belki bu bölgeye genç ileriye dönük bir transfer yapılabilir ama ben bu konunun yıl sonuna bırakılmasından yanayım.

Takımın takviyeye ihtiyaç duyduğu bölge hücum bölgesinin dörtte üçü. Elmander'in yeri garanti. Takım yıllar sonra Hakan Şükür tarzında, hatta toplu oyunda daha bile yetenekli olan bir santrafora kavuştu. Baros taraftarın en çok sevdiği isimlerden biri fakat istikrarsız. Cimbom bu üç mevkiye transfer yapmak istiyor ama Baros'u ilk 11'de kullanacağım derse, başka yabancı hakkı yok.

Her bölge için birkaç alternatif mevcut. Sol kanada, alındığı gibi Galatasaray ilk 11'inde oynayabilecek bir Türk oyuncu yok maalesef. Belki Olcan bu kategoride değerlendirilebilr ama ben onun 2. forvet olarak daha başarılı olacağı görüşündeyim. Dolayısıyla sola yabancı transfer edilirse forvet ve sağ kanat için Türk alternatifler düşünülecek. Sezon sonu Arsenal ile sözleşmesi bitecek olan Arshavin'in adı geçiyor. Sadece kanat değil, orta sahada Selçuk'un yükünü de paylaşabilecek bir oyuncu olduğu için ekstra katkı sağlayabilir. Bu durumda forvet için muhakkak yerli bir isim tercih edilmek zorunda ki, bu durumda en güçlü aday takımında mutsuz olan ve Fatih Hoca'nın milli takımda çok tuttuğu Mevlüt Erdinç. Eski Galatasaray'lı Necati de adaylardan bir diğeri. Fakat nedense tribünlerle yıldızı pek barışmadı tecrübeli oyuncunun. Ben ikisi arasındaki tercihimi Mevlüt'den yana yaparım.

Eğer sol kanada yabancı transferi yapılmayacaksa, forvete yapılacak bir yabancı transfer faydalı olabilir kanaatindeyim. Yalnız bu oyuncunun, Stancu gibi gelecek vaad eden değil, Podolski gibi kendisini ispatlamış bir isim olması gerekiyor. Yoksa yetenekli bile olsa kendisini kanıtlamamış hiçbir genç oyuncu, alışması için gerekli olan o 3-4 aylık süre boyunca Baros gibi bir gol kralını yedek kulübesinde tutamaz.

Sağ kanat yerli transfer açısından diğer bölgelere göre biraz daha şanslı. Bu bölgeye yapılabilecek en formda transfer, Hamburg'da harika bir sezon geçiren Gökhan Töre. Eboue'nin çok fazla maç kaçıracak olması da göz önüne alındığında, hem sağ bek hem sağ kanat oynayabilecek bir Hamit Altıntop da değerli katkılar yapabilir diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, bu transfer döneminde konu sadece parayı bastırmakla yada oyuncunun karısını ikna etmekle bitmiyor. Yabancı kontenjanı da çok ciddi olarak elini bağlıyor Galatasaray'lı kurmayların. Bakalım Fatih Hoca nasıl bir strateji çizecek? Maç sonrası açıklamalarına bakılırsa bu sorunun cevabını kısa sürede alacağız.

Sevgilerle,





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Twitter Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2019
 
Eylül (1)
  2015
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
mustampha
| 20 Kasım 2019 |
ucan-alman
| 08 Kasım 2019 |
enis-4-4-2-sistem
| 07 Kasım 2019 |
ali-sami-yen-1905
| 31 Ekim 2019 |
aslanimbenimbe
| 28 Ekim 2019 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN