Makale Yaz
johnson
Bu haberi yazdır
S.O.S
 Eyl
16
 2013

Ünal Aysal başkanlığında Fatih Terim yönetimindeki 3. sezonumuz. İki sezon boyunca yapılan nokta transferler ile enkazı temizleyip gökdelen inşası haline getirdik. Açık ara en iyi futbolu biz oynadık beraberinde başarılar da teker teker geldi. Ancak bu sezon için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim...

Türk futboluna kara leke alınan bir karar olarak 6+0+4 kuralını getiren TFF, belki de Avrupa'da üstüne bir koyacağımız bir zamanda önümüze set çekti. Bas bas bağırdık, bu kural Türk futbolunu geliştirmez; üstelik bu sezonki hedeflerimize engel teşkil eder. Duymadılar, duymak istemediler. Ancak bu kural her ne kadar yanlış olsa da transfer politikamız ne yazık ki 6+0+4 kuralına uygun olmalıydı. Yani mevcut yabancılarımızdan Elmander, Riera, Culio gibi futbolcularımızı bir şekilde elimizden çıkarmalı, üstüne daha iyi yabancılar almaydık ama herşeyden önemlisi Türk statüsündeki futbolcu topluluğumuzu kalite bakımından arttırmalıydık. Peki biz ne yaptık? Sivasspor'un en etkili futbolcusunu bonservis bedeli ödemeden çağırdık, 34 dakika oynatıp 200.000 euro gibi komik bir paraya sattık. Sonra Kazım'ı da aynı şekilde 200.000 euroya sattık. Hem de kimlere? Serdar Aziz gibi önemli ancak normal şartlar altında 3-5 milyon euro arasındaki bir futbolcuyu sanki değer biçilemezmiş gibi bize pazarlamaya çalışan Bursaspor'a. Sezon sonunda Alper için bizimle anlaşıp bir telefon edilince karar değiştirip Fenerbahçe ile anlaşan Eskişehirspor'a.

Normal şartlar altında kiraya versek bu futbolcuların bize çok daha fazla katkısı olurdu... Ama biz kiminle anlaştık? 3 aydır tatil yapan, sanki çok önemli bir futbolcuymuş gibi Galatasaray'ın önerdiği paraya burun kıvıran Aydın'a. 3 aydır canla başla çalışan Erman'ı bir anda siliverdik...

Ne yazık ki 3 senedir bas bas bağırdığımız sol bek açığını kapatmadık. Çok uzak değil Türk statüsünde oynayan Ali Adnan'ın neler yaptığını görüyoruz. Benim içim kan ağlıyor. Gökhan Töre, Kerim Frei gibi futbolcularımız bizim almamız gerekirken kaptırıyoruz. Üstüne üstlük bir gram gelişmeyen Emre Çolak, Aydın, Hakan Balta'ya katlanıyoruz. Neden? Bu sorunun cevabını şimdiye kadar toz kondurmadığım İmparator'a ve Ünal Aysal'a sormak istiyorum.

Neden Türk Milli Takım'ın teknik direktörlüğü sanki kutsal görev gibi lanse edildi? Mustafa Denizli ve Şenol Güneş boştayken üstelik Fatih Terim'in bu sene işleri çok daha ciddiyken neden teklifi kabul etti ve neden sanki Fatih Terim sanki boştaymış gibi neden sadece Fatih Terim üzerinde duruldu?

İlk 4 haftada son 3 senenin en kötü başlangıcımızı yaşadık. Henüz ligin başındayız, büyük konuşmak huyum olmadı hiçbir zaman... Ama bazen de görünen köy kılavuz istemiyor... Real Madrid gibi Juventus gibi takımlarla baş edebilecek kapasitede miyiz? Gerçi işler Avrupa'da değişiyor ama, biz bu sene kendimizi geliştirmedik. Bunu da kabul etmek lazım.

Bana kalırsa takım S.O.S veriyor. Umarım yanılırım, umarım beni yanıltırlar ve herkesten bu yazım için özür dilerim.

Saygılar...





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2015
  2014
  2013
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
dewildemonn
| 05 Mayıs 2021 |
kanxtete
| 25 Nisan 2021 |
ucan-alman
| 22 Nisan 2021 |
elazig
| 20 Nisan 2021 |
dewildemonn
| 18 Nisan 2021 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN