Makale Yaz
brooklyn
Bu haberi yazdır
FUTBOLDA ŞİKE
 Tem
29
 2012

Rahmetli Kazım Kanat 23 Aralık 2005 - Cuma yazısında " Fenerbahçe durdurulmalı" diye bir yazı kaleme almıştı. Ama, Kazım Kanat böyle bir başlık altında çok daha başka şeyler anlatıyordu. Fenerbahçenin 17 takımı durdurmak adına bir stareteji geliştirdiğinden bahsediyordu.

Ve, şöyle devam ediyordu rahmetli Kazım Kanat'ın yazısı, lütfen bir okuyun.

Hayır... Hayır gelinen nokta öyle değil şöyle: 17 kulüp, Fenerbahçe'nin yolunu kesmek için ortak strateji oluşturmadı. Fener 17 takımın yolunu kesmek için strateji geliştirdi. Biraz geçmişe gidelim mi? Şu an Fener'in yaptığını, 5 yıl önce Galatasaray'ın yaptığı döneme gelelim. Ne diyordu Fenerbahçe Cumhuriyeti'nin başkanı Bay Yıldırım? Merak mı ettiniz? Hatırlatayım. Demek istediğini medyaya (Spor müdürleri ile yaptığı toplantı sonrasında) söyletiyordu: "Türkiye Ligi, İngiltere Premier Ligi gibi olacak. Manchester United gibi önüne çıkanı ezip geçen Galatasaray durdurulmazsa, Türk futbolunda rekabet kalkar." Anlatmaya çalıştığım şu: Dün "Türk futbolunun geleceği için Galatasaray durdurulmalı" diyen Başkan Yıldırım, bugün "Fenerbahçe durdurulmalı" diyenlere savaş açtı. Hadi yeri gelmişken damgayı vuralım: Beşiktaş 11 puan öndeyken, Fenerbahçe Başkanı ortaya çıktı "Şampiyon olacağız" dedi. Dediğini de yaptı. 51 maçta bir kez yenilen Beşiktaş, 2003-2004 sezonunun ikinci yarısındaki 17 maçta 8 yenilgi ile dümdüz edildi. Beşiktaş'ın elinden şampiyonluk çatır çatır alındı. İşte o gün Türk futbolu öldürüldü. Üstelik faili meçhul cinayet değildi. Katil belli. Ama o kadar güçlü ki aramızda dolaşıyor! Kim mi o? Bana sormayın onun kim olduğunu. Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'e (Bir de Federasyon Başkanvekili Hasan Doğan'a) sorun. Hatırlatayım? Yazı İşleri Müdiremiz Balçiçek Pamir, Bakan'a soruyor: "Kim şampiyon olur?" Cevap: "Elbette Beşiktaş olur diyeceğim ama olmayacak. Çünkü Beşiktaş'ı şampiyon yapmayacaklar." Balçiçek soruyor: "Kim bunlar?" Bakan cevaplıyor: "Futbolu yöneten güçler?" Hatırlatmaya devam... Federasyon Başkanvekili Doğan ne demişti: "Beşiktaş'ın elinden şampiyonluk alındı." Asıl durdurulan Beşiktaş!..

Futbolumuzda Şike ve Teşviğin kol gezdiği meşhur sezonlardan birisi de herkesin bildiği gibi pek çok kişinin iddia ve itiraflarda bulunduğu 2000-2001 sezonudur.

Malumunuzdur ki o 4 defa ard arda şampiyon olan Galatasaray o sezon 5. defa şampiyon olma yolunda ilerliyordu.

Ve birileri ki o kişinin kim olduğunu herkes biliyor "BU GALATASARAY DURDURULMALI, YOKSA TÜRKIYE LIGI DE İNGILTERE PREMIER LIGI GIBI OLACAK. MANCHESTER UNITED GIBI ÖNÜNE ÇIKANI EZIP GEÇEN GALATASARAY DURDURULMAZSA, TÜRK FUTBOLUNDA REKABET KALKAR." diyerek Galatasaray'ı durdurmak ve şampiyon olmak adına ŞİKE ve TEŞVİK dahil her türlü rezil ayak oyunlarını yapmaya başladı..

İşte, futbolumuzun en rezil sezonlarından birisinin yaşandığı sezondur o sezon.

İşte bu rezil sezonda oynanan meşhur bir maç vardı. Galatasaray-Ankaragücü maçı...

Hani futbolcu Cafer, Ersun Yanal'ın evinde 300 BİN DOLAR tutarındaki TEŞVİK paralarını imza karşılığı futbolculara dağıttığını itiraf ve iddia etmişti...

İşte o paraları kim teslim etmişti ve nasıl teslim etmişti biliyormusunuz acaba?.:))..

Evet, o söz konusu Teşvik paraları bir taksinin bagajında getirilerek Ersun Yanal'a teslim edilmişti ve de bu paraları getirip teslim eden de zamanın Fenerbahçe Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Akın idi.

Kendisi yapılan röportajın bir bölümünde "Türk futbolunda teşvik primi diye bir olgu var. Maalesef Türk Ceza Hukuku'nda ve federasyon yönetmeliklerinde teşvik primi için bir yaptırım yok. Hemen her sezon sonu küme düşme potası ve şampiyonluk yarışında benzer hadiseler yaşanıyor. Burada en önemli nokta şudur: F.Bahce başkanlıksistemiyle yönetilir. Başarı da, başarısızlık da, böyle bir organizasyon konusunda herhangi bir şüphe de yönetim kurulu başkanına sorulmalıdır. Çünkü her yönetici, başkanın talimatıyla hareket etmekle yükümlüdür. Biz de o dönemde, başkanımızın istediği doğrultuda hareket ettik." demiştir...

Parayı verdiğini reddetmeyen o dönemki F.Bahçe Asbaşkanı Hamdi Akın... Parayı alan A.Gücü futbolcuları... Parayı dağıtan o dönemki A.Gücü Teknik Direktörü Ersun Yanal...

Bu röportajı yapan Tayfun Bayındır olup Hamdi Akın'ın ses kaydı da halen kendisindedir...

Bu arada da Hamdi Akın'ın söyledikleri ortada iken ve İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve Cemil Turan gibi Yönetici ve Sorumluları ceza alan Fenerbahçe'de hala Aziz Yıldırımın yapılan bu ŞİKE GİRİŞİMLERİNDEN haberi yokmuş gibi safa yatmaları çok komik oluyor.:))..

Kaynak: Tayfun BAYINDIR

BİLGİ: Cafer’in futbol hayatı bu olayların ardından kısa süre sonra bitti. Halen Fenerbahçe As Başkanlığını yapan Şekip Mosturoğlu ise o dönem Futbol Federasyonu Başkan Vekili ve hukuk Kurulu Başkanı olarak Cafer’in: “Ben Ersun hoca vasıtasıyla Galatasaray’ı yenmemiz için dağıtılan paradan aldım, suçumu itiraf ediyorum” açıklamalarına rağmen ortada bir kanıt olmadığı kanaatine vardıklarını açıkladı ve doayayı kapattı. Bu olaylarda Fenerbahçe eski Yöneticisi Hamdi Akın’ın da adı ortalarda dolaştı. (Dosyayı kapatana bakınız hele...)

Kaynak : haber7.com-Nusret Odabaş

Şikeyi Türkiye'ye getiren kulüp olan Galatasaray'ın(!) icraatlarını anlatmaya devam edelim.:))..

.....10.01.2005 'de Şeref Tribünü programının yapımcısı ve sunucusu olan Tuğrul Yenidoğan, Habertürk TV Haberbülteni`nde Gülgün Feyman`a bağlanmış ve `Fenerbahçeli bir yönetici bana (Başkaları teşvik primi vermişse biz de vermişizdir) diye konuştu` demişti

..... Yenidoğan`ın bu iddiası üzerine Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım kulübün resmi sitesinde bir açıklama yaparak `Tuğrul Yenidoğan bu yöneticinin kim olduğunu açıklasın` demişti.

..... Aziz Yıldırım`ın bu açıklaması üzerine 10.01.2005 Pazartesi günü yayınlanan şeref Tribünü programında Fenerbahçe Asbaşkanı Mahmut Uslu`nun `Başkaları teşvik primi vermişse biz de vermişizdir. Hem zaten bunun suç olup olmadığı da tartışılıyor.` şeklinedki sözleri kamera kayıtlarıyla ekranlara gelmişti.

..... Ancak nasıl olduysa Fenerbahçe düşmanı Galatasaray Medyası(!)yayınlanan bu kasedin ardından herhangi bir gelişme yaşanmamış ve olay unutulmuştu.:))..

Peki neden acaba?...

Tabi ki Fenerbahçe şike yapmadığı ve teşvik primi vermediği içindir.:))..

ALINTI.

KAYNAK:WEBASLAN HAKAN GİRGİN

Şikecisin bu yüzden havuzdan çıkma tehditleri ile küçük anadolu kulüplerini korkutarak, Lig Tv yi korkutarak sindiriyorsun. Sana karşı cephe almalarını engelliyorsun. Çünk sen çıkarsan, Gs çıkarsa Lig TV biter diyorsun.Kimse 3 kuruş alamaz diyorsun ama yanılıyorsun. Bu ülkenin başbakanı Fenerli olmasaydı bu dava bu kadar uzamazdı. Şike öngörülen maç sayısı bu kadar düşmezdi. Bu işin içinde Federasyon başkanı olmasaydı. Çoktan küme düşerdin.Kurduğun düzen sen içerdeykende devam etti. Ancak sana hatırlatıyorum ve söylüyorum şerefli (!) Aziz Yıldırım bunun birde AHİRET i var ve 30 Milyon GS li yakandadır....!

1951 yılı İstanbul Ligi son maçlar (Galatasarayın 1 maçı eksik) 8 Nisan 1951. Son maç Beşiktaş-Fenerbahçe. Fenerbahçe, Beşiktaşı yenerse, Galatasaray eksik maçını kazanması halinde şampiyon. Beşiktaş, Fenerbahçeyle berabere kalır yada kazanırsa Beşiktaş şampiyon. Fenerbahçe maça iki tane lisansız futbolcuyla çıkıyor, maçın hakemi maçı başlatmadan önce uyardığı halde bilerek ve isteyerek hükmen mağlup oluyor, Galatasaray şampiyon olmasın diye. Oynanan maçı da Beşiktaş 3-1 kazanıyor.

Bazı gazete ve mecmualar """Güzel bir formülle(!!!) sahaya gayri nizami iki oyuncu ile çıkan Fenerbahçe Beşiktaş’a borcunu ödedi.""" derken bazı gazeteler de “BORÇ ÖDENDI ALACAK NE İDI” diye başlık atarken sonradan mesele çok daha iyi anlaşılmış.

Meğer Fenerbahçenin 1943 yılından bir borcu varmış Beşiktaşa....

Meğer bu maçtan yaklaşık 8 sene önceki hesap şöyle oluşmuş.

Tarih 23 Mayıs 1943. Günlerden Pazar.

Şeref Stadında Milli Küme karşılaşmalarının sonuncusu Beşiktaşla Fenerbahçe arasında oynanacak. Eğer maçı Beşiktaş kazanır veya berabere kalırsa Galatasaray, yenilirse Fenerbahçe şampiyon olacaktı. Herkes Galatasaray aleyhinde iki rakibin anlaştığını iddia ediyordu. Nitekim Beşiktaşlılar sahaya acayip bir takımla çıkınca dalavere bütün çıplaklığıyla kendini gösterdi. Amma Beşiktaşlılar efendice(!!!!!) hareket edip, Fenerbahçelilerini geçen hafta yaptıkları gibi hükmen mağlubiyeti evvelden kabul etmeyerek kozlarını sahada pay etmek istediler. Bu karşılaşmadan evvel Fenerbahçe ile yaptıkları üç maçı da kazanan Beşiktaşlılar ne olursa olsun, Galatasaray şampiyon olmasın diye çıkardıkları şu garip takıma bakın aziz okuyucularım: Celadet- Saim, İbrahim-Hüseyin – Ömer - Ali- Sabri - Hakkı –Kemal – Cahit - Şükrü..

Ve pek tabi, bundan evvelki son üç maçında Beşiktaş'a mağlup olan Fenerbahçe eşsiz(!!!!!) bir galibiyet alarak Beşiktaşı 4-1 yener...

Ertesi gün bu maçı Cumhuriyet gazetesine tanınmış bir spor muharriri Eşref Şefik haberini şu başlıkla yazmıştı.“ŞEREFSIZ BEŞIKTAŞ TAKIMI DÜN FENERBAHÇEYE 4-1 YENILDI”... İşte tarih tekerrürden ibarettir derler. Çok doğru bir söz. Tam sekiz sene sonra Fenerbahçeliler, Beşiktaşlılara olan şampiyonluk borçlarını ödediler. Hem de ne şekilde. Faiziyle birlikte. Evvela hükmen mağlup oldular. Yani Beşiktaş-Fenerbahçe karşılaşmalarının 90.ıcısı olan maçı hükmen yani 3-0 ve 91.incisi olan hususi maçı da 3-1 kaybederek. Herhalde Fenerbahçenin kıymetli idarecileri alacaklı olan Beşiktaşlılara borçlarını faiziyle ödemekten ziyadesiyle memnun ve mesrurdurlar. Bereket versin biz Galatasaraylıların buna benzer ne bir borcumuz ve ne de bir alacağımız var.

Yukarıda bahsettiğim o meşhur 3-1'lik mağlubiyet ile ilgili olarak;

9 Nisan 1951 tarihli SON TELGRAF gazetesinde “Dünkü maça iki lisansız futbolcu ile başlayan F.B., hükmen mağlubiyeti kabul etmişti. Bu müessif hadiseye inzimamen sahadaki oyunu da 3-1 kaybetti.” Başlığı altında HALİT KIVANÇ’ın yazısı aynen şöyle idi: ... Lig şampiyonunu tayin edecek olan dünkü maç, maalesef pek nahoş bir şekilde kapandı ve spor hayatımızın acı vakalarından biri olarak tarihe geçti... ...Normal olan şekli F.B. takımının en kuvvetli tertibiyle sahaya çıkması ve rakibini yenmesi idi. Bu arada dolaşan dedikodulara aslan inanmıyor ve Sarı-Laciverdin bu kudretli kadrosunu bekliyorduk. Fakat maç saati geldiği anda, İnönü Stadyumunu dolduran 25 binden fazla seyirciyi hayal sukutuna uğratan bir manzara ile karşılaştık. F.B. sahaya lisansı olmayan iki oyuncu ile çıkıyordu. Evet, Fener takımı, daha birinci dakikada mağlubiyeti hem de kendisine bir tek puan bile kazandırmayacak olan hükmen mağlubiyeti kabul etmişti. Bu demektir ki, Sarı-Lacivertliler puan ve fikstür icabını suistimal ederek şampiyonluğu Beşiktaşa vermeyi uygun görmüşlerdi....F.B. gibi şerefli ve şöhretli bir kulüp, bu gibi kaprislere alet olacak tıyniyette bir teşekkülmüdür? Sarı-Lacivert şeref dolu tarihinde böyle peşin bir mağlubiyet bulunduğunu biz zannetmiyoruz. F.B. taraftarları dün büyük yeis içindeydiler, günü erken saatlerinden itibaren stada koşan binlerce seyirciyi istismar etmeye kimin hakkı vardı?

...Herhalde bu hadisenin resmi bazı neticeleri de olacaktır. Başta böyle bir gayrinizami oyuna müsaade eden hakem olmak üzere müsebbipler hakkında gereken kararların alınması doğru olur.

O günlerdeki gazetelerde ve mecmualarda yazanları anlatmaya kalkmayayım çünkü sayfalar yetmez yaşanan o rezillikleri anlatmaya...

Mesela, en basitinden HER GÜN gazetesinin söz konusu maç ile ilgili başlığı aynen şöyle idi;

"SATILAN FENERBAHÇE"

İşte Fenerbahçeli Zeki Rıza Sporel 'in sözleri: “Çok hazin bir spor hadisesi karşısında bulunuyoruz. Bir Fenerbahçeli olarak üzüntüm büyüktür. Fenerbahçenin yaptığı bu hareket, asla sportmenliğe sığmaz. Ben bazı Fenerli arkadaşlarımla, meseleyi anlar anlamaz maçın yarısında stadı terkettim. Fenerli idareciler çok çirkin bir iş yapmışlardır.”.....

Acaba "BU ÜLKEYE ŞİKEYİ GALATASARAY GETİRMİŞTİR" diyen süper zeki(!) beyfendiler(!) bu konularda ne düşünürler, ne söylerler gerçekten çok merak ediyorum.:))..

EMİNİM ŞİMDİ AZİZ BEY İLE ÖĞÜNDÜKLERİ GİBİ, ŞİKE İLE GURUR DUYDUKLARI GİBİ O GÜNLERDE YAŞANANLAR İÇİN DE BİR KURTULUŞ SAVAŞI HİKAYESİ UYDURURLAR. O DAVRANIŞLARINDAN DA BİR KAHRAMANLIK DESTANI ÇIKARIRLAR.:))..





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
Son Girilen Makaleler
sizofren
| 21 Mart 2020 |
bin-dokuz-yuz-bes
| 16 Mart 2020 |
bin-dokuz-yuz-bes
| 10 Mart 2020 |
ayhandayan
| 04 Mart 2020 |
bin-dokuz-yuz-bes
| 03 Mart 2020 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN