Makale Yaz
bulentkarci
Bu haberi yazdır
Allah'ın Adaleti
 May
26
 2019

Allah'ın sopası yok. Fakat adaleti olduğunu son iki senedir başta Beşiktaş ve Başakşehir olmak üzere Fenerbahçe ve diğerleri bir kez daha gördüler. Biz bir kez daha hatırlatalım olanları:

İlhan Cavcav'ın adını taşıyan geçen sezondan alalım. Geçen sezon Galatasaray aleyhine bariz o kadar hata yapıldı ki, yöneticiler isyan ettiler. Göz göre göre yapılan bu hataları başta Erman Toroğlu ve Rıdvan Dilmen olmak üzere bir çok kişi teslim ederken önce, önceki iki sezonun şampiyon takımın başkanı Fikret Orman ve sonra Başakşehir başkanı Göksel Gümüşdağ sırasıyla hakemlerin yönetiminden memnun olduklarını açıkladılar. Unuttukları bir şey vardı: Galatasaray'ın maçlarını yöneten hakemler kendi maçlarına da çıkacaktı. Zannettiler ki aynı hakemler kendi maçlarına çıkınca adam gibi "adil" maç yönetecek. Aslında bu açıklamaları ile hakemlerin kendi maçlarına rahat çıkmalarına neden oldular. Galatasaray maçındaki laçkalıklarını bu sefer daha rahat bir şekilde bu iki takıma da yaptılar. Hatta "Nasılsa bizden memnunlar." deyip tamamen serdiler. Galatasaray yöneticilerinin açıklamaları ile Galatasaray maçlarına daha dikkatli çıkıp daha az hata yaptılar. Fatih Terim rüzgârını da arkasına alan Galatasaray 21 şampiyonluğuna ulaştı. Oysa bu iki başkan çıkıp Galatasaray'ın uğradığı haksızlıkları kabul edip hakemleri eleştirselerdi belki başka bir şampiyondan bahsediyor olabilirdik. İşte Allah'ın adaleti böyle bir şey. Allah sopa ile vurmaz. Fakat adaletsizliğe çanak tuttukları için Allah onları cezalandırdı. Fakat anlayana... Anlamadıklarını bu sezonda daha iyi görmüş olduk.

Bu sene VAR ile başladık. Zannedildi ki VAR olunca hata olmayacak. Unutuldu ki maçlarda göz göre göre hata yapan hakemler VAR'ın başındalar. Ve bu hataları VAR'a rağmen yapmayı sürdürdüler. Konyaspor maçı ile zirveye çıkan VAR'a rağmen Galatasaray aleyhine yapılan hatalar, yine Erman Toroğlu ve Rıdvan Dilmen başta olmak üzere tepkilere neden oldu. Erman Toroğlu "çıldırırken" Rıdvan Dilmen "Bu kadar da olmaz." dedi. Galatasaray yönetiminin haklı isyanı karşısında Kulüpler Birliği bildirisi geldi: "Hakemler de insan..." Sonradan birçok kulüp başkanı bu bildiriden haberdar olmadığını söylese de olayın başında geçen sezondan bir ders almadıkları anlaşılan Fikret Orman ve Göksel Gümüşdağ ile taze Fenerbahçe başkanı Ali Koç'un olduğu anlaşılıyordu. Galatasaray'ın mağdur edilmesinden memnun olan bu kişilerin VAR'a rağmen yapılan hataları en azından teslim etmeleri gerekirken, hakemlerin de insan olduğunu söylemeleri aslında Galatasaray'ın mağdur edilmesinden mutlu olduklarını gösteriyordu. Adaletsizliğe çanak tutan bu zâtların unuttuğu iki şey vardı: Bir aynı hakemler maç yönetmeye devam edeceklerdi. İkincisi ve en önemlisi Allah'ın adaleti. Bildiride sahip çıkılan hakemler o rahatlıkla maç yönetmeye devam ederken sadece Galatasaray'ı değil diğer takımların da canını yakmaya devam ettiler. Ve Allah'ın adaleti bu kez farklı şekilde tecelli etti: Hep VAR'a rağmen Galatasaray aleyhine hata yapan hakemler bu sefer lehinde hatalar yaptılar. Lakin artık lig sonuna doğru gelinmişti. Şampiyonlukta Galatasaray'ın rakibi olanlar biraz anlaşılabilir. Aslında 8 puan farkla önde olan Başakşehir'in inanılmaz puan kayıplarını sorgulamak yerine Galatasaray'ı hedef almalarını kimse kabul etmedi. Beşiktaş ise zaten mucizevi bir şampiyonluk iddiası vardı. 32 maç kendi sahasında yenilmeyen bir takımla deplasmanda maç yapacaklarını unuttular. Ve hatırlatıldıklarında rüyaları da sona ermiş oldu. Fakat hakemler sayesinde ligde kalmayı başaran Fenerbahçe'nin yöneticilerinin derdi neydi? Özellikle Ali Koç ve Fenerbahçe'nin talihsizliği olan yöneticisi Semih Özsoy'un açıklamaları olan "Türk futbolunun kara gecesi" açıklaması? Bu sadece kıskançlıkla açıklanmaz. Bu kendi başarısızlıklarını gölgeleme çabasıydı. Bu sezon iki maçta da hakemlerin Galatasaray'ın elinden aldığı Fenerbahçe bu sayede ligde kalmayı başardı. Bu iki maçta da yapılan bariz hakem hataları sonucu yenilmeyen Fenerbahçe, aksi bir sonuç alınsaydı muhtemelen psikolojik olarak çökecek ve taraftar desteğini de kaybedecekti. Özellikle Kadıköy'deki maç sonrası zihinsel problemleri olduğu anlaşıla Semih Özsoy'un aymazca "Biz de hakemlerden şikâyetçiyiz." açıklaması kuyruğu dik tutma çabasıydı. Aslında "Hakemler bizim lehimize yeterince hata yapmadılar. Yoksa maçı alırdık." demeye çalıştı. Bir de "Son 20 yıldaki şampiyonluklar mercek altına alınmalı." derken güya Galatasaray'ın son 10 şampiyonluklarına çamur atmaya çalışıyordu. Ama aslında zekâ seviyesini ortaya koyuyordu. Kimse ona son 20 yılda Fenerbahçe'nin 5 şampiyonluğu olduğunu hatırlatmadı. Müttefikleri Beşiktaşlılar da çıkıp aldıkları 4 şampiyonluğun şaibeli gösterilmesine ses çıkarmadılar. Bursasporlular da Beşiktaş gibi üç maymunu oynadılar. Semih Özsoy Galatasaray'ın nasıl şampiyon olduğunu bilemez. Fakat kendi 5 şampiyonluklarını yakînen görmüştür. Eğer sözünde samimi ise Fenerbahçe'nin bu 5 şampiyonlukları hangi hak ihlalleriyle elde ettiğini açıklasın. Özellikle 2010-2011 yılında oldukları şampiyonluğu Trabzonsporlulara izah etsin. Bir sözüm de bu meczubu dizginleyemeyen Ali Koç'a. Bu kafa ile devam ederse selefi Aziz Yıldırım gibi daha birçok Galatasaray şampiyonluğu görecek. Kavga ortamından, kaostan medet ummak kendisine yakıştı da Fenerbahçe'ye yakışmadı. Oturduğu makamın bir asrı aşkın bir kulübün başkanlık makamı olduğunu, her açıklamasının Fenerbahçe'ye mâl edileceğini hatırlamalı.

Netice olarak Rizespor ve Beşiktaş maçlarında VAR'a rağmen yapılan hatalar Galatasaray'ı şampiyon yapmadı. Asıl Türk Futbolu'nun kara gecesi olan Galatasaray aleyhine açıklanan bildiri Galatasaray'ı şampiyon yaptı. Buna yayıncı kuruluşun komik "yılın enleri" törenini de eklemek lazım. (Geçen sezonun lig şampiyonu ve bu sezonun o hafta lig ikincisinden bir tane futbolcu alınmaması traji komikti. Bunda bildiri yayınlayanların parmağı olduğu aşikârdır.) Bütün bu adaletsizliğe çanak tutanlar, alkışlayanlar, destek olanlar Allah'ın adaletini unuttular. Hem de "insan" oldukları açıklanan hakemler eliyle cezalandırıldıklarını anlayamadıklar. Oysa gerçekten âdil olup şeytana uymak yerine Galatasaray aleyhine yapılan haksızlığı teslim edebilselerdi belki Allah onlardan birisine şampiyonluğu nasib edecekti. Yapamadılar, olamadılar. Bundan bir ders çıkarabildiler mi? Bence "Asla!"    

Ligin ilk devresinde forvetsiz oynayan, liderin 6 puan gerisine düşen; defansını değiştiren, Gomis'in ayarında bir forvet alamayan ve bir ara da liderin 8 puan gerisine düşen takıma şampiyonluğu kaptıranlar ağlamayı ve Galatasaray'a çamur atmayı bırakıp nerede hata ettiklerine bakmaları lazım. Bir de Allah'ın adaletinin olduğunu hatırlamaları...





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Twitter Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2019
 
Mayıs (1)
  2018
  2017
  2016
  2015
  2014
Son Girilen Makaleler
dewildemonn
| 13 Haziran 2019 |
cenas1905
| 11 Haziran 2019 |
ruhunla
| 02 Haziran 2019 |
dewildemonn
| 29 Mayıs 2019 |
En çok yorumlananlar
| 1 yorum | 11 Haziran 2019 |
cenas1905
TÜMÜ
WEB ASLAN