Makale Yaz
satriani
Bu haberi yazdır
4-2-3-1 kabusu!
 Kas
24
 2011

G.SARAY’IN ESAS SORUNU:  4-2-3-1 KABUSU

 

4-2-3-1 oyun düzeninin menşei Hollanda futboludur. Hollanda futbolundan etkilenen İspanya ise bu sistemi en çok sahiplenen ve uygulayan ülke olmuştur. Özellikle Rijkaardlı Barca’nın elde ettiği başarılar ardından İspanya Milli Takımın Dünya şampiyonu olması bu oyun düzenini popüler kıldı.

 

Türkiye futboluna ve G.Saray’a yansıması ise ilginçtir. G.Saray bu düzenle Rijkaard ile tanıştı 4-3-3 olarak söylense de dizilim 4-2-3-1 idi. Başarısızlıkla sonuçlanan süreçten sonra Hagi ile bu düzen devam etti ve aynı başarısızlık hem de benzer açıdan devam etti ancak kabus bitmedi maalesef şu an da Fatih Hoca’da bu düzeni sıkıca benimsemiş durumda. Milli takımda ise Hiddink’le beraber bu sistem uygulandı ve kepazelikle sonuçlandı.

 

Gelelim 4-2-3-1 ile ilgili gözlemlediğim şeylere; 1.si bu sistem Barcelona, İspanya Milli takımı ve Hollanda Milli takımının kadro yapısına göre dizayn edilmiştir. Tek forvet arkasında iki yönlü oynayabilen kaliteli 3 oyuncu mutlaka şarttır..Bahsettiğim takımlarda bu oyuncular bolca mevcuttur bu nedenle de adamlar çift forvet yerine tek forvet arkasında bu adamları değerlendirmek istemişlerdir. Bu oyuncuların en önemli işlevleri dikine gidebilmek, ölümcül pas atabilmek, hücumda defansın arkasına sarkabilmek..İniesta, Sinejdar, Xavi gibi oyuncularınız varsa bunu yapabilirsiniz..(Bizde Ayhan, M.Sarp, Elano, şimdi Kazım-Riera vs ile denendi / deneniyor.)  Dediğim gibi o takımlarda bu tip adamlar çokça mevcuttur ve onlar için en optimum sistemdir. Gelelim G.Saray’a;

 

G.Saray’da 4-2-3-1 deki 3 lü oyuncular genel olarak Riera-Selçuk-Kazım olarak geliyor bu 3 oyuncuda adam geçme, dikine oynama, pas atma konusunda tutuklar kaldı ki defansif yönleri de zayıf top kazanma oranları düşük bu nedenle G.Saray hücumlarda yan paslara tıkanıyor ve garibim Elmander tek başına 4 lü defansın arkasında debeleniyor. Barselona kadar teknik bir takım olmadığımız için kısa paslarla hücuma çıkma girişimleri de tıkanıyor ve yukarıda dediğim gibi yan paslara dönüyoruz. G.Saray hücuma kalkana kadar rakip takım çoktan yerleşiyor ve Elmander 4-5 tane adamın arasında kayboluyor bu sistemi çözen teknik direktörler de G.Saray’ın pas yapmasına göz yumup geride birikiyorlar ve genelde G.Saray 15-20 tane yan pas yapıp en sonunda ceza sahasına sallama bir top atmak zorunda kalıyor ve sonuçsuz kalıyor.

 

Bu sistemin defansif yönüne bakarsak  Fatih Terim’in oyunculara ısrarla yaptırdığı çok garip bir uygulama var; Rakip takım topu ayağına aldığı anda bütün oyuncularımız kendi yarı sahasına deli-dana gibi koşmaya başlıyorlar. Rakibimiz sanki Real Madrid olsa anlaşılacak bu taktik rakibimiz İBB, Mersin vs gibi takımlar olunca oldukça lüks ve yorucu oluyor. Karşı takıma rahat rahat top yapma ve hücum etme olanağı veriyoruz oyuncularımız da deli gibi koşmaktan tükeniyorlar. 4-2-3-1 in sefaletini en iyi gözlemleyebileceğimiz maçlardan bir tanesi de Türkiye-Hırvatistan maçıdır. Hırvat teknik direktör oyun düzenini iyi çözmüş olmalı ki tam da saydığım zaaflara yönelik oynattı takımını..Ceza sahası içinde 4 adamı Burak Yılmaz’ı rahatça marke ederken orta saha da milli takımın anlamsız paslaşmalarına izin verdiler ve rahatça defansa yerleştiler bir ara milli takım orta sahası adeta hilal şeklinde yayılıp paslaşıp durdular bu arada  ceza sahasında Burak Yılmaz 4 kişinin arasında kaybolup gidiyordu.

 

 

Çözüm 4-4-2 Pres… Türk futbolunun ve G.Saray’ın bütün başarıları bu sistemle gelmiştir. Oyuncularımızın en iyi bildikleri sistem de 4-4-2’dir. G.Saray ne zaman çift forvete dönse maçın şekli değişiyor (örnek Bursa maçı.)  Çift forvetin bir avantajı uzun top oynamanıza izin vermesi, rakip savunmayı meşgul etmesi  (4-2-3-1 in bir handikapı da budur tek forvet nedeniyle rakip savunma çok rahat oynuyor).. G.Saray, son şampiyon olduğu yıl ilerde H.Şükür-Ümit Karan ikilisinin presçi oynunun rolü büyüktür.  Milan Baros – Elmander ya da Sercan Elmander seçenekleri gayet yerinde olacaktır özellikle Baros ve Sercan çapraz koşularla karşı takım defansını dağıtabilirler bizim orta saha da anlamsız kısa paslar yerine bu adamlara çok rahat uzun top atabilirler. Sonuç olarak Futbolda şablonlar ya da sihirli formüller yoktur kadro yapınıza göre oyun sisteminiz olmalıdır. İspanya ya da Barcelona’da tutan bir sistem en iyi sistem demek değildir sadece onlara en uygun sistem demektir bunu aynen alıp teknik yönü, fundamentali zayıf Türk takımlarında oynatmak intihardır acilen bu sistem bırakılmalı ve futbolcuların yıllardır oynadıkları ve bildikleri 4-4-2 üzerinde durulmalıdır.





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
Son Girilen Makaleler
the-babaa
| 24 Eylül 2021 |
sizofren
| 23 Eylül 2021 |
yusufakbudak
| 20 Eylül 2021 |
ucan-alman
| 08 Eylül 2021 |
kutsal-forma
| 31 Ağustos 2021 |
En çok yorumlananlar
| 1 yorum | 23 Eylül 2021 |
sizofren
TÜMÜ
WEB ASLAN