Makale Yaz
muratt
Bu haberi yazdır
Eskişehir Maçından Taşanlar
 Eyl
27
 2011

9 kişi ile oynadığımız eski bir TS maçımızı örnek vererek eleştirdiğim Karabük maçındaki oyunumuzdan sonra Eskişehir maçını çok fazla beklenti içine girmeksizin nötr gözlerle izlemek adına maçtan önce kendi kendime terapide bulundum. Salt GS’lı gözüyle değil de herşeyden önce bir futbolsever olarak izlemeye çalıştım maçımızı. Böylece daha az sinirlenmeyi, oyunculara daha az söylenmeyi umuyordum.

Herneyse, herkes gibi ben de çift forvet ile çıkılmasını bekliyordum maça. Ancak tek forvet ve arkasında Engin düzeni ile çıkmayı tercih etti Terim. Açıkçası düşündüğümde Selçuk-Melo çift ön liberosunun yanında oynama yeteneği olmayan Sabri’yi de katıp tek forvet oynamak yerine, oynamayı biraz daha bilen Engin ile tek forvet çok da mantıksız gözükmüyordu maç öncesi. Ancak önemli olan Terim’in teoride düşündüklerinin sahaya ne derece yansıyacağıydı. Bu arada Eboue sakat olmasaydı sanırım Engin’in yerinde yine Sabri olacaktı.

Maçın ilk dkları Eskişehir’in kapanarak, bizim defanstan çıkarken kaptırdığımız toplarla baskın hücumlar yapmak suretiyle sonuç almaya çalışacağı izlenimini verdi. Bunu kolaylaştırmak için özellikle Selçuk ve Melo başta olmak üzere oyunu kurup, topu rakip alana taşıyacak oyuncularımızın topla buluşmasını engelleyecek bir şablon uygularken bunu adam adama markaj olarak değil de yakın alan markajı şeklinde yapmaya çalıştılar. Nitekim kapılan toplarla birkaç tehlikeli atak girişiminde bulundularsa da skora çevirmekte muvaffak olamadılar.

Maç kitlenmeye doğru yol alıyorken hiç beklenmeyen bir şey oldu ve GS çoktandır unuttuğumuz bir şeyi yaparak "duran toptan" gol buldu. Bu, rakiplerimizden FB’nin yıllardır işini gördüğü, kötü oynadığı birçok maçı bu sayede kazandığı, çevirdiği büyük bir silahtı. Ve biz bunun uzun süre sonra faydasını görebildik. İşte maçın dönüm noktası da bu oldu. Bu golden sonra Eskişehir maç başı stratejisini neredeyse bıraktı. Çünkü tüm planları ilk golü kendilerinin bulup maçı GS için içinden daha da çıkılmaz bir hale getirmek üzerineydi. Skorda geriye düşünce kırılan bu yapıları sayesinde Selçuk-Melo ikilisi topla daha çok buluşmaya başlarken, Engin ve Riera da ayaklarına hakim görüntü çizerek oyunun büyük oranda GS’ın kontrolü altında geçmesini sağladılar. Bu pas trafiği özellikle Eskişehir’in baskın olma çabasında olduğu dklarla daha da artarak bu direnci kırdı. 2. golün gelmesiyle de  oyun skor olarak da rahat bir şekle büründü.

2-0’dan sonra rakip defansın da orta çizgiye yaklaşmasıyla  4-5 kez araya koşulsa pozisyona dönüşecek atak başlangıcımız oldu ancak bu noktada oyuna Baros veya Sercan takviyesi skoru daha da artırabilecekken Terim Elmander’i 90 dk oyunda tutmayı tercih etti. Yeri gelmişken ileride fizikli bir forvetimizin olması rakipten devamlı 2 kişinin onun başında kalarak hücuma yeterli desteği verememesi açısından bizim lehimize bir durumdu. Bu arada karşı karşıya iken vurduğu şutun İvesa’nın başından kornere çıkması da ilginç bir pozisyon oldu.

Özetle;

Artılar;

·   Duran toptan gol bulunması (burada kavisin kaleye doğru olmasına dikkat!!)

·   Tek forvet oynanacaksa Selçuk ve Melo’nun yanında ofansif bir orta saha oyuncusunun olması gerektiği (biraz daha fizik güç kazanırsa Engin’de ısrar edilebilir)

·   Balta’nın az da olsa kıpırdamaya başlaması ama hala çok yetersiz.

·   Riera’nın faydalı olacağa benzemesi

·   2-0’dan sonra her zaman yapılan geriye çekilme huyunun değişerek önde basmaya devam edilmesi

·   Rakibin baskı kurma isteğinin bol pas ile kırılması

Eksiler;

·   Kanat beklerin yeterince son çizgiye inememeleri.

·   Oyun aklımızın  istenen seviyede olmaması. 2-0’dan sonra 4-5 kez elimize geçen rakip defansı ortaya yakın bir yerde tek hatta yakalama imkanlarını pozisyona çevirememe,

·   Stadın özellikle maç sonu çıkışlarındaki ulaşım problemlerinin devam etmesi. (Bütün yaz ne yapıldı merak etmemek elde değil) Buna rağmen 30-35 bin seyirci, üstelik de hafta içi, hiç fena bir rakam değil.

·   Stadın dış cephesinde halen hoş olmayan çıplak beton görüntülerinin mevcut olması

 

Sonuçta artık seri yakalamamız gerekiyor ki halkalar daha bir sağlam dursun. Skor-iyi oyun-taraftar-moral bunların hepsi birbirine bağlı olup, şampiyonluk şansımız bu bağlantının kuvvetiyle doğru orantılıdır.

Sevgilerle,

Murat





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
Son Girilen Makaleler
sizofren
| 03 Haziran 2021 |
yusufakbudak
| 28 Mayıs 2021 |
dewildemonn
| 16 Mayıs 2021 |
sizofren
| 13 Mayıs 2021 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN