Makale Yaz
muratt
Bu haberi yazdır
Mantalite, TS maçı ve Verilen Söz
 Eyl
23
 2011

Dünkü Karabük maçımızı kısmen izleyebildim.  Beraberlik – mağlubiyet elbette GS gibi büyük takımlar için kötü sonuçlardır. Ancak ben bundan da kötü olan, maalesef son birkaç yıldır üzülerek gözlemlediğim mantalitedeki değişim üzerinde durmak istiyorum.  Beni beraberlikten, oyuncu tercihlerinden, tercih edilen oyuncuların performanslarından çok daha fazla üzen bu değişikliğin ne olduğunu bir örnekle size anlatmak istiyorum;

Yaşı 30 ve üzeri olan arkadaşlarım hatırlayacaklardır. Kalli’nin bizdeki ilk dönemi olan 92-93 sezonuydu. Hakan Şükür’lerin yeni geldiği, alttan Okan, Mustafa gibi yıldız adaylarının kadroya alındığı, Falko ve Stumpf gibi profesyonellikte örnek isimlerin de bünyeye katıldığı sezondan bahsediyorum. Ve o sezonun ilk yarısında ASY’de oynanan TS maçımız vardı. Kısaca özetleyeyim, 25 ve 27. dklarda Tugay ve Ugur arka arkaya kırmızı kart görünce bir anda 9 kişi kalmıştık. Kolay değil, TS gibi –ki adamların iyi zamanlarıydı- bir takıma karşı 60-65 dk 2 eksikle mücadele etmek. Aynı zamanda tribünlerin yarı yarıya ayrıldığı bir dönemdi. İki takımın 10’ar küsür bin taraftarı tribündeydi. İnanın o maçta gösterdiğimiz direnç, çaba, hırs ve azmi aradan onca yıl geçmesine rağmen bugün bile gururla anarım. Benim için büyüklük oydu. Nitekim oyunu bir an bile bırakmayıp, her oyuncunun arkadaşını da kollayarak ve yardım ederek oynaması ile 70 li dklarda Hakan Şükür ile 1-0 öne geçmiştik  – ki o dk ya kadar da en az 3-4 tane net pozisyona girecek kadar hücum zenginliğimiz de olmuştu- ancak maalesef son dkda Cyzio ile TS beraberliği yakalamış, o mücadelede sonuna kadar hak ettiğimiz galibiyet yerine sahadan beraberlik ile ayrılmıştık. Hiç unutmam tribünde birçok insan , sahadaki çoğu oyuncumuz son dkda gelen TS golü yıkılmış, gözyaşlarını tutamamıştı. O hırs ve mücadele idi benim için önemli olan, 5-0 da yenilsek vız gelirdi.

Şimdi bunları neden anlattım?

En başta dediğim, kısmen seyredebildiğim Karabük maçında maçın bizim açımızdan 14. dkdaki kırmızı kart ile sonuçlandığını görmekti beni asıl yaralayan. Resmen ne zaman gol yiyeceğiz diye beklemeyle, çoğu zaman da TV başında uyuklama ile geçti koca maç. Gol atacağımıza ilişkin en ufak bir emare bile yoktu. Kalecimiz Ufuk’un kafa ile verilen her geri pasında topu eline almak için rakip gelinceye kadar beklemesini, bir taç, serbest vuruş, korner …vb atış kazandığımızda nerdeyse kimsenin atışı yapmak için topa gitmemesini, elmander’in her 3 kişinin arasında dalışında ters taraftan destek gelir mi acaba diye boşa beklemelerimi, Allah’ın lütfu – rakibin geri zekalılığı ile gelen penaltı golünden sonra galibiyet gölü atmış gibi pitbull sevinci yapılmasını, bir kişinin de topu ağlardan alıp koşarak santra noktasına götürüp “hadi başlayın maça, biz bu maçı almak istiyoruz” tarzı bir düşünceyi taşımamasını, aksine oyuncularımızın maçı kaybetmemek için nerdeyse yalvarır vaziyette sahada dolanmalarını, ve bunu -küçümsemek için söylemiyorum ama-  Karabük gibi mütevazi bir rakibe karşı yapmalarını gördükçe yukarıdaki anlattığım TS maçı, Kopenhag Parken’de Arsenal’e karşı son yarım saat 10 kişi ile aslanlar gibi mücadele ettiğimiz final maçı ve benzeri nice maçları düşünerek  öyle derinden bir  “aaaaah ah” demişim ki mutfaktaki eşim bir şey oldu zannedip salona koşuverdi.

Sonuçta Sayın Terim hocam, sizden ricamız;

Biz sizden her maçta galibiyet beklemiyoruz.

Ancak değil 10, 8 kişi de kalsa bu takımın sahada galibiyet için emek vermesini görmek istiyoruz. Bunu görelim, inanın yenmişiz-yenilmişiz ikinci planda kalır.

Fazla uzatarak okurları da sıkmak istemiyorum ve yazımı sözleşme imzaladığınız gün verdiğiniz bir sözle tamamlamak istiyorum;

“Yeneriz – yeniliriz ancak taraftarımız şunu iyi bilsin ki sahada zevk veren – mücadele eden bir GS izleyecekler”

Sabırla bekliyoruz hocam bu sözünüzü yerine getirmenizi…

Saygı ve selamlarımla,

Murat

 

 

 





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
Son Girilen Makaleler
mustafadayi052hotma
| 17 Eylül 2022 |
kabatasli
| 12 Eylül 2022 |
sizofren
| 09 Eylül 2022 |
mustafadayi052hotma
| 02 Eylül 2022 |
mustafadayi052hotma
| 02 Eylül 2022 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN