Makale Yaz
nusretoglu
Bu haberi yazdır
Riekerink'in zayıf yönleri...
 Eki
24
 2016

Millet olarak tahammülsüsüz farkındayım. Sabırsız tavırlarımız istikrarın gelmesine de engel oluyor. Taraftarı olmayan ama istikrarı olan, yalan dolan haberlerle, magazinleştirilen sporla ilgisi olmayan ve haber değeri diğer  takımlardan daha düşük olan Başakşehir kulübü, 4 büyüklerin jenerasyon değişikliği nedeniyle gönderdiği isimleri kendisiyle uzun yıllardır oynayan bir kaç yetenekle yoğurarak ligin zirvesinde yer alıyor. Bu haksızlıkla, hakem korumasıyla ve oyuncu kalitesinin diğer takımlardan üstün olmasıyla alakalı bir durum değil herkes çok iyi biliyor. Aynı oyunculara GS forması giydirsen ligde belki en fazla 5. olur veya teknik adamı Gsın başına koy şu ankinden çok fazla bir değişim olmaz. Nihayetinde geçen sene ziller takılarak gönderilen Hamza Hoca da bu sene aldığımız puanla aynı başarıyı göstermişti fakat başarısız oldu diye gönderildi şimdi de Bursaspor’da 16 puanla ligde yer almakta.

JOR diye kısalttığımız, “Bey” lakabı ile övgülendirdiğimiz teknik adamımız için ise herkes çok ümitli ve sabırlı şimdilik. Hakkında herkes olumlu haberler yapıyor, gelecek adına ümit verici konuşmalar yapıyor vs.vs. Bizim için referans oynattığı oyun ve oyun esnasındaki hamleleri tabi ki. Seyirciyi arkasına almışken çok bariz hatalar yapmaya devam ederse yine tahammülsüzlüğümüzün kurbanı olarak “Eski” teknik adam kategorisine geciş yapması diğerlerinden çok daha kolay olacak.

İlk gözlemlere göre takım içindeki sevgi ortamına katkı yapması, hak edene forma vermesi, takımı belli bir sisteme göre oynatması, genç oyunculara şans vermesi ve takıma angarya olan oyuncuları tek hamlede takımdan uzakta tutması hepimize kendisini sevindiren gelişmeler oldu. Kaybettiği puanlara da olur bu kadar diyerek sabır gösterdik. Yenildiğimiz Trabzon maçında bile taraftar destekledi kendisini ve takımı fakat oyun içinde yapılan hataları da bir yere not ettik. Zayıf yönlerininin başında gelen oyun okuma becerisinin düşük oluşuna, hak edene değil de ismi olana forma verme çabası başına işler açacak gibi görünüyor. Bizim taraftar kitlemizde de maalesef oyuncuların performansları değil de isimleri daha fazla ön planda olduğu için JOR popülizm tuzağına düşerse bu kayıplar artması yanında bir de oyuncuların da özverilerinde problemler çıkmaya başlar.

Bir kaç örnekle pekiştirmek gerekirse:

Beşiktaş maçında 2-0 önde başladığın ikinci yarıda yorulan takıma takviye yapmamak, Şenol Güneş’in kanat akınlarına karşı zayıflayan kanatları takviye etmemek. Sabri Q7i çok güzel kesiyorken onu çıkarıp “iyi ki girdi” dedirtmeyen bir performans sergileyen Cavanda’yı oyuna sürmek ve 2-0ın üsütne yatmak.

Trabzon maçında ise daha önce girdiği hiçbir maçta Sabri’den iyi bir performans sergileyemeyen Cavanda henüz hazır değilken ilk 11de oynakmak, ilk çıkan oyuncunun Sneijder değil Podolski olması gerekiyordu, girecek oyuncu da Sinan değil Yasin’di. Podolski’nin maç boyunca sadece kadrolar okunurken ismini duyduk, 1-2 defa ancak değmiştir top ayağına. Selçuk’u çıkarıp De Jong’u almasının ise hiçbir mantığı olmadığı gibi takımın dengesini de alt üst ettiği gün gibi ortadaydı.

Velhasıl kendisi bu tarz bariz hatalara devam ederse Muslera’nın kurtardığı maçları kaybetmeye başlarsa geleceği hiç iç açıcı olmayacak. Biz sabredelim ama bariz hatalar yapılmasın. Yardımcılarının yanında hiçbir şeyi görmeden ona yardımcı olmadan durması da ayrı bir başlık.

Selamlar... 





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2017
  2016
  2015
  2012
  2011
Son Girilen Makaleler
kemal-cinar
| 27 Eylül 2021 |
karabela1963
| 25 Eylül 2021 |
the-babaa
| 24 Eylül 2021 |
sizofren
| 23 Eylül 2021 |
yusufakbudak
| 20 Eylül 2021 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN