Makale Yaz
bin-dokuz-yuz-bes
Bu haberi yazdır
Artık 4-3-3 Zamanı
 Eyl
11
 2019

Bu topraklarda 4-3-3 ü hakkıyla oynayabilen henüz hiç bir takım olmadı. Belki birinci Ersun Yanal dönemindeki Fenerbahçe, bu oyun düzenine yaklaşmış gözükebilir. Fakat ofansif yerleşmede iki stoperin kenarlara açılıp, tek ön libero oynayan Mehmet Topal ın da stoperlerin arasına girmesiyle geride üçlü bir savunma hattı oluşuyor ve 4-3-3 ile 3-4-3 arasında sürekli bir geçiş yaşanıyordu. Bu kurguda en çok yorulan da haliyle kanat bekleri oluyordu.

Ezbere uygulanan ofansif yerleşmede, rakip sizi çözdüğü an çuvallayabilirsiniz. Nitekim geçiş futbolu şok presle baskına uğratılabilir. Bunu o dönemde Fenerbahçe ye karşı özellikle uygulamak isteyen teknik direktörler oldu. Fakat Fenerbahçe topla çıkarken ayağa çok iyi oynayan Emre ve Meireles gibi futbolculara sahipti. Bu yüzden Avrupada hüsranla sonuçlanabilecek bu geçiş oyunu Türkiyede tuttu.

En şaşalı dönemindeki Barcelona bile 4-3-3 ü bu kadar riskli ya da daha doğru bir ifadeyle bu kadar ezbere oynamıyordu. Haliyle de kanat beklerine fazla yük binmemiş oluyordu. Yer değiştirme ve boşluk doldurma futbolu sürekli kademeli olarak gerçekleşiyordu. Önce savunma dörtlüsü kompakt olarak öne çıkıyor ve oyun mesafesi daraltılıyordu. Top, sürekli ayağa oynanıyordu. Kanat forvetler yer değiştirdiklerinde o bölgedeki boşluk, anlık pozisyon durumuna göre ya orta saha futbolcuları ya da kanat bekleri tarafından dolduruluyordu. Dolayısıyla kanat bekleri gelişi güzel öne hareket etmiyorlardı. Böylece ofansif yerleşmedeki geçiş futbolu muazzam bir akılla gerçekleşmiş oluyordu. Ezberden uzak, bilinçli bir oyun kurgusuyla rakibin sizi çözmesi de haliyle çok güç oluyordu. O dönemde Simeone, stoperlere şok baskı yaparak bunu kırmayı başardı. Bu, potansiyel zaafı son derece pratik yoldan çözmenin en kestirme yoluydu. Çünkü Barcelona geriden bile ayağa pasla çıkmaya çalışıyordu. Barça rakip sahaya yerleştiğinde ise o topu kazanıp, tekrar karşı kaleye gitmek çok daha zorlu bir süreçti.

Bütün bunları neden anlattım? Galatasaray Barcelona gibi oynasın diye mi, hayır. 4-3-3 ü layıkıyla oynayabilecek kadro derinliğine belki de ilk defa sahip olduğumuz için anlattım.

Sneijder den sonra Belhanda nın bir on numara olmadığını anlamak uzun sürdü. İşin enteresan tarafı Belhanda bir sekiz numara da değil, çünkü orta sahada ikili oynadığında göbekte derin boşluklar oluşuyor. Bazı futbolcuları belli bir yere koymak zordur. Belhanda da bu tarz oyunculardan birisi. Kötü demiyorum. Fakat bir sistem futbolcusu olmadığı kesin. Mesela üçlü orta sahada oynaması da kolay değil. Çünkü oldukça fazla pas hatası yapıyor. Lemina ise üçlü orta sahanın her tarafında oynayabilecek adeta biçilmiş bir kaftan. Sezon sonunda söz gelimi Şampiyonlar Ligi maçlarından sonra Galatasaray, Marcao yu Avrupa nın dev kulüplerine 30 milyon Euroya satıp, buradan gelecek parayla da Lemina nın 16 milyon Euroluk satın alma opsiyonunu kullanılırsa kimse şaşırmasın.

Seri ise hem altı hem de sekiz numarayı layıkıyla oynayabilecek ender futbolculardan birisi. Bu, özellikle Şampiyonlar Ligi vitrininde bizim için önemli bir artı. Çünkü Ndiaye çift ön liberoda oynadığında bile defansif yöndeki açığını pozisyon bilgisiyle değil, koşuyla kapatmaya çalışıyordu. Fatih Terim, Donk un önünde zaman zaman 4-1-4-1 sistemi gereği Fernando yu bile sekiz numara oynatmak zorunda kaldıysa, Seri ve Lemina ile gerek orta saha direnci, gerek geçiş futbolu, gerekse pas futbolu adına artık elinin ne kadar geniş olduğunu daha rahat anlayabiliriz. Şu anda Seri, adaptasyon sorunu yaşasa da uzun vadede Galatasaray a büyük katkılar verme potansiyeline fazlasıyla sahip.

Nzonzi nin önünde Seri ve Lemina ile birlikte tabiri caizse taş gibi üçlü orta sahanın kurulabileceği kanaatindeyim. Bir sistem değişikliğine geçip 4-3-3 e kesin olarak dönmemiz gerektiğini düşünüyorum. Çünkü Okan, Emre ve Suat üçlüsünden sonra belki de ilk defa böylesi bir orta saha üçlüsüne sahip oluyoruz. Dikkat ederseniz Nzonzi, Lemina ve Seri, hem pas hem de direnç oyununda son derece üstün meziyetlere sahip. Piyasa değerlerinde Türkiye de ilk üç sırayı paylaşmaları, işte bu yüzden bir tesadüf değil. Hal böyle olunca hem oynayan hem de rakibi oynatmayan bir Galatasaray izleyebileceğiz. Bu aynı zamanda önceki üçlünün fakat özellikle de kanatlarda oynayan futbolcuların rahatlaması demek. Böylece kanat forvetler bütün yetenek ve enerjisini üçüncü bölgeye saklamış olacaklar ki, bu oyun kurgusunda rakip, adeta duvara çarpıp geri dönecek, rakip bunalacak, rakibin nefesi kesilecek ve en sonunda da rakibin bütün gardı düşecektir.

Üçlü orta sahaya döndüğümüz taktirde Galatasaray ın bütün gol yükü ise öndeki üçlü tarafından üstlenilecek. İşte burada da Feghouli yedek kalıyor. Peki neden? 4-3-3 te Falcao 30 gol, 15 asistle oynayacak olursa, kanat forvetler de en az 15 er gol ve 15 er asistle oynamalı ki gol yükü de dengelenmiş olsun. Galatasaray ın sezon sonunda en az 70-75 gol atacağını varsaydığımızda, geriye kalan diğer 10-15 golü de diğer futbolcular atarlar. 4-3-3 te kural budur.

Feghouli, Babel tarzında bir kanat forvet özelliklerinden uzak. Belhanda gibi bitiricilik potansiyeli de çok yüksek değil. Ve hep söylüyorum, temposu, Şampiyonlar Ligi statüsü için gerçekten düşük. Geçen sene orta sahada Fernando ve Ndiaye, sol kanatta ise Rodrigues olmasına rağmen Belhanda ve Feghouli resmen çuvalladılar ki, o zamanlar Real Madrid ve PSG gibi takımlarla da eşleşmemiştik. Hal böyleyken tekrar aynı senaryoda ısrarcı olmak son derece manasız olur. Taş gibi bir orta saha kurmadıkça da zaten Şampiyonlar Ligi nde başarıya ulaşmamız çok güç. İşte Nzonzi, Lemina ve Seri ile üçlü orta sahaya dönmek istememin en önemli nedenlerinden birisi de bu.

Andone yi ise herkes Falcao nun yedeği olarak düşünüyor. Fakat özellikleri itibariyle Falcao nun yerine değil, yanında oynaması gereken bir futbolcu Andone. Gerek forvet arkası, gerekse kanat forvet rollerini layıkıyla yerine getirebilecek potansiyele fazlasıyla sahip. 4-3-3 te gol yükünü öndeki üçlü üstlenmeli demiştim. İşte Andone yi, Feghouli nin yerine sağ açıkta bu yüzden kullanabiliriz. Kaldı ki, Feghouli ye göre temposunun yüksek oluşu oyunu hızlandırma açısından da çok büyük bir artı olacaktır.

Ersun Yanal, bir kanatta Kuyt ı, diğer kanatta ise Sow u oynatırken, takımın bütün gol yükünü öndeki üçlüye vermişti. Ancak dediğim gibi 4-3-3 layıkıyla uygulanmadı. Çünkü ofansif yerleşme ezbere yapılıyordu. İşte Fatih Terim in bu noktada devreye girmesi lazım. Çünkü artık elinde, 4-3-3 ü layıkıyla oynayabilecek tecrübede ve beceride bir kadro var. Birebir Barcelona gibi olmasa da doğru mantaliteyle, kompakt olarak hareket edip, yer değiştirme ve boşluk doldurma oyununu kademeli olarak gerçekleştirebilirsek sadece Türkiye de değil, Avrupa da dahi akıl almaz başarılara ulaşabiliriz. Bu kadar zor bir guruba düşmemize rağmen...

Beraber hareket eden geri dörtlü, hem pas, hem de direnç oyununda taş gibi bir orta saha ve gol üreten öndeki bitirici üçlüyle 4-3-3 ün hakkını gerçekten verebileceğimizi düşünüyorum. Fakat fazla vaktimiz kalmadı. Clup Brugge maçı öncesi oynayabileceğimiz tek resmi maç var. O da Kasımpaşa maçı.  Kasımpaşa karşısında bir Şampiyonlar Ligi provası olması açısından 4-1-4-1 den vazgeçip, 4-3-3 e bir an evvel dönmemiz gerekiyor. Çünkü geçen sene 4-1-4-1 li sistemde Belhanda ve Feghouli ile aynı senaryoyu tekrarlamak gerçekten hiç akıl karı olmaz.

Bazen doğru bir kurguyla tarih yazılabilir. Fakat tek başına bu yeterli değil. İşimize duygu katmak ve başarıya giden yolda bütün ruhumuzu ortaya koymak da şart. Galatasaray öncü bir kulüp ve tarih yazmaya da alışık bir takım. Bir gün, müzemizdeki tek eksik olan o kupa bu topraklara gelecekse, bunu sadece ve sadece Galatasaray ın başarabileceğini düşünüyorum. Çünkü Galatasaray arması, başkalarının hayallerini gerçeğe dönüştürebilecek tek armadır bu ülkede. Haydi Cimbom, tüm kalbimiz seninle...

 

------------------------------Muslera-----------------------------

Mariano---------Lyundima----------Marcao----------Nagatomo

---------------Lemina-------Nzonzi-------Seri-------------------

--------Andone--------------Falcao--------------Babel----------





Yorum Yaz

Yorumları okumak veya yazmak için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Bizi Takip Edin :
Webaslan Twitter Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
reklam
Yazarın diğer yazıları
  2019
 
Ekim (1)
 
Eylül (1)
Son Girilen Makaleler
mustampha
| 20 Kasım 2019 |
ucan-alman
| 08 Kasım 2019 |
enis-4-4-2-sistem
| 07 Kasım 2019 |
ali-sami-yen-1905
| 31 Ekim 2019 |
aslanimbenimbe
| 28 Ekim 2019 |
En çok yorumlananlar
Blog bulunmuyor...
TÜMÜ
WEB ASLAN