Final Türkiye'de değil mi?
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında yapılacak olan Süper Kupa finalinin oynayacağı yer öncesinde ortaya ilginç bir iddia atıldı.  
Habertürk
Final Türkiye'de değil mi?
Galatasaray’ın, Kadıköy’de kazandığı lig şampiyonluğunun kutlamasında ve kupayı almasında baş aktör olan sarı kırmızılı tribünlerin sevgilisi konumundaki Abdürrahim Albayrak, Hürriyet Gazetesi'ne konuştu.

Gelecek sezon Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecekleri için kadrolarını güçlendireceklerini söyleyen Abdurrahim Albayrak, sarı kırmızılı taraftarlara müjdeyi verdi.

Süper Final'in son maçında çocuklarının maçı F.Bahçeli yönetici Ali Koç'un locasında izlediğini söyleyen Albayrak, " Sezonun son maçını Kadıköy’de oynadık ve orada şampiyonluğa ulaştık.  Fenerbahçeli yöneticilere çok teşekkür ediyorum. Derbi çok iyi bir ortamda başladı. Kadıköy’de Sayın Ali Koç 15-20 dakika benim yanımda durdu. Tribünlere “dostuz” mesajı verdi. Oğullarım da Kadıköy’deki derbiyi Ali Koç’un locasında izledi. Ben Fenerbahçe tribünündeki seyircilerle tokalaştım. Maç sonundaki olaylar sonrası Ali Koç büyük mücadele verdi. Nihat Özdemir, Ali Koç ve Ali Yıldırım’a misafirperverliklerinden ötürü minnettarım" dedi.

Albayrak ayrıca maç sonundaki olaylar hakkında ise, "Çıkan olayları Fenerbahçe camiasına mal etmek hoş değil. Biz kimseyle kavga etmek istemiyoruz. Fenerbahçe’yi de tebrik ediyorum. Bu kadar sıkıntılı dönemde, iyi bir duruş gösterdiler. Yarıştan kopmadılar. Son maça kadar haklı bir mücadele sergilediler. Bu kadar güçlüğe rağmen şampiyonluğu kovaladılar. Hak ettiğimiz şampiyonluğa Kadıköy’de ulaştık" ifadelerini kullandı.

Terim olmasaydı altıncı olurduk

Abdürrahim Albayrak, Galatasaray’ın kazandığı şampiyonluğun 1 numaralı mimarını göklere çıkardı.

Albayrak, "Eğer Florya’da Fatih Terim olmasaydı bırakın şampiyonluğu, altıncı olurduk. Hiçbir yabancı teknik adam onun yaptığını yapmaz. Çünkü o teknik adamlığı dışında çok iyi bir Galatasaraylı.

Kötü sonuçların ardından onun içi bizden fazla yanıyor

Bu sezon eğer Florya’da Fatih Terim olmasaydı üzerine basa basa söylüyorum bırakın şampiyonluğu, altıncı olurduk. Hiçbir yabancı teknik adam, sabahlara kadar tesislerde kalmaz, orada yatmaz. Hangi ünlü hoca olursa olsun yenildi diye sabahlara kadar maç kasetlerini izleyip, uykusuz kalmaz. Oyunculara hatalarını defalarca izletip, uğraşmaz. Onlarca kez sabah 7 gibi yattığımız oldu.

Yabancı gelir deplasman dönüşü, kendi özel arabasıyla tesislerden ayrılıp, fark da yemiş olsa keyfine bakar. “Beni kovarlar, tazminatımı da alır giderim” der. Ama Fatih Hoca, benim ya da başkan Ünal Aysal’ın kaybettiğimizde nasıl içimiz yanıyorsa, on misli içi yanan biri. Çünkü o hocalığının dışında iyi bir Galatasaraylı. Onun çalışkanlığına kimse laf edemez. Bu camianın içinden gelmiş ve hiç mesai gözetmeksizin çalışan bir hocaya sahibiz.

Fatih Terim için “I love you hocam” diyorum çünkü...

Fatih Terim’in Galatasaray’a olan aşkı tarif edilemez. Bir örnek vereyim. Hocaya devre arasında on ikiye yakın, net söylüyorum on ikiye yakın teklif geldi. Birine de şahit oldum. Çok önemli bir menajer gelip hocaya bizden aldığı yıllık ücretin tam iki katı fazlasını teklif etti. Daha sonra da “Ne isterseniz buraya yazın” dedi. Ama Fatih Hocam öyle bir Galatasaraylı ki, parayı tercih etmedi. Bu takımı dipten alıp şampiyonluğa taşımak her baba yiğidin harcı değil.

Fatih Terim’in olduğu yerde ikincilik, üçüncülük konuşmanın yersiz olduğunu düşünüyorduk. Kendisi göreve geldikten sonra şampiyonluk kupasından başka bir şeyi düşünmenin anlamı yoktu. Bu şampiyonlukta fizyoterapist, masörler gibi birçok gizli kahraman da var. Halen de şampiyon olmamıza rağmen Florya’da mesai harcayan bir teknik adam var. O yüzden sürekli “I love you hocam” diyorum.

5 dakikada 5 yaş yaşlandım

Kadıköy’deki son maçta çok gerildim. Annem de Kur’an okumuş. Hem takımı hem beni düşünmüş. 5 dakika uzatmayı gördüğüm zaman 5 yaş yaşlandım. Saatime bakıyorum akrep ile yelkovan kaynak olmuş hareket etmiyor gibiydi.

Selçuk boynuma sarıldı, “Abi git ve rahat uyu” dedi

Fenerbahçe ile oynadığımız final maçı öncesi Selçuk ve Engin ile sohbet ettik. Maçlarda heyecanlandığımı bildiği için Selçuk yanıma geldi, boynuma sarıldı ve “Stres yapma Apo Abi, git rahat bir şekilde uyu. Şampiyon olacağız ve Florya’ya öyle döneceğiz” dedi. Onlara olan güvenimi boşa çıkarmadılar.

Yekta’nın Kadıköy’de bayrak dikmek için uğraştığı yazılıp, çizildi. Ben görmedim. Ama böyle bir şeyin olmaması lazım. İnsanları tahrik etmeyeceksiniz. Arena’daki maçtan sonra Mehmet Topuz’un tepki çeken hareketi vardı. Mehmet’e gidip  “Bunca taraftarın önünde yaptığın doğru değil” dedim. “Haklısınız” cevabını verdi. Bazen böyle şeyler olabiliyor.

Ronaldinho’yu Fatih Hoca, idmana alkollü geliyor diye istemedi

Brezilyalı yıldız için Aysal Başkan “Hocam istersen hemen alabiliriz” dedi. “Sabah idmanına alkollü gelen adamla çalışmam” diyerek noktayı koydu.

Fatih Terim transferde her zaman kulübünün menfaatlerini düşünerek hareket etti. Devre arasında başkanımız Ünal Aysal kendisine Ronaldinho ismini önerdi ve “Hocam istersen, hemen alabiliriz” dedi. Ama, “Sabah idmanlarına alkollü gelen bir futbolcuyu ismi ne olursa olsun istemem” dedi. Ronaldinho’yu reddetti. Daha bunun gibi birçok transfer yanlışından bizleri döndürdü.

Transferi biz yapamayız

Allah aşkına, Galatasaray ile 5 kez şampiyonluk yaşamış ve Milan’ı çalıştıran başka bir Türk var mı? Fatih Hoca’nın kıymetini lütfen bilelim. O bizi birçok transfer yanlışından kurtardı. Bu kadar deneyimli bir hocamız varken, biz yönetici olarak kendi başımıza transfer yaparsak hiç de doğru olmaz.

Kadro daha da güçlenecek

Fatih Terim, Galatasaray Kulübü’nü en az 20-30 milyon Euro zarardan kurtardı ve isimden çok kulübün mali portresini düşündü. Hangi teknik adam parayı düşünür, “Alın gitsin” der, geçer. Buradan müjde de vereyim. Şampiyonlar Ligi için kadromuzu çok daha iyi şekilde güçlendireceğiz.

Melo, Riera’nın kapısında ağladı

Melo, Riera ile yaşadığı kavga sonrası gece yarısı İspanyol oyuncunun evine gitti. Eşini de alıp, Riera’ya çikolata yaptırıp dakikalarca kapısında bekledi. Riera kapıyı açınca kendisine sarılıp özür dilemiş ve ağlamış. Fatih Hocam bunu duyduktan sonra ikisiyle de konuşup takıma döndürdü.

İmzanın atıldığı kalem uğurlu

Süper Final kurasını çekmek için Terim beni göndermişti. “Sen uğurlusun” dedi. Sezon başında mukaveleyi Fatih Hocam imzalarken, benim kalemim elindeydi. Ben de ona “Hocam bu kalem uğurlu gelecek ve şampiyon olacağız” dedim. Hoca o kalemi hala saklıyor.

Çaresiz kaldım Başbakan’ı aradım

Kadıköy’de maç bitti, şampiyonluk geldi. Ama kupa gelmiyor. Başkan, hoca, futbolcular soyunma odasındayız. Hemen Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı cep telefonundan aradım. Cevap verdi. Kendisini rahatsız ettim ama çaresizdim. Şampiyonluğumuzu tebrik etti. “Boş tribünler önünde kupamızı almak istiyoruz. Çünkü Florya’da taraftarımız bekliyor. Sıkıntının önüne geçelim” dedim. Sağolsun, “Kupanızı almak hakkınız. Alacaksınız” dedi ve mutlu sona ulaştık.

Ünal Aysal’ı, Mesut Yılmaz’a benzetiyorum

ÜNAL Aysal büyük bir iş adamı. Galatasaray için işlerini bir kenara bırakıp kulübün başına geçmesi de bunun kanıtı. Başkanımı ben Mesut Yılmaz’a benzetiyorum. Çok demokratik, insanları kırmadan idare eden bir lider. Hiçbir futbolcunun bir lira prim alacağı yok. Ben ne zaman Ünal Başkanımı arasam, prim listesini versem, ertesi sabah paralar hesaba yatıyor.

Mourinho Fatih Hoca’yı kırmaz

Devler Ligi’nde boy göstereceğimize inanıyorum. Biz buna zor şartlarda ulaştık. İnşallah Türkiye’ye UEFA’dan bir ceza gelmez. Hamit’i takımda görmek istiyorum. Önümüzdeki hafta Mourinho İstanbul’a gelecek. Fatih Hoca’nın yakın arkadaşı. Kendisiyle görüşecek.

%%EMBEDVIDEO_4058%%

Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
En çok okunan haberler