Ahmet Çalık 4. yılında unutulmadı: Dostları ve Terim anlattı

Ahmet Çalık, vefatının 4. yılında, saha içindeki mücadelesi ve insanlığıyla dostları ve Fatih Terim'in duygulu sözleriyle unutulmadı.  

Ahmet Çalık 4. yılında unutulmadı: Dostları ve Terim anlattı
Fotoğraf : AA

Sabah Spor, 2022 yılında geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden milli futbolcu Ahmet Çalık için vefatının 4. yılında özel bir anma belgeseli hazırladı.

Belgeselde, Ahmet Çalık'la aynı formayı giymiş futbolcular ile onu yakından tanıyan teknik direktörler, genç yaşta hayatını kaybeden futbolcunun hem saha içindeki mücadelesini hem de örnek kişiliğini anlattı.

Fatih Terim: "Ahmet deyince saygı gelir insanın aklına"

Fatih Terim, Ahmet Çalık'ın yalnızca futbolculuğuyla değil, karakteriyle de herkesin gönlünde yer edinen bir isim olduğunu vurguladı:

"Ahmet Çalık, futbolculuğu dışında insan olarak sevgi dolu, saygılı bir gençti. Ben gerek arkadaşlarından, gerek basın mensuplarından, gerek çalıştığı teknik heyetlerden, gerek taraftarlardan onu sevmeyen hiç kimseyi hatırlamıyorum. Konuşmaya başladığınızda yüzü kızaran çok az kaldı, Ahmet onlardan bir tanesiydi. Bana çok büyük bir saygısı vardı. Çok da büyük sevgisi vardı.

Zaten Ahmet'i saygıyla anmak çok daha doğru. Ahmet deyince saygı gelir insanın aklına. Çok değerli bir çocuktu. Ahmet'le birçok şeyi paylaştım ben tabii. Bunlar arasından bir tanesini seçmek diğerlerine haksızlık olur. Ahmet şöyle bir çocuk, güvenebileceğiniz, her şeyinizi emanet edebileceğiniz bir genç. Sahanın içerisinde kendi meziyetlerinin sınırlarını dahi zorlayan elinden gelen her şeyi yapan bir futbolcu. Dışarıda da şartlar ne olursa olsun, kayıtsız şartsız güvenebileceğiniz bir genç. Hakikaten yaşarken de, öldükten sonra da hakkında söylenecek şeyler bunlar. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Evlat çok zordur tabii. Allah kimseyi evladıyla sınamasın. Babasıyla da zaman zaman mesajlaşıyoruz. Çok muhterem bir insan. Ben çünkü cenazesine de katıldım. Oynadığı zaman da oynamadığı zaman da bir takımda bulumması gereken ender futbolculardan biriydi. Müthiş bir vazife adamı, hiçbir problemi olmayan, çok ender rastlanan karakterlerden bir tanesi Ahmet.

Dinimizde, bizde insanlar zaten öldükten sonra herhangi kötü bir şey söylenmez ama Ahmet onlardan değil. Ahmet, yaşasa da ölse de çok güzel şeyleri hak eden bir çocuk, bir genç.

Babası da muhteşem bir adam. Annesi de öyle. Muhteşem bir evlat yetiştirmişler. Yıllar sonra bunları söyleyebiliyorsak ki herkesin benden daha çok şey söyleyeceğine inanıyorum. Doğrusu bu çünkü.

Baba olarak, anne olarak da karşılaşamak çok kolay değil. Çok da fazla bir şey söylemek istemiyorum. Onlar bunu dinleyecektir. Çok üzülsünler istemiyorum.

Biz ne desek, ne kadar teselli etsek onun kalbindeki acıyı sadece birkaç dakika belki gurura çevirebiliriz sözlerimizle ama o acıyı silmemiz mümkün değil.

Açıkçası çok üzüldüğüm olaylardan bir tanesidir.Tabii ki ailesi kadar üzülemem ama onlara yakın da üzülürüm ben de.

Bir oyuncuyu aldığınız zaman, sadece onu teknik olarak almıyorsunuz. Futbolcu olarak alıyorsunuz ama, insan olarak ilişkileriniz öyle bir noktaya geliyor ki.. Baba-oğul, abi-kardeş, galibiyetlerde beraber sevinen, mağlubiyetlerde birbirine dayanan, o kadar çok zaman geçiren bir işin içerisindesiniz ki... Başka bir duygusal bağ da gelişiyor. Onlar sizin artık evladınız oluyor.

Vallahi benim Ahmet'e söylemediğim, yarım kalan hiçbir şey yok. İlişkimiz hiç bitmedi. Önemli günlerde hep arardı. Dolayısıyla içimde kalmılş, söylemediğim hiçbir şey yok. Ayrılırken de çok güzel ayrıldık, beraberken de çok güzel zaman geçirdik. Mekanı cennet olsun. Çok güzel bir adam tanıdım ben. Yeteneği de kendi çapında çok önemliydi. Ama karakteri bence uzun yıllar anlatılacak, unutulmayacak bir karakterdir...

Abdülkerim Bardakcı: "Tandemi ölüm ayırdı"

Ahmet Çalık'la birlikte savunmada görev yapan Abdülkerim Bardakcı, birlikte geçirdikleri günleri özlemle anlattı:

"Çok sevdiğimiz bir kardeşimizdi. Allah'tan rahmet diliyorum kardeşimize. Çok seviyoruz. Sadece futbolculuğu değil insanlığı da bizim için, herkes için çok önemli bir insandı.

Her zaman iyi oynuyorduk. Çok güzel vakit geçiriyorduk. Çok güzel bir tandem olmuştuk beraber. Her sene geçtikçe çok özlüyoruz. Asla unutmuyoruz. Hatta beraber oynarken herkes ne kadar iyi bir tandem olduğumuzdan bahsediyordu ve benim unutamadığım konulardan biri bu konuda bir başlık atılmıştı, 'Tandemi ölüm ayırdı' gibisinden... Ben bu şekilde hatırlıyorum yani çok üzüldüğüm bir konu."

İrfan Can Kahveci: "Bir dosttan öte kardeşti"

Belgeselde en duygusal anlatımlardan biri İrfan Can Kahveci'ye aitti. Kahveci, Ahmet Çalık'la olan yakın dostluğunu şu sözlerle dile getirdi:

"Şöyle söyleyebilirim. Ahmet Çalık benim için bir dosttan öte kardeş gibi bir insandı. Çok uzun yıllarımız geçti Ahmet Çalık'la. Gerçekten her zaman insanın yanında isteyeceği dostlardan biriydi.

Yani gerçekten o kadar çok anımız var ki, her dakikamızı beraber geçiriyorduk. Benim için onunla paylaştığım her şey çok özeldi.

Bazen futbolcular saha için o adrenalinle belki istenmeyen şeyler yapabilir. Ama ben hiçbir zaman Ahmet Çalık'tan o tarz olaylar görmedim. Hep sahanın içinde de iyi kalmayı başardı. Belki biz insanız, belki bazen yanlış şeyler yapabiliyoruz saha içinde. Ahmet Çalık'tan hiçbir zaman böyle şeyler görmedim. Saha içinde de saha dışındaki gibi karakterini korumayı başaran nadir insanlardan biridir.

Sabah antrenmana gitmiştim, kahvaltımı yaparken bir anda televizyonda gördüm vefat haberini. Ben inanamadım açıkçası. Bir anda böyle bir şeyi görmek, gözümün önünden film şeridi gibi geçti her şey. Bütün anılarımız. İnanamadım hatta kendi telefonumdan bile aradım. Herhalde yalan haber falan sanmıştım ben. Sonra arkadaşlarımızı aradım. Ondan sonra gerçek olduğunu duyduktan sonra tabii kahrolduk. Çok bir şey de diyemiyorum.

Onu çok sevdiğimi söylemek isterdim gerçekten. Keşke yanımızda olsaydı. Çok kelimeler de söylemek isterdim ama tek bir şey söyleme hakkım olsaydı; İyi ki vardı.. Onu çok seviyoruz."

Barış Alper Yılmaz: "Keşke onu tanısaydım"

Barış Alper Yılmaz, Ahmet Çalık'ı yakından tanıyamadığı için duyduğu üzüntüyü dile getirdi;

"Ben de bir maçtan sonra golümü ona armağan etmek istedim. Yakından kendisini tanıma fırsatım olmadı, keşke tanısaydım, çok fazla ortak arkadaşımız vardı. Ama herkesin onun hakkında söylediği gerçekten çok iyi bir insan olduğu. Ruhu şad olsun..."

Yunus Akgün: "Her ihtiyacımızı karşılardı"

Yunus Akgün ise Ahmet Çalık'ın genç oyunculara verdiği desteği anlattı:

"Ahmet ağabey çok özel, çok güzel karakterli bir insandı. Onunla beraber çok güzel anılarım var. Çok güzel başarılara imza attık. Her şeyden önemlisi çok güzel bir insandı.

Ozan Kabak, o zaman kardeşim kendi de söylemişti. O zaman ilk maçına çıkacaktı. Gerçekten Ahmet Çalık ağabey o zaman ona çok destek olmuştu. Hatta Ozan kendisi söylemişti, 'benim için sabah namazında dua etmişti' diye. Çok güzel bir insandı. Bize çok yardımcı olurdu, o zamanlar küçüktük. Her ihtiyacımızı karşılardı...

Onu çok özledik, onu çok seviyoruz. Mekanı cennet olsun inşallah."

Emre Akbaba: "Bu dünyanın geçici olduğunu bilenlerdendi"

Ahmet Çalık'la vefatından bir gün önce konuştuğunu anlatan Emre Akbaba, belgeselde şu sözlere yer verdi:

"Genelde böyle müzik dinlerken aklıma geliyor. Çünkü onunla birlikte dinlediğimiz müzikler vardı. Bazı müzikler vardır, bazı insanlarla özdeşleştirirsiniz ya. İşte benim de öyle bazı müziklerim var. Mesela bir tane müzik vardı, 'Geri gelmeyen mektup' sanırım adı. Sezen Aksu'nun müziklerini zaten genelde dinlerken o aklıma geliyor. Antrenmanlardan sonra yemeğe giderdik. Herkesi çağırırdı, bütün gençleri toplardı. Bazen insan böyle çok kalabalık istemez, böyle kendi aramızda olalım ama o işte bana onu öğretti diyebilirim. Çok eli açıktı, bonkördü. Hesap ödemek için savaşırdı. Bu dünyanın gelip geçici olduğunu çok iyi bilenlerdendi.

Futbol gelip geçici bir şey sonuçta. Bir gün bitecek, hepimiz bırakacağız. Bizim dostluğumuz ömür boyu sürecek bir dostluktu.

Vefatından bir gün önce telefonda konuşmuştuk. Beni düğününe davet etmişti. Eşimle de arası çok iyiydi. Vefat haberini aldığım gün ben antrenmandaydım aslında. Söylemişler işte 'söylemeyin Emre'ye şimdilik, antrenmandan çıkınca öğrensin' diye. Ondan sonra bizim masör gelip söyledi. Ben ağlamaya başladım. Tabii hocalar gördü, direkt beni antrenmandan çıkardılar." 

 



Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
En çok okunan haberler