"100. yılımız yeni stadımızda"

 

Basın mensupları onu sezonun ilk maçında koltuklarına konan güllerden tanıdı. Kimi zaman koşarken, kimi zaman fotoğraf çekerken, kimi zaman da dergi faaliyetlerinde dikkatleri üzerine çekti. Antep’te Arif’in son dakika golünde ise gözyaşlarına teslimdi. (Bu gol ona göre şampiyonluğu getirecek) Atom karınca kadar çalışkan, kimilerine göre ise hiperaktif olan Orhan Yüzen, kısa zamanda, hakettiği lakabı da kazandı: Hagi. Özhan Canaydın’ın futbol şubesi dışında ilk kez konuşmasına izin verdiği yönetici; hedefleri, yanlışları, geleceği özetledi. İşte yönetimin renkli ismi Orhan Yüzen’in açıklamaları...

“Tribün terörünü bitirecekse Galatasaray bitirecektir. Galatasaray’ı, Beşiktaş ve Fenerbahçe’den ayıran lise kültürü var. Bu da terörü önleyebilecek en önemli sermayelerden birisi. Ama kimse bu lafın ardından çıkıp, ‘Ayrımcılık yapıyor’ demesin. Fair Play’in olmamasında öncelikle yöneticiler, biraz da medyanın suçu var. Seyircilerin ve futbolcuların kesinlikle suçu yok. İdarecilerin yüzde 95’i, ‘Spor, kardeşlik, dürüstlük, ahlak’ diyor ama ya uygulamıyorlar, ya da laf olsun diye söylüyorlar. Bir tek Özhan Canaydın’dan bu konuda eminim. Zaten rol yapmadığı çok açıkça anlaşılıyor. O gerçek bir centilmen.”

“Başkanımız gibi düşünen yöneticiler sadece yüzde 5. Bunu yüzde 20’ye çıkarabilsek, futbolumuzda büyük atılımlar yapabiliriz. Bu işten beslenen yöneticiler var! Gündeme gelebilmek için her türlü lafı söyleyip, sonra karşı tarafa söz hakkı tanıyor. Galatasaray’da yönetici olduktan sonra bir çok şeyin dışarıdan göründüğü gibi olmadığını anladım. Kulübün daha organize ve profesyonel olduğunu zannediyordum, kesinlikle böyle değilmiş. Sayın Canaydın’ın orkestra şefliğinde bir çok yanlış düzeltildi. O kadar güzel projelerimiz var ki, filizlenemedi. 6-0 ve Şampiyonlar Ligi’nden elenmemiz, projeleri erteletti.”

“Stat konusunda çeşitli sürprizlerle karşılaştık. Şu anda üç firma, iki model var. Bir ay içinde hangi modelin yapılacağına karar verilecek. Bence 2005 Mayıs ayında 100. yıl kutlamalarımız yeni statta yapılır. Fenerbahçeliler’in Sami Yen’e gelmemeleri için bir çok önlem aldık. Eski açık biletlerin tümünü 52 üniversite temsilcisine maç günü bizzat ellerimle dağıttım. Bu biletlerin üzerine ‘uni’, diğerlerine ise ‘aslan’ arması yapıştırdık. Böylece taklit olayını kaldırdık. Galatasaray taraftarının arasında yanlış anlaşılmış ve belirlenmiş oluşumlar var. Örneğin ultrAslan. Bu oluşumun içinde üç tip insan var.”

“Yüzde 3-5 arası azınlıkta serseri ruhlu, hiçbir amacı olmayanlar var. Bunlar her zaman oldu. İkinci kesim, Avrupa’da da gördüğümüz, kale arkasında maçı izleyen, takımından hiçbir desteği esirgemeyenler. Oran veremeyeceğim büyük çoğunluk, ileriye dönük bir takım planlar yapan insanlardan oluşuyor. Bazen ultrAslan adını bir güçmüş gibi göstererek, Galatasaray adının önüne geçmesi gibi bir yanlışlığa düşüyorlar. Önemli olan Galatasaray’dır, unutulmasın. Geçmişimde özellikle Hayri (Kozak) Ağabey’den ciddi dersler aldım. Değerlendirilemeyen inanılmaz bir insan potansiyeli var. Uyuyan devi uyandırmalıyız.”

“Sayın Özhan Canaydın bizler için bir baba. Takım Florya’dan çıkmadan önce otobüsün önüne geçer, içinden dua okur, öyle uğurlar. Bir gün bunu anlayan futbolcular başkanın elini öpmek istedi. Ama başkan, “Sadece kaptan Bülent öpsün, hepiniz öpmüş sayılırsınız” dedi. Özkan Olcay çok titizdir. Tüm konuşmaları kaydeder, 10 yıl sonra bir konuşmayı hatırlatabilir. Her yönetim sonrası başkanımızın ricasıyla bize bir fıkra anlatır ve hoş bir edayla evimize gideriz. Sayın Temel Aksoy’un inanılmaz ikna kabiliyeti vardır. Uzlaşmacı kişiliği büyük katkı yapıyor. Kıbrıs Barış Görüşmeleri’ni verseniz, yarın çözer.”



Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Puan Durumu Fikstür
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
En çok okunan haberler