Webaslan Ana Sayfa
üye girişi
üye ol
Bu haberi yazdır
O eski halimden eser...
ÖZEL DOSYA - Webaslan.com olarak tarihi çöküşü masaya yatırıyoruz. Çarpıcı dosyanın ikinci bölümü ile karşınızdayız.  
26 Mart 2011 Cumartesi - 10:19
O eski halimden eser...
* WEBASLAN.COM ÖZEL
FATİH ŞAMLIOĞLU

Bir hayalin peşinden sürüklendik, umutlandık, gücümüzün tükendiğini hissettiğimiz anda bir kez daha haykırdık; "Biz Galatasarayız" diye... Ne badireler atlatık, yıllarca süren şampiyonluk hasretiyle yandık tutuştuk; kimi gün ağladık o tarihi mabed Ali Sami Yen'de kimi gün tarifi sonsuz heyecan yaşadık el ele, kol kola, sırt sırta...

'Cefaydı' bizim adımız! Büyük aşkımız Metin Oktay'ın "Galatasaraylılık her şeye ve herkese rağmen mücadele demektir" klasiği ile donattık kendimizi, büyüdük, yetiştirildik! Hiçbir zaman utanmadık o sarı-kırmızıdan... Göğsümüzü gere gere anlattık, en ücra köşelerde bile Galatasaray'ı yaşattık, korkmadık! Tüm dünyaya 'Galatasaray' adını ezberletmenin mutluluğu yaşadık! Kimseye nasip olmayanları yaşadık, parayla satın alınmadık, onurumuzu her zaman en derin bir şekilde koruduk! Galatasaray'ı bir din gibi bir mezhep gibi yaşadık.

Ah o yıllar... Türk futbol tarihinin en başarılı dönemine Galatasaray damgası vurulması aslında sadece minik bir tesadüften de ibaret değildi... Haklı gururumuzun bir çok sebebi vardı; şimdi olmayan! Bu ülke topraklarında 'tabela odaklı yaşamayan' biz, Galatasaray ruhuna, benliğine yakışır 'savaş' istedik; her zaman o forma aşkı, arma aşkını ön planda tuttuk!

'Hak' dedik... Bülent Korkmaz'ı istedik, o kolu kırık kırık koca bir 30 çıkaran, Hakan Şükür'ü istedik her golünden sonra o armayı öpen; Arif'i istedik, Tugay'ı istedik, Ergün'ü... Bugün olmayanları istedik biz yıllarca, onun peşinden sürüklendik; mücadelemizi verdik.

1996-2000'li yıllarda yakaladığımız tarihi ivmenin ardından bugünleri görmek... Öldürüyor bizi! Biz alışık değiliz futbolcu dövmeye, ıslıklamaya, statlarda ağlamaya, caddeleri yıkmaya... Galatasaray bizi 'kaos' ortamına alıştırmadı, biz kinle, nefretle büyümedik. Bugün yaşadıklarımız uzun metrajlı kabus gören minik bir çocuğun yansıması aslında...

Peki nasıl bu duruma geldik? Biz nasıl yıllarca adını haykırdığımız, her fırsatta sığınacak bir liman olarak gördüğümüz Adnan Polat'a nefret kusar; sarı-kırmızılı efsanelere isyan eder; ortak paydamız arma için birbirimiz ile çatışır hale geldik. Webaslan.com olarak tarihi çöküşü masaya yatırıyoruz... 

ALABORANIN NEDENLERİ -1- TIKLAYIN...  (24 MART PERŞEMBE)


TALİHSİZ SAKATLIKLAR


Galatasaray transfer planlamasını yanlış, alternatifsiz bir şekilde yapması bir kenara özellikle son dönemdeki çöküşün başlıca hatta belki de en büyük sebeplerinden biri de talihsiz sakatlıklar. Sakatlıkların paralelinde alınan başarısız sonuçlar, medyada bilgi kirliliği, su yüzüne çıkan gerçekler, transfer hataları ve bunun gibi bir çok veri sakat futbolcuların çokluğu ölçüsünde değerlendirilebilinir.

Özellikle Frank Rijkaard döneminde başarıya oldukça müsait olan zemin, takımın önemli bir saç ayağı olan Baros'un Kadıköy'de sakatlanmasıyla tam anlamıyla ortadan kalktı. Spesifik örnekleri çoğaltabiliriz ve Arda'dan girip Kewell'dn çıkıp buraya onlarcasını ardı ardına sıralayabiliriz... Gerek var mı?

YABANCI FUTBOLCULARA TANINAN AYRICALIKLAR

Son yıllarda popüleritesi yüksek oyuncuların kadroya katılmasıyla birlikte azalan takımdaşlık duygusu bu paralel olarak bazı özel durumları, ayrıcalıkları da beraberinde getirdi. Gerek yönetim bazlı, gerekse teknik bazlı yabancı oyuncular ile yerli futbolculara davranış şekilleri hiç de alışık olunmayan bir şekilde Florya'da başgösterdi. Sunulan maddi olanaklar bir kenara sosyal alanlarda ya da manevi okşamalarda terazinin ayarını kaçıran Galatasaray yönetimi, aynı zamanda takım içerisinde de çeşitli bölünmelerin gruplaşmaların doğmasına olanak sağladı.

Biraz hafızaları zorlayalım; Hacettepe maçına gidelim, Sabri-Lincoln ve Baros-Ümit Karan arasında geçen diyalogları hatırlayalım ya da Benfica maçından sonra Meira, Lincoln ve Baros'a anlamsız bir şekilde özel izin verilmesini... Gruplaşmaların sonucunda ortadan kalkan takımdaşlık duygusu, Galatasaray'ı Galatasaray yapan ruhu da ortadan kaldırmakla kalmadı; benzeri görülmemiş imtiyazları da beraberinde getirdi.

Asya Kupası'ndan dönen her futbolcu mücadele gücü Türkiye'nin çarpı ikisi gücündeki liglerde yeşil zemine ayak basarken; Harry Kewell'ın tatil planları yapması ve buna müsade edilmesi arma ruhuna vurulan derbi bir darbenin röntgenidir aslında...

CAMİA İÇERİSİNDE BÖLÜNME


Sarı-kırmızılı taraftarlar camia içerisinde bölünmeye pek de alışık değildirler aslında... Baki olan 'lise kültürü' Galatasaray camiasında her zaman ön plandadır ve gerek icraat kurulu gerekse muhalifler her zaman eleştiri dozajını ayarlamayı başarmıştır!

'Ağabeylik' kültürü ile yoğrulan Galatasaray'da Faruk Süren ve Özhan Canaydın gibi 'liseli başkanlardan' sonra liseye göre 'sade vatandaş' olan Adnan Polat'ın zincirlerini kırarak başkanlık koltuğuna oturması her kesimde yüzde yüz bir mutluluk sağlamadı...

Zaman geldi fırsat kollandı, zaman geldi aba altından sopa gösterildi; lisenin ağırlığı her fırsatta hissettirildi. Son dönemde başarısız sonuçlar ile Adnan Polat'a artan eleştiri yağmurunun yanı sıra yönetim içerisinde çatırdamalar başladı!

İsyan bayrağını Cemal Özgörkey çekti ardından Mehmet Helvacı... Polat, yönetim ve camia içerisindeki kalesi olan Mehmet Helvacı'nın isyanı bölünmeyi daha da tetikledi ve ortaya 13 kişi içerisinde bile bir bütünlük sağlamadan camiaya birlik, beraberlik mesajları veren bir Galatasaray çıktı...

ARDA TURAN VE KAPTANLIK


Haldun Üstünel'in "Bu forma Lincoln'ün forması değil, Metin Oktay'ın formasıdır." diyerek 10 numaralı formayı Arda Turan'a teslim edeli yaklaşık 1.5 yıl oldu.

Sadece Galatasaray'ın değil Türkiye'nin de sembol isimlerinden biri olma yolunda hızla ilerleyen Arda, 10 nuramalı formayı sırtına geçireli, o pazubandını koluna takalı işler hem onun için hem de Galatasaray için pek de yolunda gitmedi.

Yeşil zemin üzerindeki ışıltısıyla her zaman farkını belli eden ancak kaptan olduktan sonra inişli çıkışlı performansıyla dikkat çeken, eleştiri toplayan Arda, aslında Galatasaray yolunda kurban edildi!

Özel yaşantısı saatlerce televizyon programlarında konuşulan, gazetelerde boy boy fotoğrafları yer alan; sosyal tartışma programlarının bile bir numaralı konusu haline gelen 22'lik Arda'nın belki de en büyük şansızlığı Galatasaray'ın içerisinde bulunduğu kaotik süreç oldu.

Özellikle son dönemde özel yaşantısı, giydiği ceketi, ayakkabısıyla Galatasaray'ın önüne geçmeyi (geçirtilmeyi) başaran Arda şu anda Galatasaray'dan ayrılmaya zorlanan bir futbol figürü... Suç kimde? Bu pasajın başlığı 'Arda Turan'ın suçu ne'dir!

TT ARENA'NIN AÇILIŞINDA YAŞANANLAR

Türk Telekom Arena'nın gerek yapılış süreci gerekse medyada işleniş şekli büyük tartışmaları da beraberinde getirdi.

Avrupa'nın en modern statlarından birine sahip olan Galatasaray'ın yapının gelişim sürecinde medyada yer alan 'ters cephe' haberler ile zaman zaman alabora olması, gerek taraftar gerekse camia bazında arka planda oluşan kara bulutları da ortaya çıkarttı.

Her fırsatta Türk Telekom Arena'nın arkasına sığınan sarı-kırmızılı yönetimin belki de iflas ettiği an o meşhur açılıştır.

Ajax ile oynanan açılış maçından önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kesim tarafından ıslıklanması, TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar'ın anlamsız, uzun, yersiz ve suçlayıcı konuşması sırasında artan tepki ve sonrasında gelenler Galatasaray'ı psikolojik olarak sıfır noktasına indirdi.

Medyada konunun işleniş şekli, camia içerisinde Erdoğan Albayrak üzerinden mevcut yönetime sonu gelmeyen eleştiri yağmuru, 'kalın kalemlerin' öldürücü darbeleri aslında Galatasaray'ı bugüne sürükleyen 'yozlaşma' filmin son sahnesiydi.
Diğer Haberler
reklam
Bizi Takip Edin :
Webaslan Twitter Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPhone Webaslan Mobil
reklam
En çok okunan haberler
2. Shaqiri çalımı!
Galatasaray'a gelecek mi?
Melo'ya yeni talip!
Eboue'nin gözdesi çok zor!
Bu kez yorum yok!
Yemekte buluştular!
Bu rüya gerçek olur mu?
reklam
En çok yorumlananlar
2. Shaqiri çalımı!
Galatasaray'a gelecek mi?
Bu rüya gerçek olur mu?
'Aslan' olabilir...
Gündem transfer!
Yemekte buluştular!
Bu kez yorum yok!
Yazarlar
| 13.05.2012 | 193 yorum |
Osman Tanburacı
| 01.05.2012 | 21 yorum |
Emre Uğurlu
| 22.05.2012 | 19 yorum |
Ant İpek
| 18.05.2012 | 15 yorum |
Evren Göz
WEB ASLAN