"Toptan uzak bir portre: Elano"

Baros'un da sağlıklı dönüşü ile Ankaragücü karşısında dilediğimiz anlarda iyi oynayıp istediğimiz sonucu aldık...

Cezalı olan Arda'nın yerine Dos Santos ve Eskişehir karşısında aşırı formsuz görüntü sergileyen Mehmet ve Ayhan'ın yerine Mustafa ve Barış ile başlayan Rijkaard; takımı sahaya 4-3-3 ve 4-5-1 arası bir dizilişle sürmüştü. Forvet oyuncularımız Jo, Keita ve Dos Santos ise maç içinde devamlı yer değiştirerek rakip defansın dengesini bozdular. Rakip defans demişken Ankaragücü teknik heyetinin yılların orta saha dinamosu Geremi'yi takımdaki eksik oyuncuların fazlalığı sebebiyle sağ bek oynatmasının ekmeğimize yağ sürdüğünü belirtelim. Geremi eğer orta sahada rakibin en iyi oyuncusu olan 40 numaralı Kağan'a eşlik edebilse maç bizim açımızdan bu kadar rahat geçmeyebilirdi..

Keita'nın yine yoktan varederek Jo'ya attırdığı golle beraber maça 1-0 önde başladıktan sonra orta sahada top yapamanın sıkıntısını çektik. Çözümü gayet basit olan ve Ankaragücü karşısında o kadar da göze batmayan sorun; Elano'nun Mustafa ve Barış'ın solunda çizgiye yakın oynatılması ve topla oldukça az kere buluşması idi. Mustafa ve Barış'ı defansın önüne ve sağ içine yerleştirip rakibin ortadan gelmesini engellemeyi düşünen Rijkaard, Elano'yu da ilk altmış dakika boyunca sola hapsederek bir nebze de olsa bizim de ataklarımıza da engel oldu.. Defans yaparken Elano sol stoper Servet ve sol bek Caner'in önünde kalıp, top bizdeyken biraz ortaya gelip top alsa ofansif anlamda çok rahatlayacaktı takımımız.. Dünkü maçın istatistiklerine baktığımızda Mustafa'nın, arkasında oynayan Neill'e tam 10 kere pas vermesi bu sayede önlenebilir ve oyunu rakip sahaya çok daha rahat yıkabilirdik bu sayede..

Defansının ve ortasahasının ortası nispeten kuvvetsiz olan Ankaragücü'ne karşı bu sorun teşkil etmese de; çok yakında Emre - Baroni, Sezer - Selçuk, Ergiç - Volkan ikililerine karşı oynayacağımız daha önemli maçlarda kaybedilecek toplar çok pahalıya malolabilir. Topa sahip kalmak içinde “top tutma ve dağıtma yeteneği” daha yüksek oyuncuları “topla daha çok buluşturacak” taktiği vermek Rijkaard'ın çözmesi gereken bir sorunsalı.. Hele hele Kaptan Arda sahada yokken...

Takımın geçtiğimiz aya göre daha rahat oynamasının ana sebeplerinden biri de hücumcu kanat beklerinin de oyuna yaptıkları pozitif katkı.. 24 yaş ortalamasına sahip Caner - Sabri bek ikilisininin maç boyunca devamlı bindirme yapmaları önlerinde değişerek oynayan Dos Santos ve Keita'yı çok rahatlattı.. Defansta oynayan Servet, topla az oynayıp “tek vuruş” yaptığında ne kadar etkili bir stoper olduğunu bir kez daha gösterirken, Neill her zamanki soğukkanlılığı ile defansın güvencesi oldu.. Son dakikalarda sahne alan E.Güngör'ün hazır görüntüsü de geri kalan 9 maç için bizim açımızdan bir garanti teşkil ediyor..

Yazımın sonunda maçın başında ve maç içerisinde yaşanan aşırı gerginliğe değinmek istiyorum. Çok değil; birkaç saat önce İkitelli'de saha içinde yaşanan rezalete rağmen; taraftarlarımız, Ankaragücü taraftarları ve güvenlik güçleri arasında maç öncesinde ve maç bounca yaşanan ve neredeyse saatler süren gerginliği anlamak mümkün değil.. Taş yağmuruna tutulan araçlar, maçtan saatler önce buluşup şarkılar marşlar söylediğimzi sokaklarda biber gazına maruz kalan taraftarlar, tribünden düşüp hayati tehlike yaşayan seyirciler.. Bunların hiçbirinin sporda yeri yok.. Ama bunu anlayacak ve yumuşatacak zihniyetten de ortalıklarda eser yok sevgili okurlar..

Saygı ve sevgilerimle.
Webaslan'a devam... Webaslan Mobil Uygulamaları