Sitemizin sevilen yazarlarından Ant İpek'in son yazısı burada...
İkinci yarıda beklediğim oyun şablonu
Taraftarın eksik bulduğu noktalara istenilen transferleri henüz yapamayan takımımız kupada Orduspor'u 24 yıl aradan 3-0 gibi net bir skorla yenerek Kupa'da yoluna emin adımlarla devam etti.
Ligin başlamasına 2 hafta kala ara değerlendirmemize devam edelim;
* Görünen o ki, Servet'in sağında oynayacak stoper mevkii başımızı ağrıtmaya devam edecek. * Basın pusuya yatmış bekliyor; Rijkaard'ın kaleci tercihleri ligin ikinci yarısı çok daha fazla konuşulacak, yazılacak. * Caner'in ortanın solu için bir iyi bir alternatif haline gelmesi ile; ligin 2. yarısında ilk yarısına oranla takımı daha çok 4-4-2'e yakın bir şablonda izleyebiliriz.. * Ezeli rakip kendi oyuncuları ile yaşadığı sorunları örtbas etmek için Kaptan Arda'nın üzerine psikolojik olarak gitmeye devam edecek.
Geçtiğimiz yazılarda da belirttiğimiz gibi bizim devre arasından beklentimiz, sezonun ilk yarısında eksik görünen mevkiiye takviye yapılması.. Geçtiğimiz hafta içi gündeme oturmasına rağmen gerçekleşmeyen Ricardo Costa transferinden başlayalım.. Ricardo, 29 yaşında olmasına rağmen son 8 yılda her sezon ortalama 17 maç oynamış, toplam millilik sayısı da sadece 6 olan bir oyuncu. Portekizli olması topu oyuna Carvalho gibi süreceği anlamına da gelmiyor.. Bizim aynı zamanda kesici özelliği Beşiktaş'lı Ferrari kalibresinde olan “hızlı” bir defans oyuncusuna ihtiyacımız var.. (Servet dahil tüm stoperlerimiz hız konusunda eksiklikleri bulunuyor).. Ricardo Costa; diğer bir deyişle Portekiz Milli Takımı'nda oynayan değil, bir zamanlar oynamış olan bir oyuncu.. Şimdi bu oyuncuyu Servet'in yanına alıyorsunuz ve devamlılık bekliyorsunuz.. Ricardo'nun hayatı boyunca oynadığı toplam resmi maç aşağı yukarı 120 ve bu rakam nerdeyse Servet'in son 2 sezonda oynadığı maç sayısına eşit.. Bu mu peki defanstaki itiyacımız? Kesinlikle hayır.. O yüzden bu transfer gerçekleşmedi diye üzülmeye hiç ama hiç gerek yok..
Elde kalan stoperlerden E.Güngör belki de kendisine son kez verilecek olan şansı sezonun geri kalanında da kullanamazsa bir daha bizim formamızı sanırım giyemeyecek. E. Aşık'ın profesyonelliğine diyecek hiçbirşeyim yok ama artık çok yavaşladı refleksleri.. Mehmet stoperde oynadığı zaman çok pozisyon hatası yapıyor ve Servet devamlı olarak Mehmet'e nasıl pozisyon alması gerektiğini göstermek zorunda kalıyor. Eğer Mehmet stoper değilde Gökhan-Servet ikilisinin hemen önünde oynuyorsa bu seferde 3'lüye benzer bir defansif kurgu oluşuyor ve orta sahada eksiliyoruz.. (Mustafa'nın bu göreve soyunduğu ve ileri hemen hemen hiç çıkamadığı deplasmandaki Fenerbahçe maçı gibi).. Dolayısıyla hiç bir mevkii de adam kaybı yaşamamak için ortanın ortasında kim oynuyorsa (Mustafa-Ayhan-Mehmet) O'nu rahatlatabilmek adına defansta güven veren bir sağ stopere hala ihtiyacımız var..
Sizlerden gelen yorumları okuyup, çevremdeki Galatasaray'lılarla sohbet ettikçe çoğumuzun stoper, (taraftarlığın her zamanki tabiatı gereği bizi uçuracak bir forvet) ve üçüncü olarak sağlam, taş gibi bir ön libero istediğimizi görüyorum (2.5 yıl önce Linderoth'u aldığımızda ne kadar mutlu olduğumuzu hatırlayın) .. Rijkaard'ın görüşü ve talepleri de bundan farklı değil.. O yüzden “omurgayı sağlamlaştırmaşlıyız” tarzında demeçler veriyor Frank Hoca..
Omurgayı transferle sağlamlaştıramazsa; ligin ikinci yarısında Orduspor maçında olduğu gibi 4-4-Arda-1 tarzında sahaya yayılabilir takımımız.. Böylece defansın önünde 1 kişi değil 2 kişi görev yapmış olur ve bu ikiliden biri Elano olduğunda Arda'ya, Baros'a, ters kanattan Sabri ve Caner'e top atabilir Brezilyalı oyuncumuz.. Bu aynı zamanda; Kewell-Nonda ve Keita'yı aynı anda kenarda gorebiliriz demek.. Veyahutta Caner Orduspor'a karşı yaptığı gibi soldan sıfıra inip kesecek formu tutturamamışsa Kaptan Arda ortanın soluna, Hakan'ın önüne geçecek ve Kewell-Keita'dan biri Baros'un hemen arkasında kopuk forvet gibi oynayacak.. Kewell solda iken Sabri sağdan, Keita sağda ise Hakan soldan daha çok basacaklar rakip sahada.. Kanat bindirmeleri açıklardan değil ortanın sağ ve solundaki oyunculardan (Caner-Arda-Barış) veyahutta beklerden (Uğur-Sabri-Hakan) gelecek.. Bu dizilişte Mehmet ve Mustafa aynı anda sahada görev yapamazken Linderoth ve Ayhan'da eksik taşları tamamlayan yardımcı güç olarak görev bekleyecekler.. Tek forvet ve ardındaki 5 oyuncu ile orta sahayı daha rahat parselleyeceğiz ve Baros'un Nonda'dan en üstün olan meziyeti olan açılıp kenarlardan aldığı topları rakibi eksilterek yeniden takım arkadaşlarına dağıttığını görebileceğiz..
Bu tarz bir oyun şablonu bana Rijkaaard'ın çoğu zaman tercih ettiği 4-2-3-1'ine göre daha akıllıca geliyor sevgili okurlar.. Zira 4-2-3-1 oynadığımızda oyun daha ilk çeyrekte arkada defans yapan 6 oyuncu, 2 açık ve herşeyi yapmaya çalışan Kaptan Arda şekline dönüşüveriyor... 4-4-Arda-1'i yukaıda yazdığım şekilde oynayabilirsek 2 sene şampiyon olduğumuz kalıba benzer bir yapıda daha az gol yememize rağmen yine aynı sayıda golü ataccak güçte olduğumuzu düşünüyorum...