Drogba "Ait olduğu zirvede"

Galatasaray'ın Fildişili süperstarı Didier Drogba, UEFA'nın Şampiyonlar Ligi çeyrek finali için çıkardığı dergiye röportaj verdi. En çok sevdiği turnuvada büyük tutkusunu tekrar yaşamak için geri döndüğünü belirten Drogba'nın karşısında bu kez Real Madrid var.

Galatasaray'ın ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Fildişili süperstar Didier Drogba, UEFA'nın Şampiyonlar Ligi çeyrek finali için çıkardığı dergiye samimi bir röportaj verdi. İşte Webaslan farkıyla 27 Mart Çarşamba günü yayınlanan dergideki Drogba röportajı...

Avrupa'da son büyük geçişini Münih'te 88. dakikada yapan Didier Drogba, takımı Chelsea'yi ev sahibi Bayern Münih'e karşı uzatmalara taşıdı. Penaltılarda son vuruşu yaparak Londra'ya büyük kupayı getiren Fildişili yıldız, Chelsea'yle 8 sezon boyunca yaşadığı Şampiyonlar Ligi deneyimini şimdi Galatasaray'la yaşıyor. 35 yaşındaki süperstar; "Eğer Şampiyonlar Ligi'ni kazanamamış olsaydık, Chelsea'de kalmayı isterdim. Ancak, Chelsea kariyerimi Şampiyonlar Ligi kupasıyla bitirmiş olmam en iyinin de iyisidir. Fransızca'da biz şöyle diyoruz; 'La creme de la creme'"

6 aylık Shanghai Shensua macerasından sonra tekrar Galatasaray formasıyla Şampiyonlar Ligi'ne gelen Drogba, 2001'de beri ilk kez çeyrek finale kalan takımını bir adım öteye taşımanın hesaplarını yapıyor. Şampiyonlar Ligi'nde 39 gol atan Drogba, bu sayıyı artırmak ve bir kez daha kazanan olabilmek için geri döndü.

"İSTANBUL MUHTEŞEM BİR TERCİH"


- Münih, Şampiyonlar Ligi'nden vean gibiydi. Tekrar geri dönüşün hakkında ne düşünüyorsun?
- İstanbul'daki yeni yaşamına alışabildin mi?


" Burada hayat güzel. Çok kozmopolit, harika bir şehirdeyim. Kültürel olarak da ailem için oldukça güzel bir yer. Muhteşem bir tercih oldu."

-Neden Galatasaray'ı tercih ettin?

"Ana neden, Marsilya ve Chelsea'yle tecrübe ettiğim en üst düzeyde futbolun tutkusunu tekrar keşfetmek için burayı tercih ettim. Kulübün oturmuş bir Avrupa kültürü var. UEFA Kupası kazanmışlar ve şimdi tekrar daha iyisini başarabilmek için uğraşıyorlar."

-Bayern Münih'e attığın kafa golü muhteşemdi. Katılıyor musun?

"Eğer siz öyle diyorsanız! Hava hakimiyetimin oyunumun en güçlü parçalarından biri olduğunu biliyorum. Çocukluğumdan beri bunun için çok çalıştım. Zamanlama, hava topları için en önemli konu. Çok fazla oyuncu kafa toplarında çok iyidir ama kilit nokta zamanlamadır."

-O gol çok önemli bir goldü. Bu golü hala rüyalarında görüyor musun?

"Evet. Takım içinde kornerleri kullanmak için görevlendirilmiş oyunculardan sadece Mata oyundaydı. Benimle eşleşen Jerome Boateng'den kurtuldum. Böylece avantajı elime aldım. Daha sonra bedenimi konumlandırdım, pozisyonumu aldım. Kalenin nerede olduğunu hesaba kattım. Topa da doğru hızı vermek için hareket ettim."

"BEKLENTİLERİ DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORUZ"

-Şimdi Galatasaray sen ve Wesley Sneijder gibi transferleriyle çeyrek finalde mücadele edecek. Beklentileriniz yüksek mi?

"Bizim gelişimiz burada bir coşku yarattı. Bizden olan beklentileri, kendi seviyemizi göz önüne alarak minimuma düşürmeye çalışıyoruz. Wesley, 6 aydır 'gerçekten' futbol oynamadı ve fiziksel zorluklar yaşıyor. Ben de birkaç ay oynamadıktan sonra geldim. Şu an %100'ümle oynadığımı söylersem doğru olmaz. Ancak, takımım için en iyisini yapmaya çalışıyorum."

-Kulübün gerçekten bu büyük kupayı kazanabileceğini hissediyor musun?

"Kulüp adım adım ilerlemeye hazır ama elbette, eğer birkaç adım ileriye atabilirsek bunu başarabiliriz."

"MOURINHO İLHAM KAYNAĞIM"

-Kariyerinde en çok kimden etkilendin?

"Amcam benim için asıl adamdır. Altı yaşımdaykem Fransa'ya gittiğimde beni karşılaşmıştı. Onunla birlikte kaldım. O bütün tutkusunu futbola veriyordu.

Sonra ise kariyerimdeki bütün teknik direktörler diyebilirim. Eğer bir isim verecek olursam diğerleri kıskanacaktır. Ancak, 11 yaş altında Dunkirk'te oynarken ilk teknik direktörüm olan Jean Trichet önemliydi. Daha sonra ise Lemans'da Marc Westerloppe ve Alan Costadaux. Ayrıca, ikinci ligde ilk kez oynarken futbolumu geliştirmeme yardımcı olan Guy Lacombe var. Sonra ise Jose Mourinho! Şöyle söyleyeyim, hem futbolcu olarak hem insan olarak benim için büyük bir ilham kaynağıydı."

-Sen golcü bir oyuncusun. Sürekli gol atmaya nasıl alıştın?

Buna alışmazsın, çünkü bir, iki, üç maç gol atamayabilirsin. Her seferinde gol atmak için tutku duyarsın. Her gol attığımda keyif alırım. Çünkü, her şeyi doğru yapsan da sonunda ne olacağını bilemezsin.

Futbolcu adaylarına vermek isteyeceğin tavsiyeler ve söylemek istediğin birkaç kelime var mı?

"Onlara verebileceğim bir çok tavsiye var ama herşeyden öte futbolun bir tutku olduğunu bilmeliler. Çocukluğumdan beri bu tutkuyu taşıyorum. Çok şanslı biriyim ki, hala daha bu tutkuyu yaşayabilen ayrıcalıklı biriyim."


UEFA'YA GÖRE DROGBA'NIN KARİYERİNDEKİ 5 ÖNEMLİ ŞL GOLÜ


Marsilya 3-0 Partizan (11 Ekim 2003)

Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçında Real Madrid'e gol atmayı başaran Drogba, bir sonraki Partizan maçında ise 3 gol birden attı. Ancak, en iyisi sonuncuydu. Kendi sahasında topu alan Drogba, ilk önce bir verkaç yaptı ve daha sonra topu taşıyarak golü attı.

PSG 0-3 Chelsea (14 Kasım 2004)

Chelsea'yle PSG'ye karşı ilk Şampiyonlar Ligi maçına çıkan Drogba, ilk 45 dakikada golünü attı. Bu golden 30 dakika sonra ise muhteşem bir frikik golünü, kaleci Lionel Letizi'nin şaşkın bakışları arasında attı.

Chelsea 1-0 Barcelona (18 Ekim 2006)

Barcelona sezon sonunda kupayı kazanmış da olsa, Drogba'nın onlara karşı attığı gol çok beğenildi. Ceza sahası içinde sırtı kaleye dönük bir şekilde topu kontrol eden Drogba, solundan gelen topu kontrol etti. Arkasına doğru kısa bir bakış attıktan sonra topu Valdes'in sağ tarafına vurarak harika bir gol attı.

Manchester United 2-1 Chelsea (12 Nisan 2011)

Drogba, Manchester United'a karşı birçok maç oynamasına rağmen yalnızca 3 gol atabildi. Ancak, 2011 çeyrek finalinde attığı gol gerçekten fantastikti. Savunmadan gelen uzun topu göğsüyle kontrol etti. Döndü ve driplingini yapmaya başladı. Topu yakın direğe göndererek Edwin van der Sar'ı mağlup etti.

Bayern Münih 1-1 Chelsea ( 19 Mayıs 2012)

Drogba 8 yıllık Chelsea kariyerinin sonunda bütün gollerinin içerisinde en önemlisini attı. Büyük bir güçle yükseldi ve 88. dakikada ev sahipliği avantajıyla oynayan rakibine karşı muhteşem bir kafa golü atarak oyunu uzatmalara taşıdı. Münih'te Chelsea'ye muhteşem bir zaferin kapılarını açtı.



Webaslan'a devam... Webaslan Mobil Uygulamaları