Kafada alınan bir galibiyet!

Tromso faciasını ASY’de yaşadıktan yaklaşık 8 ay sonra Kayseri’yi 3-1 yenip Denizli’den gelen haberle şampiyon olduğumuz zaman dilimini anımsıyorum bugünlerde..  

Webaslan.com
Kafada alınan bir galibiyet!
2005-06 sezonunun aksine “bu sene şampiyon oluruz, her açıdan olabilecek durumdayız” görüşünde değilim ama bir “arma sevdalısı” olarak yarama tuz bastım ve bu yazımda Eskişehirspor karşısında izlediğim “saha içindeki Galatasaray’ı” ele alıyorum..

Eskişehir karşısında almış olduğumuz galibiyet tamamen “kafada alınan bir galibiyet”.. Daha önceleri “kafada kaybettiğimiz” maçların tam tersine alınan bir galibiyet...

Geçen seneki ısırgan görünümünden oldukça uzak olan Eskişehir karşısında başta Neill, Baros, Arda ve Ayhan olmak üzere takımın ağır toplarının istekli oyunları bu galibiyet için yeterken takımımızın ilk 70 dakikada 12 korner attığına şahit olduk. Karpaty maçında da ilk 70 dakikada 17 korner kullanmış olduğumuz göz önüne alındığında şu tespitler kolaylıkla yapılabilir:

* İlk 70 dakika rakibi boğup oldukça fazla korner elde ediyoruz.
* Bu kornerlerden hemen hemen hiçbirini etkin bir şekilde kullanamıyoruz.
* Uzatmalar dahil son 20-25 dakika oyunda devamlılığı sağlayacak kondisyon ve mukavemette değiliz.

Olumlu açıdan bakacak olursak: Süper Lig’de hiçbir takımın sezon başında puan hesabı yaparken evinde Bursa, deplasmanda Sivas ve Eskişehir maçlarından 9 puan beklediğini zannetmediğimizi belirtelim.. Bu 3 maçta alınacak 9 puan fevkalade sonuç olarak yorumlanabilecekken, 6-7 puana denk düşecek değerlendirmenin “iyi-oldukça iyi” olacağı kanaatindeyim.. Ligin 2. yarısında Bursa deplasmanından alınacak yarım sıfırlık bir galibiyet ve Türk Telekom Arena’daki  ilk 2 lig maçında Eskişehir ve Sivas’ı evlerine puansız gönderirsek bu 3 takımla oynadığımız 6 maçta 12 puan elde etmiş olabiliriz.. Şu anda bu uzak bir ihtimal gibi gözükse de haftalar ilerledikçe kendimizi bu dinamiğin içinde bulabileceğimizden ve elimizde sarılacak başka bir şey kalmadığından bir kenara bunu not edelim..

Eskişehir karşılaşması yine bildik hakem hatalarına da sahne oldu. Geçtiğimiz sezonki maçın “2 elli kahramanı” Koray’ın  –nam-ı diğer K.A.- ilk yarı sonundaki, rakibin maçtan 2 gece önce sokaklarda sabahlamasına rağmen “Pascal Nouma’sı” görünümüzdeki ilk 11 oyuncusu Pele’nin 85. dakikalarda yaptıkları hareketlerin cezası kırmızı kart olmalı idi..

Transfer döneminin bitmesine saatler kala rakip takımlar 6+2 kuralını sonuan kadar kullanırken bizim yüzde 50 iskonto ile sadece 3+1 olarak yabancı oyuncularımızdan faydalanıyor olmamız Adnan Polat ve Sezgin’in haneslerine kocaman bir eksi daha olarak  yazdım..

Neill’in attığı 2 düzgün topu Elano, Arda ve Baros’un biraz ısrarla takip etmesi sonucu ne kadar rahat bir galibiyet aldığımızı görünce insan Cruyff’un “futbol basit bir oyundur; zor olan onu basit bir şekilde oynamaktır” sözünü hatırlıyor..

Keşke yöneticilerimizde “yüneticilik müessesini” “zamanında” basite indirgeyebilselerdi.

Saygı ve sevgilerimle.

Webaslan mobil uygulamasıyla spor haberlerine herkesten önce ulaşmak için tıklayın
Bizi Takip Edin :
Webaslan Google+ Webaslan Facebook Page Webaslan RSS Webaslan iPad Webaslan Mobil
En çok okunan haberler