"...gerçeği yazmayan taraftarları"

Webaslan.com'un yazarı Ant İpek son yazısında taraftarlara mesaj gönderdi.

"Gerçekleri yazan takımın gerçeği yazmayan taraftarları"

Necati, Lincoln, Arda...GS yönetimi; Son 4 yılda 10 numaralı formayı giydirdiği bu 3 oyuncumuzun o forma üzerlerinde iken düştükleri veya düşürülmeye çalışıldıkları durumu gördükten sonra artık aklını başına toplamalı ve “Hagi - Metin Oktay” düzleminden politika yapmaya son vermelidir..

Bazı  okuyucularımızın “adama bak; Arda’yı Necati ve Lincoln ile aynı kefeye koymuş; okunmaz bu yazı” diye içlerinden geçirdiğini düşünüyorum fakat söz konusu oyunculara “10” numaralı formayı verip taraftarın önüne atan ben değilim; GS yönetimi..Kendi özünden çıkarıp 22 yaşında kaptan yaptığı genç yıldızından da, 24 yaşında alıp 27 yaşında çürümeye bıraktığı yetenekli Türk forvetinden de, takımda yer aldığı süre zarfında takım içi dengeleri inanılmaz derecede çürümeye uğratan Brezilyalı oyuncusundan da sorumlu olan GS yönetimi..

Arda hakkında 2 gündür gazetelerde saçma sapan yazılar çıkıyor..GS taraftarının kendi evladına olan tepkisini “yanlış” bir şekilde göstermesini fırsat bilen leş kargaları ele avuca sığmayan akıl dışı senaryolarla “Arda’yı yolluyorlar; Fener’e transfer ediyorlar; her başka gün devre arasında şu oyuncu satılsa 7-8 m EUR ederdi tarzında geri valörlü asparagas transfer haberleri ile kulubün içini oymaya çalışıyorlar..

Neymiş  efendim Aziz Yıldırım Arda’nın bonservisi için 15 m EUR, senelik 5.5 m EUR olmak üzere de Arda’ya toplamda 27.5 m EUR önermişmiş.. Ya ne biliyorsunuz bekli de bonservisi için 5.5. m EUR önermiş; senesi 5 m EUR’dan tam 15 yıl sözleşme önermiştir...

Kedi de uzanamayacağı ciğere mundar dermiş..At kafadan bir rakam; nasılsa olmayacak ya 5 yıllık sözleşme teklif etmişmiş..Çok istiyorsa Real Madrid’in Ronaldo’yu sonunda alması gibi amacına ulaşmak için elinden geleni yapsın Aziz Yıldırım ama O’nun amacı mümtaz Türk Basını’na bu fotoğrafı verip aylar sonra böyle bir kaos ortamında kullanmaları konusunda telkin vermek.Aynı devre arasında gerçekleşmesine ramak kala Sercan transferine koyduğu taş gibi...Aynı basında çıktığı şekilde koridorda değil hakem odasında (1) karşılaştığı Kuddusi Müftüoğlu’na dedikleri gibi...Bunda da başarılı olmuş gibi gözükse de hesabın yakın bir gelecekte tamamen tersin edöneceğinden zerre kadar şüphem yok..

GS Yönetimi Arda’nın omzuna hakettiği bir apolet daha takmıştır; ne Arda bu apoleti kolay kolay bırakır ne de GS Yönetimi bu kararından geri döner.. Hasan’ın, Ümit’in takımdan ayrıldığı, Ayhan’ın kaptanlık görevini yerine getirme arzusunda olmadığı durumda takımın eskileri olarak zaten elde Arda ve Sabri’den başka bir alternatif yok idi..Adnan Polat’ta buradaki fırsatı görüp hem Arda’yı daha da yüceltmek (bunda elbetteki marka değerini arttırmakta var) hem de takım için dengeleri kontrolü altına alması için bu kararı verdiği aşikar..Arda bunu haketmiştir; nokta...Şimdi O’na düşen kendi kaldıracağı (bunu hepimiz adına yapacak yaptığında) kupa için canını dişine takıp çalışmaya edvam etmektir..Bunda bu saatten sonra didiklenecek bir şey yok; yönetimin eksik yaptığı şey Arda’ya gerekli psikolojik desteği vermek için gerekli olan tabanı oluşturmamak olmuştur....

Arda genç olmasının verdiği toyluktan olsa gerek biraz fazla daha doğrusu biraz lüzumsuz konuştu..Ama bu bir öğreti süreci; bedelini ödemek için Liverpool’a kadar gitmeye gerek yok..Hasan Şaş’ın dediği gibi susmak en akıllıcası; aynı Arda sakatlandığı Fener maçında bir gol atsa şu anda çok daha farklı şeyler konuşulurdu bu ülkede..Birilerinin çıkıp bu bayrak adam’a bunu iyice anlatması lazım..Arda’nın 23 yaşında olduğunu hatırlayıp, bu yaşta GS’in kaptanı olduğunun keyfini sürmesi lazım..Bakın Messi ile Fabregas ile kıyasladığımız Arda; son 1 yılda neredeyse 3-4 yaş yaşlandı..Arda’nın Gerets zamanındaki fotoğraflarına bakın; sanki aradan 7-8 yıl geçmiş gibi..Arda’nın kendine ve sevgilisine (ben O’nun esas sevgilisinin Galatasaray olduğuna tüm kalbimle inanıyorum) daha iyi bakması için hepimizin Arda’ya daha iyi bakması lazım....Üzerine çok emek harcanmış bir neslin en parlak oyuncusu olarak önümüzdeki 10 yılda bu ülkede oynanan, bu ülkenin oynadığı futbola en önemli katkıyı yapacak kişi Arda...

Aziz Yıldırım ve O’nun izinde giden kimi yandaşları 3 yıl önce Tuncay’ı yok pahasına ellerinde tutamayıp 3. sınıf Premie Lig takımlarına kaybetmelerinin ve yerini dolduramamalarının acısını; Arda üzerinden oynadıkları psikolojik savaşla çıkarmaya çalışmaktadırlar..

Arda’yı  protesto etmeye çalışan, içindeki tepkiyi yönetemeyen her Galatasaray taraftarı bu tepkisinde haklı olabilir..Bunu göstermenin ve iletmenin en yanlış yolu Pazar günkü şeklidir..Yıllarca Sabri’nin ayağına top değer değmez homurdanmaya başlayan; Hasan sahanın herhangi bir yerinde topla buluşuğ topu çeyrek saniyede bile ayağında çıkardığı pozisyonda “yine topu çok tuttu” diye lüzumsuz yere homurdananlar bu tepkilerinde ne kadar haksız olduklarını Pazar günü bir kez daha ispat etmişlerdir..Aynı Sabri; İnönü’de Kabze’nin attığı golde topu şişirirken veyahutta Bordeaux maçında son dakikada bizi ipten alırken peki nerdeydiniz ey sevgili protestoseverler? Hasan 4 sene önce takımı nerdeyse tek başına şampiypn yaparken son 16 dakikada hepimiz olmadı mı Ali Sami Yen stadında? O anda kucağındaki minik yavrusu Yusuf Deniz, hepimizin oğlu yeğeni olmadı mı? 

Kendi protestolarını  protesto etmek için “Re Re Re, Ra Ra Ra” diye bağıran taraftarları ıslıklayan zihniyetin yeri Ali Sami Yen Stadı olamaz..Başkan Adnan Polat “taraftar bizi aktive etti; protesto bizi uyandırdı” derken bu önemli gerçeği gözmezden gelerek bu konuda yanlış bir tutum sergilemiştir..Bu yanlıştam elzem bir şekilde dönmek gerekmektedir..Aksi takdirde geçmi yıllarda olduğu gibi “gerçek” Galatasaray’lılar mutsuz edilmeye devam edileceklerdir..

Son sözüm Leo ve Jo’yu protesto eden taraftarlara; arkadaşlar amacınız protesto etmek ise bunu takımın bütününü bozmedan yapmalısınız; Leo’yu daha Fener maçı oynanırken protesto etmeye başlayarak zaten bir çuval inciri berbat ettiniz..Size aklınıza gelmeyeceğini düşündüğüm bir öneri ile veda ediyorum...Madem basında okuduklarınızın etkisinde kalarak Jo’yu ve Fener’den bir gol yedi diye Leo’yu protesto edeceksiniz; bunu 25.  ve 32. dakikalar arasında sessiz kalarak yapın..

Jeton düştü  mü? Sanmam..Biraz daha açalım...Takımınıza desteği verin ve Leo’nun forma numarası  olan 25. dakikada susarak başlatın...Taa ki Jo’nun forma numarası 32. dakikaya kadar...Böylece yapmak istediğinizi takımın bütünlüğüne zarar vermeden “belki” gerçekleştirirsiniz..Yazdıklarımı anlamadı iseniz; bu paragrafı tekrar okuyunuz..Hala anlamadı iseniz; çıktısını alıp stada götürünüz..Protesto yaparken arma’yı değil; benim yazdıklarımı ters asarsınız...

Ha bir de; olurda bu sene bir mucize daha olursa Mayıs’ın ortalarında ve Arda o kupayı kaldırırsa sakın ama sakın sevinç gözyaşlarınızı  dökmeyin...Timsahlar bile gücenir size o zaman....

Gerçek Galatasaraylılar’a Saygı ve Sevgilerimle,

Ant İpek..
Webaslan'a devam... Webaslan Mobil Uygulamaları