ama hak etti.. ersun da böyle olmuştu... bir insan ne oldum delisi olmaya başladı mıydı tepetaklak gittiğinin resmidir...
tıpkı araba kullanmayı yeni öğrenenler gibi.. yeniyim diye heyecan yaptığı müddetçe dikkatli gider ama ne zamanki ulan artık öğrendim bu işi derse cart diye kazayı yapar...

örnekler çok:
ersun yanal: birkaç anadolu kulübünde bişeyler başardı fenere hoca olurum belki diye beklerken milli takıma hoca oldu... yaptığı ilk iş sistem oturtuyorum diye hakan şükürü takımdan çıkarmak oldu... o da onun başını yedi... trabzona falan gitti o da tutmadı... şimdi yorumcu...

şenol güneş: durduk yerde kafayı yıldıraya taktı medyaya cevap yetiştirmeye çalıştı ve ayrıldı...
bülent uygun: havalandı ona buna cevap yetiştirmeye çalıştı... kendisini fener maçından önce eleştirenlere yenilsek bile en azından 6-0 yenilmeyiz gibi terbiyesizce açıklamalar yaptı... kendine iyice güvendi ve takımın iskeletiyle oynadı... ve gitti...

fatih terim: Sürekli bizim ülkemizde istikrar yok hocalar harcanıyor diye açıklamalar yaparken UEFA Kupasını aldıktan sonra kise ona git demediği halde hatta kal denildiği halde burdaki misyonum bitti deyip yurtdışına gitti... oradan geldi malum olaylar oldu ... sonra milli takımın başına geçti ve tıpkı ersun gibi birkaç adama kafayı taktı (Fatih Tekke, Gökdeniz, Halil Altıntop vb) gibi ve kadro seçiminde duygusallığa kaymaya başladı... kendisini milletvekillerinden çok para alıyor diye saçma sapan eleştiren kişilere (ona bakarsanız cumhurbaşkanından da çok alıyorum) gibisinden cevaplar vereceğine "bu ülkede onlardan (yani milletvekillerinden) 550 tane var ama fatih terim bir tane" gibisinden buram buram megalomani kokan ve ajite edici cevaplar verdi... ben ders almam veririm dedi.. yani böyle antipatik cevaplarla kredisini tüketti ve o da gitti...
bu liste böyle uzar gider dünyadan örneklerle ama gerek yok... bir insan ne oldum delisi olmayacak... guççük dağları ben yarattım havasında gezmeyecek... bunu bilir bunu söylerim vesselam...