gene hakan şükür dedim ama ibrahim üzülmez bıraksın önce. hakkını yemeyeyim dün gene en azından bişiler yapmaya çalıştı.
bu tarz santroforlarla çift forvet oynamak saçmalık... ümit ve gökhan aynı tipde adamlar, hakan yaşlandı, fatih tekke ortalarda yok, nihat bir sağlam bir sakat, halil iyi değil... bunların bir tanesini seçmek lazım.... en mantıklısı ümit karan görünüyor...
en iyisi tek santrofor oynayıp top becerisi yüksek oyunculardan bir orta saha oluşturmak.... dün birşey daha dikkatimi çekti... emre ve aurelio o kadar geride kaldılarki orta saha bomboş kaldı... seken topların hepsini yunanlılar topladı ve hücuma çıkamadık... maça çift forvet başlayacağımıza tek forvet ve bir fazla orta saha ile başlayabilirdik... en azından bundan sonraki maçlar için model bu olmalı... ayrıca milli takımın altyapısını takımlarında direk oynayan ve sık sakatlanmayan oyunculardan oluşturmalıyız...
milli takım için en iyi oyun modeli 4-4-1-1 gibi gözüküyor... fener bu taktiği avrupa maçlarında başarıyla uyguluyor... bize de uyabilir... orta sahada hamit-mehmet topuz-nuri şahin-arda gibi yetenekli isimler oynar... tek santroforun arkasında nihat (tabi sağlamsa) oynayabilir... aurelio'nun ciddi şekilde stoperde denenmesini öneriyorum... gökhan zan ve servet uzunca bir süre milli takıma alınmamalı... gerekirse ümit milli takımın stoperlerini oynatalım... en kötüsü bunlar kadar oynar... solbekde volkan-ferhat oynayabilir... sağbekde uğur-sabri oynayabilir... ben burda şunun yerine şu oynasın demiyorum... bir model belirleyelim ve takımı dünya yıkılsa bu modelle oynatalım diyorum....
.........................volkan.............................
uğur(sabri)...aurelio(emre).....toroman.......volkan(ferhat)
hamit(m.topuz)....deniz(hüseyin)............arda........nuri
...............gökdeniz (nihat).............................
.................ümit (halil)...............................
eğer ümit takımda hızlı stoper varsa aurelio orta sahaya geçebilir...
birşeyler üretmek lazım artık... şu niye alındı, bu niye alınmadı, o oynamasın şu oynasınla bir yere varamıyoruz... önce modeli belirlemek sonra da korkmadan uygulamak lazım.... ne şiş yansın ne kebab anlayışıyla bir yere varamıyoruz...