“Futbol sadece futbol değildir” Bu sözü o kadar çok duyduk ki. Peki futbol nedir? O kadar çok şey varki futbol için söyleyebileceğimiz. En başta seyir zevki olan kitleleri sürükleyen bir spor. Milyonları peşinden sürükleyen futbol artık kale hakem ve oyuncular üçgeninde oynanan romantik bir spor değil. Yıllardır duyuyoruz. Şike yapıldı hakkımız yendi… Artık futbol öyle bir hal aldı ki her yerde farklı yaşanıyor. Bazı ülkelerde taraftarlar eylenmek için maçlara gelirken bazı ülkelerde taraftarlar takımını ateşlemek bazı yerlerde içini boşaltmak için geliyor. Artık her ülkenin kültürünün içine bir futbol kültürü de yerleşmiş durumda. Taraftarlık hakkında birkaç şey söylemek istiyorum,
Avrupa’da ki maçları izlerken en dikkatimi çeken şey seyircinin maçı yaşaması. Sadece eylence için gelen skoru fazla ciddiye almayan bu taraftarlar futbolu o kadar iyi biliyorlar ki. Bazen kalemin görmediği ince posizyonları bile görüp tepki verebiliyorlar. Bu sezon Barcelona- Real Madrid maçı ceza sahası kenarında Bir barca lı oyuncu düşürüldü hakem devam ettirdi. Sonra oyuncu sakatlanınca ona doğru koştu. Oyun devam ediyordu. Ramos topu eli ile alıp yere koydu ve serbest vuruş başlatır gibi devam etti. O sırada Tribünlerden büyük bir ugultu yükseldi. Hakemler bunu faul için sandı ama olay çok daha farklıydı. Seyirci sahanın her yerine odaklanıp oyunu takip ediyor. Bir seyirciye sorsanız takımda kim gitmeli diye. Cevabı oyuncunun hataları ile birlikte verir. Bizde olay çok daha farklı. Bu oyuncu kazma takımın işine yaramıyor diye başlarız. Ya tribünlerimiz. Davuıllarla gider sürekli şarkılar söyleriz. Sadece kendi takımıza yapılan haksızlıkta ugultular çıkarırız. Stadyumda küfür ederiz hemde hep birlikte. Takımı ateşlemek için yaptığımız bazı tezahuratlarda bile küfür var. Öyle bir hal almışız ki. Artık bizim için futbol cidden sadece futbol değil. Biz taraftarlığın neresindeyiz? Bırakın taraftarlığı futbol sevgisinin futbolun heyacanının o yaş[***] neresindeyiz. Tribünlerin dolması tamamen puan tablosu ile alakalı olmuş. Bakıyorsunuz çok kötü oynayan takımın taraftarları 50 bin kişilik stadı doldurmuş. Çok iyi oynayan futbolu zevk veren takım bin kişiye oynuyor. Ülkemizde sahada oynana futbolun kalitesi o kadar düşük ki. Taraftarların heyecanını yitirip sahaya odaklanmaktansa başka şeylere odaklanmasını anlamak pek zor değil. Hangimiz oynanan kötü futboldan sonra ince bir dille sahada kötü oynadınız diye oyuncuları uyardık. Yada hangi taraftar yada taraftarlar derneği takımının oynadığı kötü futbol için klübe mesaj gönderdi. Puanlar alınsın yeter ya seyir zevki o ne olacak? Sahanın ortasına “3 puan x takımın” diye yazan bir yazı koysak hangimiz onu izleriz ki? Taraftarlar sahaya o puanlar için gelmiyor ama öyle bir olayki o puanlar alınınca kötü futbol bile unutuluyor. Saha dışındaki kavgalar bir maç kötü sonuçtan sonra yönetimi istifaya davet etmeler bunların hepsini biliyoruz.
Bir arkadaş küfürsüz tribünler diye konu açmış. Bence önce futbol kültürü nedir diye tartışmamız lazım
Sizce futbol ve futbol kültürü nedir nasıl olmalıdır?